21 Ekim 2009 Basın Özeti

İngiltere gazetelerinde bu sabah en çok işlenen konuların başında İngiltere Merkez Bankası Başkanı Melvyn King'in uyarıları geliyor.

King, küresel mali kriz sonrası, İngiltere bankalarını kurtarmak için sadece düzenlemeler yapmanın yeterli olmadığını vurguladı ve bankalarda yapısal bir değişikliğe ihtiyaç olabileceğini söyledi.

Financial Times King'in bankaları bölme planlarını manşete çekiyor.

Melvyn King, dün akşam daha sıkı düzenlemelerin gelecekteki mali krizleri önleyebileceğini düşünmenin bir hayal olduğunu söyleyerek bazı bankaları tasarruf mevduatı ya da birey ve işletme kredisi veren bölümleriyle daha riskli kesimlerini ayrı hizmet verecek şekilde bölmeleri gerekebileceğini belirtti.

Ancak bu söylem uluslararası anlamda yapılan çağrılarla çelişiyor.

King'in sözlerinin Hazine Bakanlığı'nı rahatsız edeceğine ise şüphe yok

Bakanlık tutumunu belirten son raporunda, bu tür bölünmenin bankaların daha güvenli şekilde hizmet vermesine imkan verdiği yönünde bir kanıt olmadığını söyledi.

Independent gazetesi de aynı haberi öne çıkarıyor ve King'in bankalara vergi mükelleflerinden sağlanan 1 trilyon sterlinlik desteğini sürdürülebilir bulmamasını aktarıyor.

Gazetenin baş yazısında da bankaların siyasi anlamda tepki çekmeye doğru yol aldığı yorumu yapılıyor. Independent, yıllık karın çalışanlara ikramiye ödemek için değil, sıkıntı içindeki şirketlere yardım amacıyla kullanılması gerektiği görüşünü savunuyor.

Gazeteye göre banka ikramiyelerden doğan gerginlik giderek daha da artıyor.

"Mali Kriz, bir nesil İngiliz halkının omuzlarında yük olacak." Guardian gazetesi, İngiltere Merkez Bankası Başkanı Melvyn King'in bu sözlerini öne çıkarıyor. King'in uyarıları, mali yılın ilk yarısında bütçe açığının 77 milyar sterlin gibi rekor seviyelere tırmanmasını izliyor.

Daily Telegraph gazetesi, İngiliz milletvekillerinin hükümetten talep ettikleri masraflardan doğan skandal sonrası, Başbakan Gordon Brown'un milletvekillerinin tepkisini çekmemek için maaşlara zam yapma ihtimalini değerlendirdiğini yazıyor.

Başbakan, özellikle gelecek ay çoğu milletvekilinin ödeneklerinde kesinti getirebilecek rapor öncesinde parlamentoda bir isyan çıkmasını engellemeye çalışıyor.

Guardian gazetesi ICM danışmanlık şirketiyle parti kongrelerine ilişkin ortaklaşa yaptığı kamuoyu anketinin sonuçlarını aktarıyor.

Buna göre üç ana partiden destekçilerinin ilgisini en az çekmeyi başaran iktidardaki İşçi Partisi oldu. Ankete katılanların çoğu, milletvekillerinin harcama skandalında adil şekilde cezalandırıldıklarına inanıyor. Öte yandan ana muhalefette yer alan Muhafazakar Parti, 17 puanla liderliği elinde tutuyor.

Ankete göre Muhafazakar Parti lideri, 100'den fazla oy farkıyla çoğunluğu elde edebilir, İşçi Partisi ise 200'den az sandalyeyi elinde tutabilecek gibi görünüyor.

Afganistan seçimlerinin ilk turunda usulsüzlük yapıldığının doğrulanması sonrası Seçim Komisyonu, ikinci turu 7 Kasım'da yapmayı kararlaştırdı.

Financial Times, başını eski Amerikan başkan adaylarından John Kerry'nin çektiği Amerikan temsil heyetinin girşimiyle Karzai, seçim sürecinin güvenlirliğinin, ancak ikinci turla sağlanabileceğine ikna edildi, diyor.

Independent gazetesi ise günlük karikatür köşesini Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'ye ayırmış. Karikatürde her bir parmağı, ayrı oy kullandığını gösterecek şekilde, mürekkebe bulanmış halde görünen Karzai, "İkinci turda zafer elde edeceğime eminim" diyor.

Öte yandan Times gazetesi Afganistan'da kötü hava şartları ve coğrafi koşullara dikkat çekiyor: Afgan seçimlerinin ikinci turu lojistik anlamda bir çok güçlüğü temsil ediyor. 17 milyondan fazla kayıtlı seçmen, ülkede 4 bin kadar köye dağılmış durumda. Bir çoğu, en yakın kaldırımlı yola kilometrelerce uzakta yaşıyor. Seçime hazırlanılması için iki haftadan az zaman kaldı ama normalde ülkenin ücra köşelerindeki Afganlar, kime oy vereceklerine değil, kışa hazırlığa odaklanırlar. İkinci tur zama karşı yarış anlamına geliyor.

Son olarak Guardian gazetesinden bir haber: İngiliz kraliyet bilim enstitüsü Royal Society, gelecekte bir gıda krizi yaşanmasını önlemek için genetik olarak değiştirilmiş ürünlere ilişkin araştırmaların artırılması gerektiğini bildirdi.

Royal Society, dünya nüfusu artarken ve küresel ısınmanın etkileri de her geçen gün daha fazla hissedilirken, ürünlerin daha sert iklim koşullarına dayanabilecek şekilde genetik olarak değiştirilmelerinin yararlı olacağını kaydetti.

Ancak bu konuda hazırlanan raporda, tek çözümün genetik olarak değiştirilmiş ürünler olmadığı, tarımda sulamanın da geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

İlgili haberler