26 Nisan 2013 Basın Özeti

İngiliz gazeteleri, önceki gün Bangladeş’te bir binanın yıkılmasıyla ilgili gelişmeye, binada İngiliz markaları için de üretim yapan konfeksiyon atölyeleri olması sebebiyle, bugün sayfalarında yine geniş yer ayırıyor.

Konuyu manşetine taşıyan Independent haberde, bazı İngiliz sivil toplum örgütlerinin İngiliz şirketlere yönelik ‘güvenliği elde ettiğiniz kârdan daha fazla önemseyin’ çağrısına yer veriyor.

Bu örgütlerin sözcüleri sadece İngiliz şirketlerine çağrı yapmakla kalmamış, İngiliz hükümetine de “Şirketlerin bu koşullarda işçi çalıştırarak yüksek kâr elde etmesine müdahale edin” diye seslenmiş.

Primark’a tepki

Times gazetesi ise çöken fabrikanın İngiliz perakende devi Primark tarafından yapılan iş sağlığı ve güvenliği testini geçtiğinin altını çiziyor.

Primark yetkileriyse binanın yapısal güvenliğine bağlı problemlerden haberdar olmadığını söylemiş.

Gazeteye konuşan ‘Etiketin Arkasındaki Emek’ adlı bir kampanyanın aktivistiyse “Sürekli tekrar eden trajediler şirket merkezli denetimlerin işçilerin hayatını korumakta başarısız olduğunu gösteriyor” yorumunu yapmış.

Daily Telegraph ise konuyla ilgili tam sayfalık bir yorum yazısına yer vermiş.

David Blair, ’10 Sterlinlik pantalonların değeri şimdi ne kadar?’ başlıklı yazısında özetle tüketicilere, tüketici olmaktan gelen güçlerini kullanarak duyarlı olma ve sorumluklarını yerine getiremeyen markaları cezalandırma çağırısı yapıyor.

Independent, sayfalarında Primark müşterilerinin görüşlerine de yer vermiş.

‘Beş sterlinlik bir giysiyle karşılaşınca etik hemen unutuluyor’ başlıklı haberde şu satırlara yer veriliyor: “Primark’ın popülerliği düşük fiyatları nedeniyle sürekli artarken birçok müşteri çeşit çeşit t-shirt’ün, ayakkabının, eteğin ve kot pantalonun bu kadar ucuz olmasının nedeninin az gelişmiş ülkelerde düşük maliyetle üretilmesi olduğunu da biliyor. Ama ucuz giysilerin arkasındaki etik sorunlar konusunda şüpheleri olanlar dahi 5 sterlinlik bir giysiyle karşılaştıklarında yelkenleri suya indiriyor. Londra’nın merkezinde, büyük mağazaların yer aldığı Oxford Street’teki Primark mağazında alışveriş yapan 21 yaşındaki Hannah Rose, ‘Primark’ın çocuk işçi çalıştırdığı yönünde birçok söylenti duymuştum. Dolayısıyla buna da şaşırmam. Her şey çok ucuz, böyle şeyler yapıyor olmalılar’ diyor. Ama bununla beraber Hannah alışverişe devam ediyor.”

Gazeteye görüş veren Lübnan asıllı bir müşteri “Her gün Filistin ve Suriye’de olanları duyuyorum. Dolayısıyla mağdurlara sempati besleyebilirim. Ama bu benim buradan alışveriş yapmamı durdurmayacak” derken İsviçreli bir turistse şöyle konuşmuş: “Eğer kaliteli ürünler almak istiyorsanız bir adil ticaret mağazasına gitmelisiniz ve orada benim giymek istediklerim satılmıyor.”

Suriye kimyasal silah kullandı mı?

Suriye yönetiminin kimyasal silah kullandığı yönündeki iddialar da bu sabahki İngiliz gazetelerinin en önemli konularından.

Konuyu manşetine taşıyan Times gazetesi, Halep’teki muhabiri Anthony Loyd’un haberi üzerinden Suriye’de kimyasal silah kullanıldığının ortaya çıktığını yazıyor.

Haber, ‘Suriye’nin sinir gazı savaşının acılı kurbanları’ başlığıyla veriliyor.

Habere Suriye’de yönetimin kimyasal silah kullandığının kanıtı olarak sunulan, Nisan ayında Halep’te gerçekleştirildiği öne sürülen bir videodan alınmış ve ağzından köpük çıkan bir kişiyi gösteren fotoğrafın eşliğinde sunulmuş.

Loyd haberde şöyle yazıyor: “Times’ın Suriye içinde, Halep’te Nisan ayında gerçekleştirilen katliamla ilgili, katliamdan hayatta kalanlarla ve zarar görenleri tedavi eden doktorlarla röportajları da içeren soruşturması ile birlikte saldırıdan hemen sonra çekilen video görüntüleriyle ilgili yapılan inceleme sinir gazının Suriye’deki savaşta kullanıldığını gösteriyor.”

Independent’ın Savunma Muhabiri Kim Sengupta yazısında konuyla ilgili ABD siyaseti içinden bazı iç bilgiler aktarmış.

Sengupta diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD gizli servis uzmanlarının, Suriye’nin kimyasal silah üretip üretmediğini incelemek için isyancılar tarafından kendilerine sağlanmış saç ve kan örneklerini incelediklerini bildiriyor.

Sengupta henüz kesin olarak kimyasal silah kullanıldığının tespit edilmediğini yazıyor.

Obama hükümetinin Suriye’de kimyasal silah kullanıp kullanılmadığının tespiti sürecinde dikkatli davrandığını aktaran Sengupta ismini vermediği bir Amerikalı Senatörün görüşlerine de yer vermiş.

“Bu konuda çok çok dikkatli olmalıyız. Irak’ta ne olduğunu hatırlıyoruz” diyen senatör kimyasal silah kullanımının tespiti konusunda acele edilmemesi gerektiğini, BM’nin de testlerini tamamlaması gerektiğini belirtilmiş.

İngiliz orta sınıfından İslamcı militanlığa

Times’ın sayfalarında sıradan bir İngiliz vatandaşının bir radikal İslamcı militana dönüşümünü anlatan haber dikkat çekiyor.

Haberde dün İngiltere’de terör hazırlığı içinde olmak suçlamasıyla mahkeme tarafından mahkum edilen İngiliz vatandaşı Richard Darth’ın İslam’ı seçmesinin ardından da bir İslamcı militan olması anlatılıyor.

Habere göre 30 yaşındaki Darth tam bir İngiliz orta sınıf ailesinden geliyor.

Haberde Darth’ı çocukken elinde bir elektronik gitar tutarken ve bir motosiklet üstünde otururken gösteren fotoğraflarına yer verilmiş.

Darth’ın ağabeyi, kardeşindeki değişimin İngiltere’nin Güney batısında yer alan Weymouth’dan Doğu Londra’ya taşınmasından sonra gerçekleştiğini söylemiş.

Ağabeye göre Darth yeni taşındığı yerde tanıştığı bir radikal din adamından çok etkilenmiş.

Bu etkilenmeden sonra içki içmeyi, domuz eti yemeyi bırakmış, omuzlarına kadar uzunan saçlarını kesmiş ve sakal bırakmış.

Darth ismini de Selahaddin El Britani olarak değiştirmiş.

Haberde Darth’ın El Kaide bağlantılı bir terör kampında eğitim görmek üzere Pakistan’a gitmek üzereyken gözaltına alındığı ve çevresindeki diğer radikal eylemcilerle, İngiliz gizli servislerine saldırıları da hedef olarak içeren muhtemel saldırı planları konusunda görüşmeler yaptığı belirtiliyor.

İlgili haberler