18 Kasım 2009 Basın Özeti

Financial Times bugünkü başyazısında Filistinlilerin tek taraflı bağımsızlık ilanı girişimini değerlendirmiş.

Filistinli baş müzakereci Saib Erekat hafta sonunda, barış sürecinin yeniden başlaması konusunda herhangi bir ilerleme sağlanamadığı gerekçesiyle BM Güvenlik Konseyi'nden bağımsız bir Filistin devletini tanımasını isteyeceklerini açıklamıştı.

Financial Times bu kararın yanlış olduğunu savunuyor ve bunun ardında, Amerikan Başkanı Barack Obama'nın müzakerelerin yeniden başlaması çabalarını iyi yönetememesinin yattığını kabul ediyor.

Gazete bu noktada Obama'ya şu tavsiyede bulunuyor: "Obama'nın hala, bu durumu değiştirme fırsatı var. İki devletli çözümü öngören ve başkenti Doğu Kudüs olmak üzere Gazze ve Batı Şeria'nın büyük bölümünü içine alan bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını öneren bir plan hazırlayabilir. Daha sonra da bunu BM Güvenlik Konseyi'ne sunabilir."

"İsrail, Güvenlik Konseyi'nde Amerika'nın desteğine fazlasıyla muhtaç. Amerika'nın Konsey'de 1972'den beri kullandığı 82 veto kartından 29'u, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki uygulamalarından dolayı kınanmasını önlemeyi amaçlıyordu. 11'i de Lübnan'daki eylemlerini. Amerika veto kartını 40 kez tek başına kullandı. İsrail bu desteğe büyük önem veriyor ve bunu riske atacağını düşündüğü liderlere cephe alıyor. Obama bunu bilmiyor olamaz."

'Obama Çin'den eli boş döndü'

Times gazetesi Amerikan Başkanı'nın Çin'e ilk resmi ziyaretinden eli boş döndüğü inancında. "İyi niyet beyanları ile ayrıldı, ancak fikir ayrılıkları devam ediyor" başlığını şu satırlar takip ediyor: "Başkan Obama ve Çinli mevkidaşı iklim değişikliği, nükleer silahlanma yarışı ve diğer küresel tehditlerle mücadele konusunda güç birliği vaadinde bulundu. Ancak bolca iyi niyet beyanına rağmen çok az ilerleme sağlayabildiler."

"Ziyaret, Obama'nın Çin'in yardımını talep ettiği başlıkların çokluğu açısından dikkat çekiciydi. Bu durum, ekonomik kriz ve Afganistan ile Irak'taki savaşların, Çin'i ziyaret eden önceki başkanlara kıyasla Obama'nın elini nasıl zayıflattığının bir göstergesiydi."

Amerika'da açlık

"Amerika'da milyonlanca insan aç" başlığını kullanan Guardian, Amerikan hükümeti tarafından hazırlanan bir rapora yer veriyor ve şöyle diyor: "Amerikan hükümetince hazırlanan bir rapor, ülkede bir milyondan fazla çocuğun gece yatağa aç girdiğini ortaya koydu. Rapora göre bu yıl 50 milyon kişi, yani her 6 kişiden biri, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmelerine olanak tanıyacak gıdayı sofralarına getirmeyi başaramadı. Bunun baş sorumlusu olarak da artan işsizlik ve düşük ücretler gösterildi. Bu sayı, önceki yıla göre üçte birlik bir artışı ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yarısı, yeterli gıda alacak paraları olmadığı için kilo verdiklerini söyledi."

Küresel ısınmada felaket senaryosu

Independent iklim değişikliğinin çarpıcı sonuçlarını ortaya koyan bir araştırmayı taşımış manşetine. Dikkat çeken satırlar şöyle:

"Dünyanın önde gelen bilim adamlarına göre, dünya iklim değişikliği konusundaki en kötü senaryoya doğru hızla ilerliyor. Buna göre dünyada ortalama sıcaklığın bu yüzyıl sonuna kadar 6 derece artmış olacağı tahmin ediliyor. Kutuplarda çok daha yüksek olacak böyle bir artışın, dünya açısından felaket ve geri dönülmez sonuçları olacak. Gezegenin çok geniş alanları yerleşime uygun olmaktan çıkacak ve medeniyetin temelleri tehdit altına girecek."

"Bilim adamları bu durumu, küresel ısınmanın baş sorumlusu olan sanayi, ulaşım ve ormansızlaşmanın 2002'den bu yana şiddetli bir artış göstermesine bağlıyor. Küresel Karbon Projesi'ni oluşturan yedi ülkeden bilim adamlarına göre gelinen nokta, BM Hükümetler Arası İklim Değişikliği Kurulu'nun 2007'deki raporunda ortaya atılan en kötü senaryoya doğru gidildiğini gösteriyor."

Miliband'in Taliban'a çağrısı

Daily Telegraph İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'in Afganistan'daki Taliban militanlarına çağrısına yer vermiş. "Miliband Afganistan'daki İngiliz askerlerinin Taliban militanlarını mağlup etmek için değil, onları silahlarını bırakmaya ve siyasi sürece dahil olmaya ikna etmek için savaştığını söyledi. Taliban militanlarına savaşmak dışında bir alternatif sunan Miliband, 'Hedefimiz ölene kadar savaşmak değil' diye konuştu."

"Miliband'in İskoçya'daki bir NATO toplantısında sarf ettiği bu sözler, Taliban'a yanlış mesaj gönderdiği ve İngiltere'nin kararlılığının azaldığı algısı yaratabileceği gerekçesiyle eleştiri aldı."