23 Ekim 2009 Basın Özeti

İngiltere basınında bu sabah dün akşam aşırı sağcı İngiliz Ulusal Partisi'nin ırkçı bulunan görüşleriyle tepki çeken lideri Nick Griffin'in BBC'nin haftalık tartışma programı "Question Time"a konuk olması, geniş yer buluyor.

Griffin'in programın konukları arasında yer alacağının netleşmesinden bu yana, BBC çeşitli şekillerde eleştirilmiş, BBC Genel Müdürü Mark Thompson da dün Guardian gazetesine yazdığı makalede, "tarafsızlık" temel ilkesini gözettiklerini savunmuştu.

Gazeteler, Griffin'e duyulan öfkenin, BBC Televizyon stüdyolarının protestocuların baskınına uğramasıyla sonuçlandığına dikkat çekiyor. Hemen tüm gazetelerin manşetinde "BNP Nazi partisidir" "Faşist BNP'yi durdurun" gibi yazıların bulunduğu pankart ve dövizler taşıyan protestocuların fotoğrafları yer almış.

Times, "Griffin'e düşmanca karşılama" manşetini kullanırken, Daily Telegraph, "Griffin, İslam'a saldırmak ve Ku Klux Klan'ı savunmak için BBC'yi kullandı" diyor. Guardian gazetesi, "protestocular BBC önünde birikirken, Griffin ben Nazi değilim" dedi başlığını kullanmış.

Guardian, BBC televizyon binası önündeki kalabalığın "Biz siyahız, beyazız, Asyalıyız, Yahudiyiz. Yazıklar olsun BBC. Nick Griffin'in geçmesine izin vermeyeceğiz" dediğini yazıyor.

Gazete ayrıca normalde akşam 10.35'te yayınlanan programın bu durum nedeniyle erkenden kaydedildiğini aktarıyor.

Avrupa’da ifade özgürlüğü ve sansür

Financial Times gazetesi Griffin'in konuk olarak çağrılması BBC'yi siyasi bir tartışmanın içine sürükledi" derken, Avrupa'nın ifade özgürlüğüne bir noktada çizgi çektiği görüşünü aktarıyor:

“Faşizm ve komünizmin hala hatıralarda canlı olduğu Avrupa'da ifade özgürlüğü ile sansür arasındaki denge hayli sıkıntılı bir mesele. Örneğin sıkı Alman yasaları şiddeti, nefreti körükleyen ya da Yahudi Soykırımı'nı inkâr eden ifadeleri yasaklıyor. Fransa hükümeti de ırk ayrımcılığını, nefret ya da şiddeti körükledikleri belirlenen organizasyonları yasaklama hakkına sahip.

“İnsanlığa karşı işlenen suçları ya da Yahudi Soykırımı'nı tartışmaya açmak aynı şekilde suç kabul ediliyor.

“Bununla beraber yorumcular, 1984'te aşırı sağ Ulusal Cephe lideri Jean Marie Le Pen'in, bir televizyon programına konuk olması sonrası partisine olan desteğin artmasına dikkat çekiyorlar.

“Le Pen, daha sonra bu tartışma programına konuk oluşunu ‘her şeyin değiştiği saat’ diye tarif etmişti.”

Silahlı polis

Independent gazetesi, örgütlü suç şebekeleriyle bağlantılı silahlı suçlardaki artış karşısında, başkent Londra sokaklarında yakında silahlı polis memurlarının görülmeye başlanabileceğini yazıyor.

Hükümet verilerine göre son altı ayda silahlı suçlarda yüzde 17 oranında artış gözlenmiş.

Silahlı polisler, İngiltere'de şimdiye kadar sadece silahlı bir suç vakası esnasında ya da çok önemli kişilerin korunabilmesi amacıyla konuşlandırılıyordu.

Dün açıklanan yeni plana göre polis memurlar, Londra'nın en tehlikeli sokaklarında bundan böyle silahlı gezmeye başlayacak.

Economist’in yorumu

Economist dergisi, bu haftaki sayısında PKK'nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Kandil ve Mahmur mülteci kamplarından 34 kişinin Türkiye'ye gelmesini konu alıyor:

“Bu adım, Türkiye, Amerika, örgüt üyelerinin üslendiği dağlık bölgenin kontrolünü elinde tutan Iraklı Kürtler ve büyük olasılıkla PKK arasında bir yıldır süren gizli görüşmelerin ardından geldi.

“Türkler ve Iraklı Kürtler, aralarındaki anlaşmazlığı bir kenara bırakıyorlar. Türkiye, bugünlerde Iraklı Kürtlerin petrol yataklarından petrol ihraç ediyor. Erbil'de ilk konsolosluğunu açmaya hazırlanıyor. Bunun karşılığında Iraklı Kürtler de PKK'yı sıkıştırıyorlar.

"Hatta Iraklı Kürt uydu kanalı Kurd Sat, Türkçe haberlere bile yer vermeye başladı.

“PKK giderek daha fazla tecrit edilmiş hissediyor kendisini. Bu koşullar altında bir fırsat doğduğunu gören hapisteki PKK lideri Öcalan da daha fazla taraftarına geri dönme çağrısı yaptı.

“Tüm bunlar, Erdoğan'ın Kürt açılımıyla ahenk içinde: Türkiyeli Kürtlerin daha fazla siyasi ve kültürel özgürlük talebini tatmin etme niyetinde önlemler bütünü.

“Türklerin çoğu, hükümetin girişimini desteklese de, aynı zamanda çoğu muhalefetin PKK'ya ilişkin şüphelerini de paylaşıyor.

“Ama güvensizlik karşılıklı. Bazı Kürtler de isyancıları dağdan indirdikten sonra, Türkiye'nin eski baskıcı yollara geri dönebileceğinden endişe ediyor. Bu mümkün görünmüyor.

“Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, defalarca askeri yöntemlerin, Kürt sorununu tek başına çözemeyeceğini söyledi. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı Güneydoğu'da hizmet vermiş birisi olarak, bilerek konuşuyor olmalı.”

Küresel ısınma haritası

Independent gazetesi, İngiltere hükümetinin, küresel ısınmanın oluşturduğu tehdidi ortaya koyan bir harita yayımladığına dikkat çekiyor.

Hükümetin verilerine göre gereken önlemler alınmazsa, 2060 yılına gelindiğinde küresel ortalama sıcaklık 4 santigrat derece artacak.

Bunun kuraklık, sıcak hava dalgaları ya da seller gibi beklenmedik felaketlere sebep olabileceği belirtiliyor.

Guardian gazetesine göre ise dünyada en fazla sera etkisine yol açan gaz salımlarından sorumlu ülkelerin başında gelen Amerika Birleşik Devletleri'nde iklim değişikliğine inananların sayısı düştü.

Yapılan araştırma, Amerikan vatandaşlarının sadece yüzde 57'sinin, Dünya atmosferinin ısınmakta olduğuna bilimsel kanıtlar bulunduğuna inandığını ortaya koydu.

Bu rakam, bundan iki yıl önce yüzde 77'ydi. Amerikan Senatosu, gelecek hafta iklim değişikliği konusunu tartışmaya başlayacak.

Venezuela’da yeni yasak

Son olarak Daily Telegraph gazetesinden bir haber: Venezuela'da banyoda şarkı söylemek artık yasak!

Venezuela lideri Hugo Chavez, halktan banyoda şarkı söylememelerini istedi.

Chavez, "Bazı insanlar şarkı söylerken banyoda yarım saat kalıyor. Saydım, duş almak için üç dakika yeterli ve üstelik kokmuyorum da" diye konuştu.

Geçen yıl ciddi elektrik kesintilerinin yaşandığı Venezuela'da enerjinin büyük bölümünü sağlayan hidroelektrik santrallerindeki su seviyesinin düşmesi de sorunun daha büyümesiyle sonuçlanmıştı.

İlgili haberler