Kılıçdaroğlu, 'Bilal Erdoğan'a hakaret' iddiasıyla ifadeye çağrıldı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Telif hakkı Reuters
Image caption Kılıçdaroğlu, Bilal Erdoğan'la ilgili olarak da, "Rüşveti götürüp TÜRGEV'e ödüyorlar" iddiasında bulunmuştu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a "basın yoluyla alenen hakaret" iddiasıyla yargılandığı davada ifadeye çağrıldı.

Bakırköy 50. Asliye Ceza Mahkemesi, Kılıçdaroğlu hakkında 4 aydan 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle savcı Kadir Yılmaz hazırlanan iddianameye ilişkin incelemesini tamamladı.

İddianameyi kabul eden mahkeme, Kılıçdaroğlu'nun ikamet adresinin Ankara'da görülmesi nedeniyle ifadesinin talimatla alınmasına karar verdi.

Bunun üzerine görevlendirilen Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi de Kılıçdaroğlu'na 2 Aralık'taki duruşmada ifade vermesi için tebligat gönderdi.

Kılıçdaroğlu'nun 21 Haziran 2016'da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında dokunulmazlığının kaldırıldığı da iddianamede yer aldı.

Bilal Erdoğan suç duyurusunda bulunmuştu

Bilal Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı seçiminden 5 gün önce 5 Ağustos 2014'ta İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yaptığı konuşmada "kendisine hakaret edildiği" gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu.

"Bir paralel devlet varsa, önce Erdoğan yargılanmalı" diyen Kılıçdaroğlu, Bilal Erdoğan'la ilgili olarak da, "Rüşveti götürüp TÜRGEV'e ödüyorlar" iddiasında bulunmuştu.

Kılıçdaroğlu'nun Bilal Erdoğan'ı "gölge Milli Eğitim Bakanı" olarak suçladığı konuşmasında şu cümleler yer almıştı:

"Bilal Erdoğan denen kişi değil, Bilal Erdoğan'ın bizzat kendisi. Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarını toplamış onlara milli eğitim politikasını anlatıyor. Devletin geldiği duruma bakın Allah aşkına. Senin Milli Eğitim Bakanlığı'nda ki görevin nedir? Bir vakfın yönetiminde, vakıf rüşvet üretim merkezi, devletten ihale alanlar, rüşveti götürüp TÜRGEV'e ödüyorlar, oda bunla faydalanıyor, bu parayı kullanıyor, milli eğitim politikasını belirliyor. Milli Eğitim Bakanın oturduğu koltuk aslında Milli Eğitim Bakanı'nın değil, Bilal Erdoğan'a ait. Politikayı çizen de Bilal Erdoğan…"

İlgili Konular