15 Kasım İngiltere Basın Özeti

İngiliz gazetelerinin ortak uluslarası konusu Filipinlerdeki tayfun felaketinin yol açtığı yıkım ve yardım çalışmaları...

Gazeteler yerle bir olan evler arasında çaresiz insanların ve yardım çalışmalarının görüntülerine yer veriyor.

Independent "dört milyon çocuk aç be susuz kalmış durumda" diyor.

Financial Times Filipinler yönetiminin felakete verdiği tepkinin yetersizliği nedeniyle giderek artan şekilde eleştirildiğini bildiriyor.

Times Çin'in yaptığı yardımı, diğer uluslararası güçlerin arkasında kalmamak için, "bir kaç dolar artırdığını" yazıyor.

Guardian BM'nin felaketzedelere verilen yardımın yetersiz kaldığını kabul ettiğini belirtiyor.

Daily Telegraph da ABD'nin de desteğiyle uluslarası yardımın artmaya başladığını yazıyor.

AB ve Japonya'da ekonomi durdu

Financial Times Euro bölgesi ve Japon ekonomilerinin büyüme umutlarını artık bir kenara bıraktığını kaydediyor.

Gazeteye göre bunun nedeni son verilerin zayıflayan ihracatla birlikte büyümenin yılın ikinci yarısında yüksek olmayacağına işaret etmesi.

Gazete son verilerin küresel canlanmanın da zayıf olduğuna işaret ettiğini belirtiyor.

Gazete, bir uzmanın Euro bölgesindeki durumun neredeyse durgunluğa işaret ettiği ve deflasyon riskini gündeme getirdiği yorumunu aktarıyor.

Financial Times bu yılın ikinci yarısının önde gelen ekonomilerin yeniden büyümeye başlayacağı dönem olarak lanse edildiğini hatırlatıyor.

IMF geçen baharda büyümenin "adım adım artacağını" ileri sürmüştü.

Ancak son veriler bu tahminlerin doğru çıkmadığına işaret ediyor.

Gazete, euro bölgesinin yeniden yavaşlamaya girmesinin, yılın başında bu bloğun 18 aylık resesyondan çıkmasının yarattığı olumlu havayı dağıttığını belirtiyor.

Financial Times özellikle Fransa'nın performansının zayıflığının dikkat çekici olduğunu ve euro bölgesinin geleceğine ilişkin kaygıları artırdığını yazıyor.

Zenginlerin Suriye'den kaçış hattı

Daily Telegraph Suriye'den kaçmak isteyen varlıklı mültecilerin binlerce dolar verdiklerini bildiriyor.

Habere, Cilvegözü sınır kapısından Türkiye'ye giriş yapan mültecilerin görüntüsü de eşlik ediyor.

Gazeteye göre, varlıklı Suriyelileri savaşın harabeye çevirdiği Suriye'den lüks bir yaşama taşıyan şebeke bir tarafta Lübnan ve Türkiye'den diğer tarafta Batı'nın gözde başkentlerine dek uzanıyor.

Gazete, binlerce yoksul Suriyeli ölümü göze alarak iltica arayışına girerken, varlıklı kesimin lüks gemiler ve uçaklarla yurt dışına çıktığını belirtiyor.

Gazete bu yöntemin on binlerce dolara mal olacağını ama bu parayı verebilenler için ilticanın çok rahat olduğunu yazıyor.

Mısır'ın yeni idolü: Sisi

Mısır belirsizlik ve şiddet arasında geleceğini ararken, ülkedeki askeri yönetimin lideri General Abdulfettah el Sisi bu geleceğin temel taşlarından biri olmaya aday görünüyor.

Independent'a göre Sisi Mısır'ın yeni idolü artık.

Konuya ilişkin değerlendirmeyi gazetenin Ortadoğu uzmanlarından Robert Fisk yapıyor.

Bu değerlendirmeye göre, bir darbe ile devlet başkanını deviren Sisi Mısır halkının giderek geniş kesimleri tarafından benimseniyor.

Müslüman Kardeşler üyesi olan devrik lider Mursi ülkenin seçimle işbaşına gelen ilk devlet başkanıydı.

Robert Fisk, Sisi'nin halkın gönlünü kazandığı kanısında.

Ancak bir uyarıda da bulunuyor.

Bölge üzerinde dünyaca tanınan bir uzman olan Fisk güvenlik koşulları daha da kötüleşir veya ekonomi dalışa geçerse, Sisi'nin popülerliğinin yerinde yeller esebileceği kanısında.

Fisk Mısırlıların generallere bir zaafı olduğu kanısında.

Nasır, Sedat, Mübarek hep ordu kaynaklı liderlerdi.

Ama Fisk Sisi'ye gösterilen sevginin bu zaafın da ötesine geçtiğini yazıyor.

Fisk Mısır halkının Mübarek döneminde olduğu türden bir çocuklaşma içinde olup olmadığını sorguluyor.

Ancak alttan alta pek çok şeyin değişmiş olduğunu da ima ediyor.

Independent yazarı, üst düzey bir Mısırlı yetkilinin, Sisi'nin cicim aylarının sonsuza dek sürmeyeceğini söylediğini aktarıyor.

Mısırlı yetkili şunları söylüyor: "Şu anda herşey iyi gidiyor onun için ama hele bir işler ters gitmeye başlasın; ekonomi kötüleşsin veya güvenlik ortamı kaybolsun, işte o zaman insanlar onu sorumlu tutmaya başlayacak".

İlgili haberler