2 Aralık İngiltere Basın Özeti

İngiltere basını, Başbakan David Cameron’un yaklaşık 100 İngiliz işadamı ile birlikte yaptığı Çin ziyaretine geniş yer ayırıyor.

Guardian gazetesinin baş sayfadan verdiği haberde Cameron’un “Çin’in Batı’daki en güçlü savunucusu olacağız” sözleri yer alıyor.

Cameron’un her iki ülke arasında “karşılıklı saygı ve anlayış üzerine kurulan bir diyalog” sözünü verdiği Caixin adlı dergideki makalesini aktaran Guardian gazetesi Başbakan’ın heyetinde mimar Zaha Gadid, İngiltere milli takımının eski futbolcusu Graeme Le Saux, İngiltere Sanat Konseyi başkanı Peter Bazalgatte, Jaguar Land Rover Yönetim Kurulu başkanı Ralf Speth ve West Ham United’ın Başkan yardımcısı Karren Brady’nin de bulunduğunu yazıyor.

Muhalif İşçi Partisi, Cameron’u heyete ‘kendisine yakın isimleri almakla’ suçluyor.

Çin’in, AB’den ithal edilen güneş enerjisi panellerine karşı damping başlatması üzerine Pekin ve Brüksel arasında ‘ticaret savaşı’ yaşanmıştı.

Guardian, geçen ay 16’ncısı düzenlenen AB-Çin zirvesinde ikili ticaret faaliyetlerinin 2012’deki 580 milyar dolar seviyesinden 2020’ye kadar 1 trilyon dolara çıkarılması anlaşması için görüşmelerin başladığını hatırlatıyor. Gazete bu serbest ticaret anlaşmasıyla, AB’nin Çin’den Avrupa’ya ucuz mal akını başlayacağından endişelendiğini söylüyor.

Cameron’un Caixin adlı dergi için kaleme aldığı makalede, AB ve Çin arasındaki anlaşmanın İngiltere için 1.8 milyar sterlin kazanç anlamına geleceğinin altını çiziyor.

Independent gazetesi de Cameron’un Çin ziyaretinin “Açık bir İngiltere, giderek açılan Çin’in en ideal ortağıdır” mesajı verdiği yorumunu yapıyor.

Fakat gazete, Cameron’un geçen yıl Dalay Lama’yı Londra’da ağırlamasının Çin’i öfkelendirdiğini ve ziyaretin bu tepkinin gölgesinde geçebileceğini yazıyor.

Ukrayna'daki gösteriler

İngiltere gazetelerinde Ukrayna’daki AB yanlılarının hükümet karşıtı protesto gösterilerine de geniş yer ayrılıyor.

Financial Times gazetesi baş sayfasından verdiği gösterileri iç sayfalarındaki yorumlarla genişletiyor.

Gazete, Ukrayna Başbakanı Viktor Yanukoviç karşıtı gösterilerin şiddetini arttırdığına dikkat çekip “Adının açıklanmaması şartıyla konuşan bir hükümet danışmanı, Başbakan’ın devrilebileceğini söyledi” diyor.

Financial Times’ta Neil Buckley imzalı analizde de gösterilerin 2004 yılından sonra en geniş katılımlı ve en büyük gösteriler olduğu belirtiliyor.

Buckley, “2004 yılındaki gösterilerden farklı olarak bu gösterilerin bir lideri yok. Yanukoviç rejimi, yetkililerin dokuz yıl önce kaçındığı şiddeti çoktan uyguladı” diyor.

Yazar, Facebook’ta gösteri çağrısı yapan ilk sayfanın kurucusu gazeteci Mustafa Nayem’in şu sözlerine yer veriyor:

“Halkın bir politikacı için mücadele etmediği çok açık. Kendi gelecekleri için mücadele ediyorlar. Bu kuşak değişimidir.”

Suriye'de 'savaş ekonomisi'

Financial Times gazetesinde Abigail Fielding-Smith imzalı bir haberde Suriye’de ‘savaş ekonomisi’ ele alınıyor.

Suriye’deki savaşın ve yaptırımların ekonomik darbe vurmasına karşın, çatışmalardan kazanç elde edenler olduğuna da dikkat çekilen haberde, moloz toplamak, ithalat ve kaçak dövizlerden büyük gelir sağlandığı belirtiliyor.

Suriye’de büyük bir sanayi firmasına ‘yıkılan kentlerdeki binalardan hurda metaller toplamak için ruhsat verildiğine’ dair haberler olduğunu yazan gazete, hükümet yanlısı bir işadamının şu sözlerine yer veriyor:

“Eğer halkı, savaşın bitmesini isteyenler ve kazanç sağladıkları için savaşın bitmemesini isteyenler diye ikiye ayırırsanız, çoğunluğun savaşın bitmemesinden yana olacağını tahmin ediyorum.”

Moloz ve hurda toplamanın yanı sıra en büyük gelirin ‘ithalattan’ sağlandığı ifade ediliyor.

Financial Times, hükümetin yaptırımlar nedeniyle ödemekte zorlandığı ürünleri özel firmaların ülkeye getirdiğini, her ne kadar ithalat oranları düşse de hükümetin sübvanse ettiği tahıl, şeker ve ilaç gibi temel malzemelerin ithalatına ihtiyaç duyduğunu yazıyor.

Gazeteye konuşan Şamlı bir bankacı, son birkaç ayda Ukrayna gibi ülkelerden, üçte biri özel sektör tarafından olmak üzere yaklaşık 4-5 milyar dolar değerinde gıda ve ilaç ithal edildiğini söylüyor.

Gıda ve ilaçlar yaptırım kapsamı dışında tutuluyor fakat bankalara uygulanan yaptırımlar nedeniyle Lübnan gibi komşu ülkelerden ithalat yapanlar genellikle özel şirketler oluyor.

Financial Times, Suriye’de döviz kaçakçılığının da büyük bir gelir kapısı oluşturmaya başladığına dikkat çekiyor.

Haberde ayrıca rejim birlikleri ve silahlı muhaliflerin çatışmaları nedeniyle yakıt kaçakçılığının da azaldığı, dolayısıyla fiyatların da arttığı belirtiliyor.

Suriye’deki savaşa ilişkin bir diğer haber de Independent gazetesi yazarı Robert Fisk imzası taşıyor.

Fisk, Suriye’de ölen Ermenileri yazdığı haberinde 1915-1916 olaylarını ‘soykırım’ olarak niteleyip “Ermeni soykırımından yaklaşık bir asır sonra bu insanlar hala Suriye’de katlediliyor ve kutsal mekanlarına hakaret ediliyor” diyor.

Suriye’deki Ermenilerin ‘yeniden Lübnan’a, Avrupa’ya ve Amerika’ya kaçmak zorunda kaldıklarını’ ifade eden Fisk, kiliselerinin de tahrip edildiğini belirtiyor.

Times gazetesi, İngiltere halkının AB üyesi diğer ülkelerden gelen göçmenlere tepki gösterdiğini yazıyor.

Gazete, İngiltere, Polonya, Fransa ve Almanya’da yapılan bir anket sonuçlarını aktardığı haberinde, “İngilizler çoğunlukla, Avrupalı göçmenlerin ülkeye olumsuz etki yarattığını düşünüyor” diyor.

İşadamlarının Avrupalı göçmenlerin olumsuz etki yarattığı konusunda hem fikir olduklarını belirten gazete, yine de halkın geri kalan kesimi kadar tepki göstermediğini belirtiyor.

İlgili haberler