5 Ağustos 2009 Basın Özeti

Financial Times, Avrupa Birliği Komisyonu'nun eski dış ilişkilerden sorumlu üyesi Chris Patten'ın, birliğin ilk dışişleri bakanı olmaya olumlu yaklaştığını yazıyor.

Şu an Oxford Üniversitesi rektörlüğü görevini yürüten Patten'ın "Çok muhtemel görmemekle beraber, beni bu göreve isterlerse, çok olumlu yaklaşırım." dediği belirtiliyor. Ancak gazete, Avrupa Birliği'nde böyle bir makamın oluşabilmesi için öncelikle 2 Ekim'deki referandumda İrlanda halkının Lizbon Anlaşması'na "evet" demesi, Çek Cumhuriyeti'nin de Lizbon Anlaşması'nı yasalaştırması gerektiğini hatırlatıyor.

'Cameron ve Blair kızabilir'

Lizbon Anlaşması yürürlüğe girse bile AB liderlerinin ekim sonundaki zirvede, Avrupa Konseyi başkanlığı ve dışişleri bakanlığı görevlerine kimlerin geleceği konusunda sıkı pazarlıklar yapacağı belirtiliyor. Gazete, bu durumda İngiltere'nin tüm ağırlığını Tony Blair'in Avrupa Birliği'nde oluşturulacak başkanlık görevi için kullanacağını belirtiyor.

İngiliz siyasetçilerin iki göreve birden seçilmesi zor olduğu için, ancak Tony Blair reddedilirse Patten'ın dışişleri bakanı adayları arasına girebileceği kaydediliyor.

Financial Times, Patten'ın olası adaylığını başyazılarından birinde de ele alıyor. Dikkat çeken satırlar şöyle:

"Patten şimdiden Brüksel'deki işin yarısını yaptı. Jacques Chirac 2004'te Avrupa Birliği Komisyonu başkanı olacak kadar Fransızca bilmediğini düşünmüş olsa da, Berlin'de ve Avrupa Parlamentosu'nda seviliyor.

"Patten aday olursa Londra'da bazıları kızacaktır. Bu durumda, İngiltere'nin Tony Blair'in konsey başkanlığı adaylığını geri çekmesi gerekir. Ayrıca David Cameron, AB yanlısı bir muhafazakârın Brüksel'de üst düzey bir görev almasını sindirmek zorunda kalır. Ama bu da Patten'ın adını öne çıkarması için bir başka neden."

'Obama ders çıkarmalı'

Guardian, başyazılarından birinde, eski Amerikan Başkanı Bill Clinton'ın sürpriz Kuzey Kore ziyaretini ele alıyor.

Gazete, Obama yönetiminin Clinton'ın ziyaretiyle ortaya çıkabilecek fırsatları iyi değerlendirmesi gerektiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Geçmişte, sürpriz denetimler talebi gibi çok kısa sürede çok şey isteyen ABD, hatalarından ders çıkartmalı. Tavizler karşılığında ödüllendirme stratejisi daha iyi planlanmalı.

"Nükleer teknoloji, Kuzey Kore'nin elindeki tek kart. Bir dizi bomba üretmeye yetecek malzeme oldukça da, Kuzey Kore'nin uzun bir oyun oynaması şaşırtıcı olmaz. ABD, Çin ve altılı görüşmelerin diğer üyeleri de bu uzun oyunu oynamaya hazır olmalı.

"Hepsinden de öte Obama, Kuzey Kore ve İran arasında çok fazla paralellik kurmamalı. Çünkü aynı amaca ulaşmak isteseler de motivasyonları farklı."

'ABD'nin planı yakında'

Times gazetesi, üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde, Amerikan yönetiminin Orta Doğu Barış planını İsrail ve Filistin taraflarına sunmaya yakın olduğunu belirtiyor.

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın da, "İsrail bu planı kabul eden ilk taraf olmalı." dediği kaydediliyor. Haberde planın ayrıntılarının henüz açıklanmadığı söyleniyor.

Ancak planın Filistin devleti kurulması karşılığında, İsrail'in Arap ülkelerince tanınmasını öngören Arap inisiyatifini temel alacağının düşünüldüğü söyleniyor.

Ayrıca, geçmişteki denemelerin aksine, bu plana Suriye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan da dahil, daha geniş bir bölgesel katılımın öngörüldüğü belirtiliyor.

Basın müşavirinden dava

Independent'ta dikkat çeken haberlerden biri, Eski İngiliz Savunma Bakanlığı Basın Müşaviri John Salisbury Baker'ın bakanlığa karşı açtığı dava. Travma sonrası stres bozukluğu tedavisi gören Baker, bu duruma görev yaptığı dönemde Irak'taki İngiliz askerlerinin güvenliği konusunda kendi ifadesiyle, "hükümetin yalanlarını" söylemek zorunda kalmasının yol açtığını iddia ediyor.

Baker, ölen askerlerin ailelerinin çektiği acıları gördükten sonra, artık çalışamaz hale geldiğini savunuyor. Daily Telegraph, Afganistan'da Taleban militanlarının İngiliz askeri araçlarına karşı yol kenarlarına döşediği bomba ve mayınlara dayanıklı zırhlı araçların Dubai'de mahsur kaldığını duyuruyor. Habere göre araçların Dubai'de mahsur kalmasının nedeni de, İngiliz hava kuvvetlerinin bu araçları Afganistan'a taşıyacak yeterince uçağının olmaması.

Bu özellikteki uçakların halihazırda Irak'taki malzemeleri geri taşımakla görevlendirildiği belirtiliyor.

Gazete Ridgback adı verilen zırhlı araçlar Dubai'deyken, Afganistan'da daha korumasız araçlarda devriye gezen çok sayıda İngiliz askerinin öldüğünü vurguluyor.

İngiliz turistler bıktırdı

Times ise, bol alkollü bekarlığa veda partileri için Letonya'nın başkenti Riga'ya giden İngiliz turistlerin artık bıkkınlık yarattığını yazıyor.

Riga belediye başkanı, ucuz uçak biletleri ve ucuz içki nedeniyle özellikle bu kenti tercih eden İngiliz turistlerin, diğer ülkelerden gelen turistleri korkuttuğundan şikayet ediyor. Belediye Başkanı Nils Usakovs, sarhoş İngiliz turistlerin aşırılıklarına karşı özel bir polis birimi kurulacağını söylüyor.

Usakovs "Sorunumuz çok fazla İngiliz turist olması. Başka ülkelerden turistler de olsaydı, belki İngilizler'in durmadan ortalığa tuvaletlerini yapması daha az fark edilirdi. Maalesef bu, onların bir özelliği." diyor.

Kasabanın loto umudu

Independent, İtalya'nın Sicilya adasındaki küçük bir kasabanın, umutlarını 116 milyon Euro gibi rekor bir düzeye çıkan sayısal loto ikramiyesine bağladığını yazıyor. Habere göre, belediye meclisi üyelerinin maaşlarından 115'er Euro kesilecek ve bu para kasaba adına sayısal loto oynanmasında kullanılacak.

Kasaba eğer şanslı altı rakamı bulabilirse, paranın 60 milyon Euro'su altyapı projelerine harcanacak.

Kalan para da 2 bin nüfuslu kasabanın sakinleri arasında dağıtılacak.