2 Eylül 2009 Basın Özeti

Times yazarlarından Bronwen Maddox bugünkü makalesinde, Türkiye ve Ermenistan'ın diplomatik ilişki kurmak amacıyla görüşmelere başlama konusunda uzlaşmasını yorumluyor.

Maddox, Türkiye ve Ermenistan arasındaki görüşmelerin içeriğinden çok sembolik tarafının önemli olduğu görüşünde. Maddox, görüşmelerin soykırım iddialarının ateşli bir şekilde tartışıldığı Amerika Birleşik Devletleri'nde etkisi de olacağını ve son yıllarda bozulan Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde gerilimi azaltacağını söylüyor.

'Sınır panzehir olur'

Yine de şimdiye kadar atılan adımların küçük olduğunu düşünen Bronwen Maddox şöyle devam ediyor;

"İsviçreli yetkililerin arabuluculuğuyla yapılan anlaşma, geçen Nisan'dan bu yana şekilleniyor. Anlaşma, tarih, soykırım ve Türkiye bu konuda paralel gelişmeler kaydedilmesi gerektiği konusunda ısrar etse de, dondurulmuş Dağlık Karabağ meselelerini açıkça bir kenara bırakıyor. Buna yapıcı bir kaçınma denilebilir. En azından sınırı açabilmelerini umalım. Halkların her gün temas etmesi, yüz yıl önce kimin kimi katlettiğini unutma konusundaki anlaşılabilir sıkıntıya panzehir olabilir. "

ABD'deki yansımaları

Bronwen Maddox sınırın açılmasının, ülkedeki büyük Ermeni toplumunun etkisiyle Amerikan siyasetinde bu konuda tekrar tekrar yaşanan patlamaların etkisini azaltacağını söylüyor; "Başkan Bush, iki yıl önce, Demokratların öncülüğündeki bir Temsilciler Meclisi komisyonuyla çatışmıştı. Komisyon, bazı eski dışişleri bakanlarının önemli bir müttefik olan Türkiye'yle ilişkilere olumsuz etkisi konusundaki uyarılarına karşın, 1915'teki ölümleri soykırım olarak tanımlamıştı. Ermenistan ve Türkiye bu eski anlaşmazlığın kuşatmasından çıkmaya ikna oluyorsa, Amerikan Kongresi'nin bile sonunda bunu yapması mümkün. "

'Brown'a darbe'

1988'deki Lockerbie bombalamasından hüküm giyen Libyalı Abdülbasit El Megrahi'nin salıverilmesiyle ilgili tartışmalar bugün de gazetelerde geniş yer buluyor.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown, el Megrahi'nin serbest bırakılmasına gösterilen tepkilerin ardından, kararın tamamen İskoç hükümetinin tasarrufu olduğunu söylemişti.

Ancak, Guardian'ın manşetinde yer verdiği habere göre, el Megrahi'nin salıverilmesine giden sürece dair İngiltere ve İskoçya hükümetlerinin yayınladığı resmi belgeler, Brown'ın bu konuda en azından görüş belirttiğini gösteriyor.

Belgelere göre, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'ndan bir bakan yardımcısı, geçen Şubat ayında Libyalı yetkililere, Brown'ın ileri derecede prostat kanseri olan El Megrahi'nin hapishanede ölmesini istemediğini söylüyor.

Guardian ayrıca, bu durumun ortaya çıkmasının Brown'a ağır bir darbe vuracağı yorumunda bulunuyor.

Haşhaş ekiminde azalma

Financial Times, Birleşmiş Milletler'in Afganistan'da eroinin hammadesi haşhaş ekiminde yüzde 20'lik bir azalma olduğunu söyleyen raporuna yer veriyor. Gazete, bugün yayınlanacak raporun artan asker kayıplarını meşru göstermek isteyen Batılı hükümetler için nadir olan iyi haberlerden biri olduğunu söylüyor.

Ancak düşüşte haşhaş üretimine karşı mücadeleden çok, geçen yıl fazla üretim nedeniyle fiyatların düştüğünü gören üreticilerin bu yıl daha az haşhaş ekmesinin rol oynadığı belirtiliyor.

Financial Times, Afganistan'la ilgili bir başka raporu, Afganistan'daki Amerikan güçlerinin komutanı General Stanley McChrystal'ın raporunu da başyazılarından birinde yorumluyor.

'Ek asker isteği karşılanmalı'

Gazete, McChrystal'ın büyük ihtimalle Amerikan Başkanı Obama'dan binlerce ek asker isteyeceğini söylüyor. Gazeteye göre bu istek karşılanmalı:

"General McChrystal, bu hafta Obama'ya Afganistan'da kötüleşen durumla ilgili bir rapor sundu. Ama tam olarak kaç ne kadar ek asker isteyeceğini söylemedi. Ama en mütevazi sayıda asker isteği bile, siyasi açıdan zorlu bir karar olacak... McChyrstal yine de başarının mümkün olduğunu düşünüyor ve Obama'nın McChrystal'ın isteklerini yerine getirmesi doğru olur. Başkanın kısmen başka seçeneği de yok. Çünkü McChrystal'ı daha yeni bu göreve getiren ta kendisi... Afganistan'daki yeni askeri strateji ve onun başındaki kişi bir şansı hak ediyor. "

Silah talebinde korkutan artış

Independent'ta, Afganistan'da Kalaşnikof tüfeklerinin fiyatlarının iki katına çıktığını ve tanesi 600 dolardan satılmaya başlandığını duyuran bir haber var. Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin seçimde usulsüzlük yaptığı iddiaları artarken, silaha talebin yükselmesinin şiddet kaygılarını artırdığı vurgulanıyor.

Haberde ayrıca, ülkenin kuzeyine, Taciklerin çoğunlukta yaşadığı ve Karzai'nin seçimdeki başlıca rakibi Abdullah Abdullah'ın seçim bölgesi olan kesimlere düzenli bir şekilde silah sevkiyatı yapıldığı belirtiliyor.

Obeziteye karşı vergi

Guardian, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki başlıca sorunlardan obezite, yani aşırı şişmanlıkla mücadele için getirilen önerilerden birini haberleştirmiş.

Ülkede obeziteyle ilgili yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri sonucunda hazırlanan raporda, abur cubur yiyecekler ve çok şekerli alkolsüz içeceklere konulan vergilerin artırılması öneriliyor. Ancak bu önerinin, milyarlarca dolar büyüklüğündeki içecek endüstrisinden yoğun bir direnişle karşılanacağı belirtiliyor. Haberde ayrıca Amerikan halkının yüzde 26'sından fazlasının obez olduğu vurgulanıyor.

Şampiyona aşk izni

Guardian, Çinli masa tenisi şampiyonu Wang Hao'nun, yıllardır yaptığı ağır idmanlar ve fedakarlıklar karşılığında hem dünyanın bir numarası olduğunu, hem de kız arkadaş edinmeye hak kazandığını yazıyor. Gazete, Hao'nun beş yıl önce 17 yaşındaki bir takım arkadaşıyla ilişki yaşadığını, ancak ilişki ortaya çıkınca kız arkadaşının takımdan kovulduğunu yazıyor.

Ama şimdi yetkililerin, Hao'nun yine şampiyon bir masa tenisçi olan yeni kız arkadaşına izin verdiği kaydediliyor.