16 Temmuz 2009 Basın Özeti

Cuma günü Afganistan'da sekiz İngiliz askerinin ölmesinin ardından başlayan ve asker sayısının ve kaynakların yeterli olup olmadığı etrafında dönen tartışmalar bugün de sürüyor.

Guardian gazetesinin ilk sayfasında, bazı milletvekillerinin, Afganistan'da az sayıda helikopter bulundurulmasının askerlerin hayatını tehlikeye attığı yönünde bir rapor yayımlayacağı haberi yer alıyor.

"Genelkurmay Başkanı Richeard Dannatt, açıkça, 'karada daha fazla postal' olması çağrısında bulunurken, Avam Kamarası'ndaki savunma komisyonunun, (Afganistan'daki) helikopter sıkıntısının İngiliz askerlerinin hayatı üzerindeki tehdidi arttırdığı yönünde bir rapor yayımlaması bekleniyor. Gölge savunma bakanı Liam Fox, Başbakan Brown'u 2004 yılında helikopter bütçesini 1,4 milyar sterlin kesmesinden ötürü eleştiriyordu."

Independent, genelkurmay başkanının Afganistan'da bir Amerikan helikopterine binmek zorunda kaldığına dikkat çekiyor ve bunun savunma bakanlığında utanç yarattığını ileri sürüyor.

"General Richard Dannatt'ın, savaş alanına yaptığı veda turu çerçevesinde, Amerikan bir Black Hawk helikopteri içinde seyahat ettiğini açıklaması bakanları utandırdı. Dannatt, 'Eğer bir Amerikan helikopterine biniyorsam, bu çok açık ki, İngiliz helikopterim olmadığı içindir.' demişti."

Financial Times, İngiltere'deki Afganistan operasyonları hakkında son dönemde yapılan tartışmaların Washington tarafından dikkatle izlendiğini yazıyor.

"Üst düzey yetkililer ve uzmanlar, İngiltere'nin Afganistan'daki rolü hakkında yapılan ve harareti giderek artan tartışmaların, Washington'da, askerî stratejinin sürdürülebilirliği ve Amerikan kamuoyunun uzun vadede asker taahhüdünde bulunma isteği üzerinde kaygı yarattığını söylüyor. Bir yetkili, Financial Times'a açıklamasında, 'Eğer Avrupalı ülkeler çekilmeye karar verirlerse ve biz onların boşluklarını doldurmak zorunda kalırsak, bunu Amerikan kamuoyuna anlatabilir miyiz? Bu ucu açık bir soru.' dedi.

Guardian yazarı Seumas Milne ise bugünkü yazısında, "Geri çekilmeden önce kaç kişi daha pisi pisine ölecek?" diye soruyor.

"Savaşı bitirmenin tek yolu, bölgedeki Taliban dahil tüm Afgan güçlerinin müzakere ettiği ve Pakistan, İran, Çin ve Hindistan gibi komşu ülkelerin ve bölgesel güçlerin garanti ettiği geniş bir siyasi uzlaşı çerçevesinde yabancı askerlerin geri çekilmeleridir. Bu süreç -İngiltere, Kanada ve Hollanda örneklerinin ardından erken bir geri çekilme takvimi açıklayacak cesareti gösterse de göstermese de- eninde sonunda yaşanacaktır. Ancak ABD'nin terörle savaşın enkazına sırtını dönüp Afganistan'dan çekilme kararını alması yavaş ve ıstıraplı bir süreç olacaktır."

Aynı gazetede yazan Timothy Garton Ash de, ABD'nin yıllar süren terörle savaş politikasına rağmen çok az kişinin kendini güvende hissettiğini yazıyor.

"Obama, Afganistan'da başarı için itibarını ortaya koydu. Ancak başarının tanımı hayli daraltıldı. Artık hedef filizlenen bir demokrasi değil, teröristler için bir sığınak ya da yeşerme alanı olmayacak, yarı istikrarlı bir devlet. Obama, ABD içinde bile, bu savaş için kamuoyu desteğine bel bağlayamaz. Amerikalılar, terör saldırıları karşısında eskisine göre daha güvende olduklarını düşünmüyor. Yanılıyor olabilirler, ama böyle düşünüyorlar."

"Yeşil devrim"

Guardian'ın manşetine yerleşen haberde, hükümetin düşük karbonlu ekonomiye geçilmesi yolunda atmayı planladığı adımlar yer buluyor. Gazetenin iç sayfalarında planlar şöyle ayrıntılandırılıyor:

"2020 yılına kadar elektriğin yüzde 40'ının nükleer güç de dahil düşük karbonlu enerji kaynaklarından sağlanması; evlerde enerji verimliliğini arttırmak üzere enerji firmalarının 3,2 milyar sterlin yatırım yapması; 2020'ye kadar her eve akıllı elektrik sayaçlarının yerleştirilmesi; düşük karbonlu otomobillere destek verilmesi; kendi enerjisini kendisi üreten evlere nakit yardımı yapılması; 400.000 yeşil iş kolu yaratılması."

İşsizlik oranlarında rekor

İngiltere'de gençler arasında işsizlik oranlarının son 16 yılın en yüksek düzeylerine çıkması, bugün tüm gazetelerde yer bulan haberlerden biri. Times haberi şöyle aktarıyor:

"Yaklaşık bir milyon genç şu anda işsiz. Bu, (işsizlik rakamlarında) İşçi Partisi'nin iktidara gelmesinden beri görülen en büyük artış. 18-24 yaş arasındaki gençlerde işsizlik oranları Şubat ayındaki yüzde 15 seviyesinden yüzde 17,3'e çıktı. Son üç ay zarfında neredeyse her bir dakikada bir gencin işini kaybettiği belirtiliyor. Mart ve Mayıs ayları arasında işsizlerin sayısında 281.000'lik bir artış görüldü. Böylece işsizlerin sayısı 2 milyon 380 bine ulaştı. Bu Ekim 1995'ten bu yana görülen en büyük rakam."

AB için favori Blair

Daily Telegraph, hükümetin Avrupa Birliği'nde oluşturulması planlanan cumhurbaşkanlığı görevi için düşündüğü ismin eski başbakan Tony Blair olduğunu itiraf ettiğini yazıyor.

"Avrupa işlerinden sorumlu bakan Baroness Kinnock, hükümetin, yeni kurulacak mevkiye Blair'in gelmesini istediğini itiraf etti. Avrupa Birliği cumhurbaşkanlığı pozisyonu, Lizbon Anlaşması'nın birlik genelinde onaylanması halinde söz konusu olacak."

Kadir'in filmine engelleme

Çin'in, Uygur Türklerinin sürgündeki lideri Rabiya Kadir'le ilgili bir belgesel filmin Avustralya'daki bir festivalde gösterimini engellemeye çalışması, Guardian gazetesinin iç sayfalarındaki bir haberle duyuruluyor.

"Melbourne Uluslararası Film Festivali direktörü Richard Moore, Kadir'le ilgili filmin festival kapsamına alınmasıyla ilgili olarak Çin'in kentteki kültür ateşeliğinden bir telefon aldığını söyledi. Rabiya Kadir, 8 Ağustos'ta prömiyerini yapacak olan 'Aşkın 10 Koşulu' isimli belgesel filmin baş kahramanı. Moore, ateşenin telefonda Kadir'e atfedilen suçların bir listesini kendisine sunduğunu ve filmin festivalden çıkarılması çağrısı yaptığını söyledi. 'Ben de ona hiçbir koşulda filmi geri çekmeyeceğimi, bunun için bir neden olmadığını anlattım.' dedi."