5 Aralık İngiltere Basın Özeti

İngiltere’de bugün manşetlerin çoğu, ünlü İngiliz aşçı Nigella Lawson’un asistanlarının yolsuzluk yaptığı iddiasıyla görülen davada ‘kokain kullandığını’ itiraf etmesine ayrılıyor.

İngiltere’nin önde gelen ailelerinden olan ve televizyon programları ile kitapları büyük ilgi gören Nigella Lawson’un mahkemeye giderken çekilen fotoğrafının yer aldığı gazetelerin baş sayfalarında Lawson’un, “Kokain kullandım ama bağımlı değilim” sözleri başlığa taşınıyor.

Nigella Lawson’un asistanlarının kredi kartlarını izinsiz kullanıp 300 bin sterlin dolandırdıklarını iddia ettiği davada, ayrıldığı eski eşi ünlü reklamcı ve sanat koleksiyoncusu eski eşi Charles Saatchi’nin ‘Lawson’un kokain kullandığına’ dair ifadeleri de duruşmada gündeme geldi. Bunun üzerine Lawson, hayatının ‘iki sıkıntılı döneminde kokain kullandığını’ itiraf etti.

Saatchi, dolandırılmasıyla ilgili olarak Lawson’a gönderdiği bir e-posta’da ‘harcamaları Laswon’un izniyle yaptıklarını iddia eden asistanların haklı olduklarını’ savunup eski eşinin uyuşturucu kullandığı için harcamalarına izin verdiğini yazmıştı. Asistanlar da, Lawson’un ‘kokain kullandığının gizlenmesi şartıyla kredi kartlarını kullanmalarına izin verdiğini’ iddia ediyor.

Devam eden davanın ilk duruşmasında kokain kullandığını itiraf eden Nigella Lawson için Guardian gazetesi “Ev Hanımlarının Tanrıçası” ifadesini kullanıyor ve Lawson’un eşini kastederek söylediği “Bu plan beni yok etmek için” sözlerini sayfalarına taşıyor.

Daily Telegraph da Lawson’un mahkemede, eski eşi Saatchi’den şiddet gördüğü dönemi için ‘ev içi terör’ ifadesini kullanıp kokaini bu dönemde ve eski gazeteci eşi öldüğü dönemde kullandığına dair itirafını aktarıyor.

Independent gazetesi de baş sayfasında, Nigella Lawson’un “Uyuşturucu, zorbalık ve eşimin beni yok etmesi…” sözlerini paylaşıyor.

Independent gazetesinde Paul Cheston imzalı kısa bir analizde de Nigella Lawson için şu yorum yapılıyor:

“O yumuşak bakışlar ve hülyalı kışkırtıcı ses yerini, bir baş hemşirenin otoriter havlamasına bıraktı…”

İngiltere'de bütçe açıklaması

İngiliz gazetelerinde öne çıkan bir diğer haber de, İngiltere Maliye Bakanı George Osborne’un bugün yapacağı ve İngiltere’de ‘Sonbahar Açıklaması’ olarak bilinen bütçe raporunun içeriğine ilişkin.

Osborne’un açıklamasında emeklilik yaşını ‘2060 yılında 70’e çıkaracağını’ söyleyeceğini yazan gazetelerin çoğu baş sayfa manşetlerine de bu ifadeyi yerleştiriyor.

Times gazetesi “Osborne, gençlere 70 yaşına kadar çalışın diyor”, Daily Telegraph, “50 yaşın altındaki milyonlarca kişi emeklilik maaşı için daha çok çalışacak”, Guardian, “Devlet emekli olmak mı? ’70 yaşına kadar olmaz’ - Osborne”, Independent, “70 yaşına kadar çalışın” başlıklarını atıyor.

Independent gazetesinde konuyla ilgili yer alan haberde şu ifadeler var:

“Sonbahar Açıklamasında, 1990’dan sonra doğanlar, mevcut sisteme göre emekli maaşları için beş yıl daha fazla çalışacak. Yeni önlemlerle, önceden 2020 yılında emeklilik yaşını 66’ya ve 2028’de 67’ye çıkarılacağı açıklamalarıyla belirtilen kazancın üstüne 100 bin sterlin eklenerek, gelecek 50 yıl içinde 400 milyar sterlin gelir sağlanması bekleniyor.”

'Iraklı Şiiler Suriye'ye gidiyor'

Independent gazetesinde Patrick Cockburn imzalı bir haberde, binlerce Iraklı Şii savaşçının Suriye’deki Seyyide Zeynep türbesini korumak için Suriye’ye akın ettiği yazıyor.

Şam’da Cocburn’e konuşan Sattar Halaf adlı yaralı Iraklı, “Suriye’deki savaş, Beşar Esad rejimini ve Baas Partisi için değil, Peygamber’in ailesinin türbelerini korumak için” diyor.

Independent gazetesindeki haber şöyle devam ediyor:

“Şii liderler, Suriye’de sayıları 3 bin 800 ila 4 bin 700 arasında değişen Iraklı savaşçı olduğunu fakat son beş ayda yeni gönüllü katılımı olmadığını söylüyor. Irak’taki 20 milyon Şii Müslüman Suriye’de rejimi devirmek isteyen Sünni ağırlıklı muhalefeti ve Irak’taki yansımalarını kendilerine tehdit olarak görüyor.”

“Irak Şam İslam Devleti, saldırılarında Suriye ordusu ve Sünni olmayanlar arasında ayrım gözetmiyor. Irak’ta Şiiler ve Kürt siviller onların hedefinde. Ama, İran’ın telkinlerine rağmen Irak’taki Şii siyasi ve dini yönetim kapı komşusundaki savaşa çekilmek istemiyor.”

'Batılı yetkililer İslamcılarla görüştü'

Daily Telegraph ve Times gazetesinde, Batı’nın Suriyeli İslamcılarla görüştüne ilişkin haberler dikkat çekiyor.

İngiliz The Daily Telegraph’ın deneyimli Ortadoğu muhabiri Richard Spencer imzalı ve “İngiltere Suriye’de savaşan İslamcılarla yüz yüze görüşmelerde bulunuyor” başlıklı haberde şu ifadeler yer aldı:

“Ankara’daki görüşmeleri, Suudi Arabistan’ın daha saldırgan bir tavır sergilemesiyle son aylarda muhalifler üzerindeki etkilerinin azaldığını gören Türkiye ve Katar ayarladı. Batı tarafında İngiltere, ABD, Türkiye, Katar ve geçen yılın başlarında muhalifleri destekleyen ‘Suriye’nin Dostları’ adlı grubun içindeki diğer ülkeler vardı.”

Gazeteye konuşan Batılı bir yetkilinin, “Sanırım, bu İslamcıların uluslararası toplumdan ne istediklerini merak ediyorlardı” yorumunu aktaran gazete, şöyle devam ediyor:

“Yetkili, [Batı tarafının] görüştükleri grup içinde ‘kötü niyetli’ sayılabilecek unsurlar bulunduğu konusunda hemfikir olduklarını da ekledi.”

Daily Telegraph’a konuşan yetkili, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanı İdris Selim’in “Suriye dışında demokrasiye inanan ve görüşmelere dâhil olmak isteyen muhalefet ile sahada, Şeriat devleti kurulmasını isteyen savaşçılar arasında kaldığını” söylüyor.

Times gazetesi de Batılı yetkililerin İslami Cephe adıyla birleşen Suriyeli İslamcılarla görüştüğü haberine yer veren bir diğer İngiliz gazetesi.

Gazete, “Batılı heyetler, uluslararası barış sürecine çekilmeleri ve giderek büyüyen El Kaide tehdidine karşı mücadeleye destek vermeleri için Suriye’deki İslamcı isyancılarla bir araya geldi” diyor.

İslami Cephe’nin El Nusra ve Irak Şam İslam Devleti’ni kapsamadığı hatırlatılan haberde şu ifadeler var:

“Batı, bölgede artan güçlerine ve Batı destekli Suriye Ulusal Konseyi ve askeri kanatları ÖSO’nun etkilerini kaybetmesine rağmen şimdiye kadar İslamcı muhaliflerle iş yapmaya yanaşmadı. Bu girişimin amacı, İslamcıların gelecek ay Cenevre’de düzenlenecek barış görüşmelerine katılmaları konusunda ikna etmek. Batılı hükümetler, siyasi sürece katılmalarına dair şüpheler olsa da onların desteği olmadan anlaşmaya varılamayacağından endişe ediyor.”

Almanya'da Neo Nazi dosyaları yeniden açılıyor

Times gazetesinde yer alan bir haberde, Almanya polisinin ‘Neo Nazi bağlantısı olabileceği’ şüphesiyle aralarında 1990lı yıllarda işlenen cinayetlerin de olduğu 746 dava dosyasını yeniden açacağı yazıyor.

Alman polisinin bu kararı, 2011’de sekiz Türk, bir Yunan ve bir polisin ölümünün ardında aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü NSU’nun çıkmasının ardından aldığı belirtiliyor.

Times’ın haberi şöyle devam ediyor:

“Polis, Türk – Yunan toplumları arasındaki kavgadan kaynaklanmış olabileceği gerekçesiyle on kişinin ölümündeki Neo Nazi bağlantısını yıllar süren soruşturmalarda bulamadığı için ‘sağa gözünü kapamakla’ suçlanmıştı… Almanya İçişleri Bakanlığı sözcüsü Hendrik Lörges, dün yaptığı açıklamada, yetkililerin, aşırı sağa dair işaretler olabileceği gerekçesiyle1990 ve 2011 arasında işlenen 3 bin 300’den fazla faili meçhul cinayetin davalarının yeniden incelenmesini tamamladıklarını söyledi.”

Gazete, 21 yıllık dönemde işlenen 63 cinayette neo Nazi bağlantısına dair işaretler bulunduğunu söyledi.

Sekizi Türk, 10 kişiyi öldürmekle suçlanan NSU üyesi Beate Zschape’nin Münih’te görülen davası devam ediyor.

İlgili haberler