19 Ağustos 2009 Basın Özeti

Daily Telegraph gazetesinin bugünkü manşeti, "Daha fazla yardıma ihtiyacımız var.".

Gazete, İngiltere Genelkurmay Başkanı General Sir Richard Dannatt'ın, Taliban'ı yenmek için kendilerine daha fazla kaynak aktarılması yönünde ricada bulunduğunu duyuruyor.

Dannatt, Afganistan'ın en tehlikeli bölgelerinde militanları 24 saat izleyecek olanaklara sahip olmadıklarını söylüyor.

İngiltere'nin Afganistan'daki kayıplarının sayısı haftasonunda 200'ü aşmıştı. Afganistan'da, yüksek teknoloji ürünü patlayıcılar, yabancı askerler için giderek daha da ciddi bir soruna dönüşüyor.

İngiliz ordusu, askerlerin, yol kenarına yerleştirilen patlayıcılarla düzenlenen saldırılardan yeterince korunamamasından şikayetçi.

İngiltere Savunma Bakanlığı da, Afganistan'da potansiyel saldırıları izleyip önleyecek yeterince uzmana sahip olmadığını kabul ediyor.

'Taliban, NATO'ya ve Afgan yetkililere darbe indirdi'

Afganistan, yarınki seçimler öncesi dün de çeşitli saldırılara sahne olmuştu.

Guardian gazetesi, Taliban'ın başkent Kabil'in göbeğinde düzenlediği ve sekiz kişinin öldüğü saldırıyla, seçimler öncesi hem NATO'nun ve Afgan yetkililerin keyfini kaçtığını, hem de onlara darbe indirdiğini belirtiyor.

Independent da, Kabil'deki NATO konvoyunu hedef alan intihar saldırısına atıfla, Taliban'ın seçim sürecini aksatmak için "bomba kullanma" yoluna gittiğini vurguluyor.

Saldırı, bir İngiliz askeri üssünün yakınında düzenlenmişti.

Times gazetesi de bugün temel başyazısını İngiltere'nin Afganistan'daki varlığına ayırmış. Times, İngiltere'nin bu ülkedeki görevini sürdürmesi için hala iyi bir neden olduğunu söylüyor.

Gazeteye göre, Taliban rejimine 2001'de son verilmesinin ardından hedef, tarihi iç çekişmelerle dolu bir ülke olan Afganistan'da bir ulus inşa etmek.

Ancak Times'a göre, İngiltere'nin Afganistan'daki görevinin doğası ve bu görevin yürütülüş şekliyle ilgili, artık net şekilde cevaplanması gereken zor sorular var.

Times'ın öne çıkardığı iki sorudan ilki, akıllarda Pakistan'ı bulundurarak, Afganistan'ın gerçekten teröre karşı ilan edilen savaşın ön cephesi olup olmadığı...

Diğeri ise Afgan misyonunun mevcut stratejiyle ve kaynaklarla başarılı olup olamayacağı...

Times, Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin ülkede işleyen bir demokratik rejim oluşturmakla görevlendirildiğini hatırlatıyor. Ancak gazete, Karzai'nin seçimlerde avantaj sağlamak için evlilik içi tecavüze izin veren bir yasayı onayladığını, soykırımvari eylemlere imza atan savaş suçlularından destek istediğini belirtiyor.

Brian Haw'un savaş karşıtı eylemi 3000. gününde

Bugünkü Independent gazetesinin ilk sayfasında, İngiltere Parlamentosu'nun karşısında kurduğu çadırda Irak ve Afganistan'ın işgallerini protesto eden Brian Haw var. Bugün, 60 yaşındaki Brian Haw'un eyleminin tam 3 bininci günü.

Independent bugün iki sayfasını Brian Haw'a ayırmış. "Brian'ın yalnız yaşamı" başlıklı yazıda, sekiz yıldır İngiltere hükümetini protesto eden Brian Haw için, "Vücudu zayıf ama hala istekli" ifadesi kullanılmış.

İngiltere'de ana muhalafetteki Muhafazakar Parti'nin lideri David Cameron daha önce, her zaman gösteri hakkını savunduğunu ancak Brian Haw'un eyleminin zaten yeterince sürdüğünü söylemişti.

Independent başyazısında Cameron'a karşı çıkmış ve eklemiş:

"Protesto hakkı ile savaş ve barış gibi konular, düzene yapılan atıfla bertaraf edilemeyecek kadar önemlidir. Sadece düzene atıfta bulunmak, bir İngiliz değeri değildir. Özgürlüğe değer veren bir ülkede, iktidara gelmeyi arzulayan bir kimsenin değeri de olmamalıdır."

'İngiltere borçlarını ödeyemeyebilir'

Guardian gazetesi manşetine, İngiltere'de Muhazafazakar Parti'nin lideri David Cameron'ın hükümete yaptığı eleştirileri taşımış.

David Cameron, İşçi Partisi hükümetinin, ülkenin borcunu önümüzdeki beş yıl içinde iki katından fazla artırarak 1 trilyon 400 milyar sterline çıkarmayı planlamasının utanç verici olduğunu söylüyor. Cameron'a göre bu durumda İngiltere borçlarını ödeyemeyebilir.

Sterlin değer kazanıyor, İngiltere'de enflasyon düşmüyor

Financial Times gazetesi ise manşetine İngiltere'den iki ekonomik veriyi çekmiş. Gazete, enflasyonun resesyona iktisatçıların tahmininden de fazla direnmesinin ardından, İngiliz Sterlini'nin yükselişe geçtiğini belirtiyor.

İngiliz Sterlini dün Amerikan Doları'na karşı yüzde 1,2, Euro'ya karşı da yüzde 0,9 değer kazanmıştı. İngiltere'de Temmuz ayı itibarıyla yıllık enflasyon oranı da geçen ayki gibi yüzde 1,8 olarak açıklanmıştı.

Financial Times, tüm bugelişmelerin, İngiltere Merkez Bankası'nın geçmişte düşünülenden de erken bir tarihte daha sıkı bir para politikası uygulayacağı yolunda spekülasyonlara yol açtığını duyuruyor.

'Ulusal Sağlık Sistemi çalışanları sorunlu'

Times gazetesinin manşetinde ise İngiltere'de Ulusal Sağlık Sistemi'nde görevli personelle ilgili bir araştırma var.

Ulusal düzeyde ilk kez yapıldığı belirtilen araştırmaya göre, her gün 45 binden fazla sağlık personeli, işyerlerini hasta oldukları yolunda bilgilendiriyor.

Bu sayı, İngiltere'de özel sektörde görülen hastalık izinlerinin bir buçuk katı.

İngiltere'de Ulusal Sağlık Sistemi personeli arasında düzenli olarak hastalık izni alanların yanı sıra obez olanların, sigara içenlerin ve psikolojik sorunları bulunanların oranı da yüksek.

Times, tüm bunların hastalara verilen hizmetleri de olumsuz etkilediğini vurguluyor.

'Londra' Oxford Havalanı'ndan Londra'ya yolculuk uzun

Bugünkü Times gazetesinin başyazısında şöyle bir ifade göze çarpıyor:

"Size bir iyi, bir de kötü haberimiz var. İyi haber, Londra'nın artık yeni bir havaalanına sahip olması. Kötü haberse şu: Bu havaalanının Oxford'da bulunması."

Gazetenin başyazısına taşıdığı gelişme, Oxford Havaalanı'nın adını "Londra Oxford Havaalanı" olarak değiştirmesi. Oysa Oxford, örneğin Londra'nın merkezindeki Parlamento binasına 62 mil yani yaklaşık 100 kilometre uzakta.

Times, havaalanının adının değiştirilmesi sonrası artık, İngiltere'nin başkentine yakın bir havaalanına gittiklerini düşünen çok sayıda yolcunun "Londra" Oxford Havaalanı"ndan Londra"nin merkezine gitmek için, bir Avrupa kentinden "Londra"ya gitmeye kıyasla daha fazla zaman harcayacaklarını söylüyor.

Yazı ise bir espriyle noktalanmış. Times, Londra'nın merkezindeki Victoria'da bulunan otellerin de artık kendilerini, Cotswolds'da bir hafta sonu geçirmek isteyenler için en uygun mekanlar olarak tanıtabilceklerini söylüyor.

Cotswolds, Londra'dan arabayla bir buçuk saat uzakta, Oxford yakınlarında bulunan, yeşil tepelerin arasından akan küçük nehirlerinin yanı sıra antikacılarıyla da ünlü bir tatil beldesi.

İlgili haberler