20 Ağustos 2009 Basın Özeti

Afganistan'da bugün cumhurbaşkanlığı ve vilayet meclisi seçimleri için sandık başına gidildi.

Times gazetesinde, cumhurbaşkanı adaylarından eski maliye bakanı Eşref Gani'nin bir yazısı yer alıyor. Yazının başlığı, "Karzai'yi kovun. İkinci bir şansı hak ediyoruz.".

Eski Afganistan Maliye Bakanı, Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin Afganistan devletini istikrara kavuşturmak için gerekli iradeye ve meşruiyete sahip olmadığını söylüyor. Eşref Gani'ye göre, Afganistan kaosun eşiğinde; ülkede barış ve adalet olmadığı, dürüst bir yönetim sergilenmediği sürece de bütün dünya tehlikede.

Guardian ise Afganistan'daki seçimlerle ilgili olarak, yetkililerin medyayı, Taliban'ın neden olduğu şiddet olaylarını bildirmemesi yönünde uyarmasını öne çıkarmış.

Gazete, gazetecilere yönelik "sınırdışı edilme" tehdidiyle, seçimlere katılım oranının artmasının hedeflendiğini belirtiyor.

ABD Afganistan'da 'hükümet başkanı' istiyor

Guardian'daki bir diğer habere göre ise bugünkü seçimlerin sonucu ne olursa olsun Amerikan Yönetimi, Afganistan'da, Batılı ülkelere benzer bir hükümet başkanını da görevlendirme niyetinde. Bunun nedeni ise Washington'un, uyuşturucu ticaretinin önlenmesi gibi Afganistan'da savaşın kazanılması için gerekli reformların yapılması yolunda, seçimi yine kazanması beklenen Hamid Karzai'ye güvenmemesi. Guardian, Obama Yönetimi'nin, Karzai'nin en büyük rakibi Abdullah Abdullah'a da pek sıcak bakmadığını belirtiyor.

Afganistan'da hükümet başkanlığının favorisi ise cumhurbaşkanlığı seçiminde üçüncü ya da dördüncü sırada yer alması beklenen ve geçmişte Dünya Bankası'nda da çalışan Eşref Gani.

Daily Telegraph gazetesi ise Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'ye yönelik suçlamaları aktarıyor.

Afgan aşiret liderleri, Karzai'yi, kampanyasını desteklemek ve seçimlerde hile yapmasına yardımcı olmak için kendilerine önemli miktarda nakit para teklif etmekle suçluyor.

Daily Telegraph'ın Kabil muhabiri bu noktada, resmi makamlara yapılan bir suç duyurusundan bahsediyor. Suç duyurusunda, adı da açıklanan bir hükümet yetkilisi, aşiret liderlerine 8000 dolara kadar nakit para önermiş.

Aşiret liderlerinden, seçim merkezlerini "korumak" için milis güçleri oluşturmaları istenmiş, kendilerine Hamid Karzai'yi desteklemelerinin beklendiği söylenmiş. Batılı diplomatlara göre, Karzai yönetimi, Taliban'ın kontrolündeki bölgelerde seçim merkezlerinde devriye gezecek milis güçleri için 8 milyon dolar ayırmış.

2005 yılında Afganistan Parlamentosu'na seçilen en genç milletvekili olan Malalai Joya da bugün Independent gazetesi için bir yazı kaleme almış. 31 yaşındaki Afgan milletvekili, "Bu demokrasi maskesi sizi kandırmasın. İnsanlara ihanet ediliyor." diyor.

Malalai Joya'ya göre, Afganistan'da halen demokrasi falan yok. Genç milletvekili, perde arkasında güvenilmez çeşitli liderler arasında yapılan anlaşmalara dikkat çekiyor, seçimi şimdiden silahlı grupları yöneten bu liderlerin kazandığını söylüyor. Malalai Joya'nın yazısında bir de şu ifade var:

"Çeşitli silahlı grupları yöneten kişilerce, işgal güçlerince, Taliban teröristlerince, uyuşturucu parasıyla ve silahlarla yönetilen bir ülkede hiç kimse meşru ve adil bir seçim yapılmasını bekleyemez.".

'El Kaide Bağdat'a katliam getirdi'

Irak'ın başkenti Bağdat dün bir yılı aşkın süredir en kanlı saldırılara hedef olmuştu. 95 kişinin öldüğü saldırılarda, göreceli olarak güvenli kabul edilen Yeşil Bölge'de bulunan hükümet binaları yakınına yerleştirilen en az beş bomba patlamıştı. Daily Telegraph, El Kaide'nin Bağdat'a katliam getirdiğini söylüyor.

Guardian da saldırılarla ilgili haberinde "katliam" ifadesini kullanmış. Gazetenin deyimiyle, "Umutsuzluk da Irak'a geri dönüyor.". Times da Bağdat sokaklarında katliam yapıldığını belirtiyor, saldırıların Amerikan askerlerinin ülkeden çekilmelerine yönelik sürece yönelik şüpheleri artırdığını vurguluyor.

'Kaddafi, serbest bırakılırsa el-Megrahi için özel uçağını gönderecek'

Times bugün manşetine ise 1988 yılında 270 kişinin öldüğü Lockerbie saldırısından suçlu bulunan Libya vatandaşı Abdül Baset Ali el-Megrahi'yle ilgili son gelişmeleri çekmiş.

Ali el-Megrahi, İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde Pan Am havayollarına ait bir uçağa bomba yerleştirmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. İleri derecede prostat kanseri olduğu belirtilen el-Megrahi'nin insani gerekçelerle serbest bırakılıp bırakılmayacağına yönelik karar bugün açıklanacak.

Times ise manşetinde el-Megrahi'nin serbest bırakılmasının beklendiğini ve bu durumda Libya lideri Muammer Kaddafi'nin, onu ülkesine götürmek üzere özel uçağını İskoçya'ya göndereceğini bildiriyor.

'ABD, İsviçre'nin bankacılık sisteminde delik açtı'

Financial Times, Amerika Birleşik Devletleri ve İsviçre arasında dün varılan önemli bir anlaşmayı bugün ilk sayfasından duyuruyor. İsviçre hükümeti anlaşmayla, ülkenin en büyük bankası UBS'te offshore hesapları olan 4450 zengin Amerikalının adlarını açıklamayı kabul etmişti.

Washington anlaşmayı vergi kaçakçılığıyla mücadelede önemli bir zafer olarak görüyor, ilerde de benzer anlaşmalar yapmak isteyeceğinin sinyalini veriyor. Financial Times'a göre ise Amerika Birleşik Devletleri anlaşmayla, İsviçre'nin gizliliğiyle ünlü bankacılık sisteminde bir delik açtı.

Merkel yine 'dünyanın en güçlü kadını'

Guardian gazetesi bugün bir sayfasını, Forbes dergisinin açıkladığı dünyanın en güçlü kadınları listesine ayırmış. Haberin başlığı ise "Üzgünüm Michelle, şanssızlığa bak Hillary, Angela Merkel hala dünyanın en güçlü kadınları listesinde en üst sırada.".

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve First Lady Michelle Obama, Forbes'un listesinde ilk 30'a girememişler. Guardian, 2006'nın listesinde dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın, ikinci sırada yer aldığını hatırlatıyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ise üst üste üçüncü kez listede ilk sırada. Forbes'un 2008 yılı sıralamasında ise Merkel'i, Amrerikan Federal Mevduat Sigorta Şirketi Başkanı Sheila Bair ve PepsiCo Yönetim Kurulu Başkanı Hintli Indra Nooyi izliyor.

İlgili haberler