OHAL ilanı: Sokaklarda görüşler farklı

Taksim Meydanı'nın göbeğinde, Gezi Parkı'nın önünde sıra sıra canlı yayın aracı günlerdir kesintisiz yayında.

Telif hakkı IHA
Image caption Darbe girişiminin bastırılmasından sonra binlerce insan Taksim Meydanı'nda toplandı.

Darbe girişiminin bastırılmasından bu yana geçen beş günde, binlerce insan her gece burada toplanıp darbe girişiminin bastırılmasında oynadıkları rolü kutluyor, hükümete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteklerini dile getiriyorlar.

Gezi Parkı'nın merdivenlerine bir platform kurulmuş. İki yanında dev ekranlar var. Ekranların arasında, üzerinde Türk bayrağı motifi olan bir dövizde "Hakimiyet milletindir" yazılı.

Binlerce kişi dün gece de burada toplanıp Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç ay süreyle tüm ülkede Olağanüstü Hal ilan edileceği yönündeki açıklamasını izledi. Kalabalık içinde OHAL ilanını alkışlarla karşılayanlar oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL ilanının sıkıyönetimden farklı olduğunun altını çizdi ve şöyle konuştu:

"Sadece demokrasinin daha iyi işleyebilmesi için, özellikle Fethullahçı terör örgütü mensuplarının, hangi terör örgütü mensubu olursa olsun bunları kamudan temizlemek suretiyle devletimizi güçlü ellere teslim etme hareketidir.

"Olağanüstü hal sürecinde temel hak ve özgürlüklerde asla kısıtlama söz konusu değildir. Böyle bir şey yoktur. Bunun garantörleri biziz. Halkım çok daha huzurlu olacak."

Bugün Sabah gazetesi "Demokrasiden Asla Taviz Yok" manşetiyle çıkarken, Akşam gazetesinde "Demokrasi için OHAL", Star gazetesindeyse "Darbeciye OHAL, Vatandaşa Huzur" manşetleri kullanıldı.

Ancak bu Türkiye genelinde herkesin paylaştığı bir hissiyat değil. Hükümeti eleştiren çevreler, OHAL ilanının ülkede daha çok otoriterleşmeye yol açıp açmayacağını sorguluyor.

Telif hakkı Getty Images
Image caption İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), "Hükümetin izleyeceği yol insan hakları, hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğü anlamında önemli bir sınav" dedi.

İstanbul sokaklarında insanlar bu konu hakkında konuşmakta isteksiz. Konuşmayı kabul edenler ise sadece ilk isimlerini kullanmamızı rica ediyor.

Gazeteci ve yazar olduğunu söyleyen Şengül, "Böyle bir şeyi hak ettiğimizi düşünmüyorum," diye konuşuyor.

"Bir darbe girişimine muhatap olmak çok üzücü. Yeterince darbe gördük. Darbe kadar korkunç bir şey olamaz. Ama bu yaşadıklarımız da berbat," diyor.

Şengül günlük hayatının ve işinin OHAL ilanı sonrasında etkilenebileceğini düşünüyor.

"Bir sansür durumunun katmerlenerek başlamaması için hiçbir neden görmüyorum," diye konuşuyor.

"Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk"

Mimarlık yapan Elif de benzer kaygıları paylaşıyor:

"Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk. Sürreal bir durumla karşı karşıyayız. Yapılan tutuklamalar, gözaltılar, 81 ilin tümünde OHAL ilan edilmesi hayatın bizim için daha da zorlaşacağını düşündürüyor."

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş bugün yaptığı açıklamada OHAL ilanını 1,5 ay içerisinde bitirmek istediklerini belirtti, "Millete hiçbir şey olmayacağının sözünü veriyoruz," dedi.

OHAL boyunca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin de askıya alındığını belirten Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sokağa çıkma yasağı olmayacak, temel haklardan ödün verilmeyecek. Serbest piyasa kuralların işleyişinde en ufak bir aksama olmayacak."

Telif hakkı Reuters
Image caption Darbe karşıtı eylemler Türkiye'nin çeşitli illerinde devam etti.

Ancak taksi şoförü Kemal'e göre, birçok insan şu anda zaten mecbur kalmadıkça sokağa çıkmak istemiyor:

"İşlerimiz bu yüzden azaldı tabii. Ama bakalım şimdi ne olacak. Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi kötüye kullanılırsa, o zaman daha büyük sıkıntı yaşanır. Toplum huzursuz olur."

Kanada'ya yapacağı bir iş gezisi iptal olan bir akademisyen ise "Darbe olmadığı iyi oldu. Ama Türkiye'nin geleceği için tedirginim. Bu bir şans olabilir. İyi kullanılırsa demokratik bir topluma evrilebiliriz. Kullanılmazsa bu olmaz" diyor. İsmini vermeyen akademisyen daha fazla açıklama bulunmak istemiyor.

"Çocuklarımızı kullanmışlar"

Çağlayan Adliyesi önünde darbe girişiminde yer almakla suçlanan Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri ve erlerin ailelerinin bekleyişi de sürüyor.

16 yaşındaki oğlu Cumartesi sabahı gözaltına alınan ve Maltepe Cezaevi'ne gönderilen Ahmet, oğlunu sadece bir kere uzaktan gördüğünü, "Nasılsın? İyi misin?" diyerek el salladığını anlatıyor.

Ahmet endişeli olduğunu söylüyor: "Bu çocukların hiçbir şeyden haberi yoktu. Onları bu olaya sürükleyenler cezalandırılmalı. Çocuklarımızı kullanmışlar. Ama şimdi bazıları hukuk askıya alındı diyor."

Gözaltındaki bir diğer Kuleli Askeri Lisesi öğrencisinin babası Rıfat ise "Bilmiyoruz ne olacağını. Gözaltı süresi uzatılacak mı? Hukuk sistemi aksayacak mı? Bilmiyoruz. Temennimiz çocuklarımızın bir an önce çıkması" diye konuşuyor.

Rıfat günlerdir hayatlarının altüst olduğunu anlatıyor.

"Dün akşam kapı zili çaldı. 9 yaşındaki kızım 'Abim geldi!' diyerek kapıya koştu. Hanım o anda yığıldı kaldı. Bir erkek olarak bu yaşadıklarımdan çok utanıyorum" derken gözyaşlarını tutamıyor.