Çocuklara idam ipi tutturan sınıf öğretmeni açığa alındı

Aydın Erekmen fotoğrafı Telif hakkı FACEBOOK
Image caption Hakkında soruşturma başlatılan öğretmen Aydın Erekmen, bu fotoğrafı 'Ya devlet başa, ya kuzgun leşe, adalet istiyoruz!' cümlesiyle paylaştı.

İstanbul Başakşehir Osmangazi İlköğretim Okulu'nda sınıf öğrencilerine idam ipi vererek fotoğraf çektiren Aydın Erekmen adlı öğretmen açığa alındı. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen hakkında ayrıca soruşturma başlattı.

Aydın Erekmen, ilkokul öğrencilerinin eline "idam ipi" vermiş ve çekilen fotoğrafı sosyal medya hesabından, 'Ya devlet başa, ya kuzgun leşe, adalet istiyoruz!' sözleriyle paylaşmıştı.

Fotoğraf, sosyal medyada yayıldı ve tepki çekti.

Konuyla ilgili olarak BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Kalemi Ayla Halıslı, adı geçen öğretmenin açığa alındığını ifade ederek şunları söyledi:

"Medyada dolaşan haberlerden dolayı Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de hemen harekete geçti. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden bize gelen bilgide, öğretmenle ilgili gerekli işlemlerin başlatıldığı söylendi. Konuyla ilgili bilgi notumuzu bakanlığa ilettik ve adı geçen öğretmen Kaymakamlık makamınca açığa alındı."

Benzer içerikli fotoğrafları var

Aydın Erekmen'in sosyal medya hesaplarında, içinde öğrencilerin bulunduğu bir çok benzer içerikli fotoğraf bulunuyor.

Erekmen'in Facebook hesabında yer alan bir başka paylaşımda da elinde silah olan bir çocuğun fotoğrafı yer alıyor.

Fotoğrafa eşlik eden mesajda ise 'Yeni Türkiye'ye hazırlık diyelim' cümlesi yer alıyor.

Erekmen'in son paylaşımından sonra ise CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bugün de devam eden TBMM bütçe görüşmeleri sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na öğretmen hakkında soruşturma açılıp açılmadığını sormuştu.

Soruşturmayı doğrulayan Müezzinoğlu, "İstanbul Başakşehir'deki bir okuldaki bir öğretmenin 10-12 yaşlarındaki çocuklara yaptığı uygulamayı kesinlikle kınıyoruz" demişti.

AKP'li Uysal: Öğretmenin görevi yaşamı anlatmaktır

BBC Türkçe'ye konuşan TBMM Eğitim Komisyonu Başkanvekili ve AKP Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, Erekmen'in davranışını onaylamadığını belirterek, "Bir öğretmen öğrencilerine ölümü anlatmamalı, onlara yaşamı anlatmalı. Bir öğretmenin görevi insanları yaşatmak, güzelliği anlatmaktır" dedi.

Burhanettin Uysal. 'öğretmenin haddini aştığını' belirterek ekledi:

"Bizim yetiştirdiğimiz nesiller bu şekilde olmayacak. Bu ülkede de sevgi, kardeşlik ve barış hüküm sürecektir."

CHP'li Özel: Siyasetin dilindeki keskinleşme bunlara neden oluyor

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise konuyla ilgili şu yorumu yaptı:

"Son günlerde siyasetin dilindeki keskinleşme, sürekli intikam ve idam söylemlerinin siyasetin diline çokça yerleşmiş olması, bu konularda kendilerini iktidara göstermek, varlıklarını farkettirmek ve iktidarın gözüne girmek isteyen bir takım fırsatçıları ve ruh hastalarını bu tip davranışlara itebiliyor.

"Öğrencilerin eline idam ipi verilmesi, silah verilmesi, silahla atış talimi görüntüleri, bunlar kabul edilebilecek şeyler değil. Çocukların psikolojisi açısından da toplumsal barış açısından da son derece sorunlu görüntüler."

'Çocuklar minyatür yetişkinler değildir'

Uzman psikologlar Ebru Ergin ve Özge Şahin de, çocukların maruz kaldığı durumun psikolojilerine ve zihinsel gelişimlerine olan etkilerini, hazırladıklarını ortak bir metinle BBC Türkçe'ye değerlendirdi.

Ergin ve Şahin, özellikle Türkiye'de son 1,5 yılda artan şiddet ortamının çocuklarda ve gençlerde travma sonrası stres bozukluğu belirtileri, akut stres bozukluğu, depresyon gibi birçok psikolojik rahatsızlığı ortaya çıkarabileceğini belirtti:

"Ülkedeki şiddet ortamının süreğen bir hal alması, bir travmanın etkisi geçmeden diğerinin yaşanması durumu daha da kritik hale getiriyor. Bu durumda çocukların ihtiyacı olan şey güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması, günlük yaşantılarına devam etmesi ve duygularının paylaşılmasına izin verilmesidir. Önemli olan bir diğer şey ise tüm bunlar yapılırken özellikle çocuk duygularını paylaşırken çevresindeki yetişkinlerin -anne, baba, öğretmen vs- yönlendirici olmamasıdır."

"Çocuklar minyatür yetişkinler değildir. Yetişkinlerden farklı olarak bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimleri vardır. Çocuklar için öğretmenlerinden aldıkları bilgiler bazen anne babadan edindikleri öğrenmelerin bile önüme geçebilir. Bu bağlamda, öğretmenlerden, kendi kişisel siyasi, ahlaki değerlerinden bağımsız olarak çocukların hayatlarına dokunmaları beklenir."

'Çocuk haklarına doğrudan bir saldırı niteliğinde'

Ergin ve Şahin, öğretmenin davranışının şiddet içerdiğini ve bu paylaşımların çocukların haklarına saldırı niteliğinde olduğunu da vurguladı:

"Yaşanan olaydaki öğretmenin düşüncesi ve davranışı şiddet içermektedir ve son derece ürperticidir. Şiddete karşı çözüm üretebilme becerisini geliştirme yerine, nefreti arttırmaya ilişkin yapılan eylemler, ifade edilen söylemler çocukların gelişimini olumsuz etkiler.

"Çocukların şiddet içeren görüntülerinin sosyal medya üzerinden, ailelerinin izni de olmaksızın ve belki haberi olmaksınız paylaşılması çocuk haklarına doğrudan bir saldırı niteliğindedir. Hem de çocukları, kendi bilişsel ve sosyal gelişimlerinin çok ötesinde olan bir konu hakkında hedef haline getirme potansiyeline sahiptir."