4 Kasım İngiltere Basın Özeti

Guardian gazetesi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gelecek yaz yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Başbakan Recep Tayyip'e rakip olabileceğini belirtiyor.

Gazeteyegöre Gül İskoçya ziyareti sırasında verdiği mülakatta ikinci dönem için aday olup olmayacağı sorusunu yanıtlarken "henüz karar vermek için erken olduğunu" söyledi.

Abdullah Gül, sorunun yinelenmesi üzerine aday olma olasılığını dışlamadı ve "seçeneklerini açık tuttuğunu" vurguladı.

Simon Tisdall imzasını taşıyan yazıda, Erdoğan'ın üç dönem başbakanlık yaptığı bu süre içinde Türk ekonomisini dönüştürdüğünü ve Türkiye'nin uluslararası konumunu değiştirdiğini ancak "diktatörlük eğilimleri" nedeniyle eleştirildiği belirtiliyor.

AKP tüzüğüne göre Erdoğan'ın dördüncü kez milletvekili olamayacağı hatırlatılan yazıda gelecek yıl cumhurbaşkanının ilk kez halkın oylarıyla belirleneceği ve Başbakan'ın bu göreve aday olabileceği yolundaki spekülasyonlar karşısında genellikle sessiz kaldığı kaydediliyor.

Yazıda özetle şöyle deniyor:

"Erdoğan geçen ay katıldığı bir televizyon programında 'Partim hangi görevi bana yıkarsa, hangi görevi benden isterse ben onu yapmanın gayreti içerisinde olurum' dedi. Erdoğan'ın bu amacına ulaşabilmesi için 2007'de Cumhurbaşkanı olan Gül'ün gönüllü olarak kenara çekilmeyi kabul etmesi gerekiyor. Ama bunu yapıp yapmayacağı giderek daha da belirsizleşiyor. Gül'ün başbakan, Erdoğan'ın da geniş yetkilerle cumhurbaşkanı olmasına formülü de gündemdeydi. Rusya'da Putin'le eski Cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev'in geçen yıl yaptığı gibi."

"Fakat yaz aylarındaki protestolarda hükümetin tavrı konusundaki görüş ayrılığı ve Gül'ün demokrasi açığına ilişkin çağrıları 10 yıldır uzun bir süredir Türk siyasi hayatına birlikte egemen olan iki adamın karşı saflara geçebileceği yorumlarına yol açtı."

"Gül demecinde ısrarla Erdoğan'ın rakibi değil dostu olduğunu söyledi ve alkol ve başörtüsü gibi konularda aralarında uyuşmazlık olduğunu reddetti, 'Biz iktidardaki partiyi Tayyip Erdoğan'la birlikte kurduk. Partiyi hükümete birlikte taşıdık, Türkiye'yi birlikte değiştirdik. Erdoğan bir dosttur ve tüm bu yıllar içinde omuz omuza çalıştık' dedi."

'Suriye Akdeniz'in Afganistan'ı oluyor'

Gül, aynı mülakatta Suriye'nin Akdeniz'in Afganistan'ı olabileceği uyarısında da bulundu.

Suriye'deki sıradan insanların cihat yanlısı gruplar tarafından radikalleştirildiğini ve bunun komşu ülkelerle Avrupa için tehdit olduğunu belirten Gül, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye konusundaki performasının "utanç verici" olduğunu söyledi:

"Bu koşullar altında sıradan insanlar çok daha aşırılaşabilir. Bu sadece Türkiye için bir tehlike ve tehdit oluşturmaz, herkes için mesele olur. Hiç kimsenin Akdeniz kıyılarında Afganistan benzeri bir şeye müsamaha göstereceğini sanmıyorum. Bu yüzden uluslararası toplumun Suriye konusunda sağlam bir pozisyonu olmalı."

'Mısır'da cumhurbaşkanı olmak tehlikeli bir iştir'

Independent yazarı Robert Fisk, Mısır'da 3 Temmuz'da askeri darbeyle devrilen, ülkenin demokratik yollarla işbaşına gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin bugün mahkemeye çıkacağını belirterek, "Orgeneral Sisi'ye (Genelkurmay Başkanı Abdulfettah Sisi) "Mısır'ın lider olmak için çok tehlikeli bir yer olduğunu hatırlatmalıyım" diyor.

Yazar, Mursi ve 14 Müslüman Kardeşler üyesinin Aralık'ta Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde beş sivilin ölmesi nedeniyle halkı cinayete azmettirmekle suçlandığını belirterek şöyle devam ediyor:

"Bu suçlamalar Ağustos'ta Müslüman Kardeşler taraftarları arasında dehşet saçarak 600'den fazla insan öldüren polisler ve Baltacı adlı çetelere de yöneltilebilirdi. Mursi'yi bugün mahkemede görebilirsek, hala cumhurbaşkanı olduğunu söyleyecektir."

"Mısır'da lider olmak tehlikeli bir iş. Kral Faruk 1952'de devrildi, kraliyet yatıyla İtalya'ya gitmesine izin verildi. Orgeneral Muhammed Necib, Cemal Abdül Nasır tarafından ev hapsine alındı. Nasır İsrail'le savaşta hava kuvvetlerini, kara kuvvetlerini ve Sina çölünü kaybettikten üç yıl sonra kalp krizi geçirip öldü."

"Sonra subaylarından biri Enver Sedat, Sina'nın bir bölümünü geri aldı, İsrail'i ziyaret etti ve İsrail'le barış yaptığı için askerlerinden biri tarafından vurularak öldürüldü. Hava Kuvvetleri'ndeki arkadaşı Hüsnü Mübarek iktidara geldi, Arap Baharı sonrasında kendini mahkemede buldu. Orgeneral Mübarek'in davası temyiz aşamasında ve bugün halefi mahkemeye çıkıyor. Mursi'yi deviren adamın geleceğini henüz bilmiyoruz ama, Mısır cumhurbaşkanlığına henüz aday olup olmayacağını açıklamayan Orgeneral Sisi'ye sadece dikkatli olmasını söyleyebiliriz."

Times gazetesi de başyazısında Mursi'nin duruşmasının iktidarı elinde bulunduran generaller için bir sınav olacağını belirtiyor. Yazıda şöyle deniyor:

"Mursi'nin yargılanması adil ve tarafsız olmalı. Muhaliflere yönelik keyfi gözaltılara son verilmeli. Yeni anayasa tüm vatandaşların temel özgürlüklerini güvence altına almalı ve sonrasında yapılacak referandum uluslararası gözetim altında yapılmalı. Mısırlı yetkililer, yabancı medyanın Mursi'nin devrilmesine darbe demesine kızıyor. Orgeneral Sisi şimdi demokratik bir Mısır hedeflediğini göstermeli."

İlgili haberler