9 Aralık İngiltere Basın Özeti

Guardian gazetesi eski Güney Afrika lideri Nelson Mandela için yarın düzenlenecek cenaze töreninin aşırı ilgi nedeniyle Güney Afrikalı yetkilileri zora soktuğunu yazıyor.

Habere göre ülke içinde törene yönelik büyük ilginin yanında dünyanın dört yanında binlerce gazeteci ve tarihi anlara tanıklık etmeyen turist Güney Afrika’ya geldi.

Gazete, etkinlikler sırasında çok fazla gazetecinin çekim yapmasının gerilime neden olduğunu aktarıyor.

Haberde, yetkililerin halka bulundukları yerlerdeki törenlere katılmaları, 95 bin kişilik FNB futbol stadyumundaki gösterilere uzaklardan gelmemeleri çağrısı yaptıkları aktarılıyor.

Guardian’da ayrıca William Gumede imzasıyla yayınlanan bir analizde Mandela sonrası ANC’nin (Afrika Ulusal Kongresi) bölünme ihtimalinin bulunduğu aktarılıyor.

‘ANC’nin son şansı’ başlıklı yazıda Mandela’nın son dönemde aktif politika içinde olmamasına karşın ANC için bir tutkal görevi gördüğü ve partiyi birarada tuttuğu ancak ölümünden sonra bunun değişebileceği belirtiliyor.

Gumede, gelecek yıl yapılacak seçimlerde seçmenlerin Mandela’nın hatırına bir kez daha partiye oy verebileceklerini ancak daha sonrası için bunun bir garantisinin bulunmadığı zira parti tabanının parti ve hükümet yönetiminden rahatsız olduğu, partinin özünden koptuğunu düşündüğünü belirtiyor.

Güney Afrika’nın kötü ekonomisi

Financial Times’ta Güney Afrika’nın ekonomik durumuyla ilgili Andrew England ve Javier Blas’ın Güney Afrika’dan kaleme aldıkları analiz dikkat çekiyor.

Yazıda ANC’nin (Afrika Ulusal Kongresi) 20 yıllık iktidarına rağmen ülkenin bugün içinde bulunduğu ekonomik zorluklara ve eşitsizliklere dikkat çekiliyor.

Analizde Güney Afrika’nın dünyanın en eşitsiz toplumlarından biri olduğu belirtiliyor.

England ve Blas özetle, Güney Afrika’da ekonomik büyümenin yavaşladığını, 2006’da 5.6 olan büyüme rakamının yüzde 2’nin altına düşmesinin beklendiğini, cari açığın kaygı verici ölçüde büyüdüğünü, ulusal para birimi Rand’ın ABD doları karşısında son dört yılın en düşük seviyesinde olduğu, işsizliğin yaklaşık yüzde 25 oranında olduğunu aktarıyorlar.

Yazıda toplumsal eşitsizliğe de vurgu yapılmış. Dünya Bankası verileri referans gösterilerek ‘varlıklı ve yoksul kesim arasındaki aranın yüksek olduğu, Afrikalılar’ın yüzde 85’inin fakir, beyazların yüzde 87’sininse orta sınıf veya üst orta sınıf olduğu’ aktarılıyor.

Yazının sonunda IMF’nin ülkenin yapısal problemlerine dikkat çektiği belirtilirken bu yapısal problemlerin giderilmemesi durumunda Mandela’nın müreffeh, eşitlikçi, birbirine bağlı toplum rüyasının yakalanmasının zor olacağı aktarılıyor.

Suriyeli muhaliflerin radikal gruplara karşı ‘sosyal planı’

Independent’ta Richard Hall imzasıyla yayınlanan Suriye ilgili haber göze çarpıyor.

Haberde Suriye’deki 'ılımlı muhalif' grupların radikal İslamcı gruplara karşı insanları kazanmak için yeni bir kampanyayı hayat geçirdikleri ve muhaliflerin denetimindeki yerlerde radikal grupların da yaptıklarına benzer şekilde fazladan yardım ve kamu hizmeti vaat ettikleri belirtiliyor.

Hall öncelikle Suriye’de IŞİD gibi radikal İslamcı grupların bulundukları yerlerde yemek ve yardım dağıtımı, okulların ve mahkemelerin kurulması gibi yöntemlerle etkinliklerini artırdıklarını belirtiyor.

Buna göre 'ılımlı gruplar' da benzer yardım kampanyaları için kolları sıvamış.

Independent’a konuşan, muhalif Yüksek Askeri Konsey’in bir üst düzey danışmanı şunları söylemiş: “El Kaide’yle mücadele etmek için onlara sadece askeri olarak değil sosyal anlamda da karşı koymamız gerektiğinin farkına vardık.”

Plana göre Suriyeliler eğer radikal gruplardan mı yoksa ılımlı gruplardan mı destek alacaklarını seçebilecekleri durumda ikincisini tercih edecekler.

Gazeteye konuşan danışman ayrıca insanların aşırı uçtaki inançları nedeniyle IŞİD’i sevmediğini ancak çaresiz oldukları için yardımları geri çeviremediklerini belirtmiş.

Yüksek Askeri Konsey bu yeni plan doğrultusunda yiyecek ve tıbbi malzeme dağıtımını artırmak adına Halep, İdlib ve Şam’ın kenar mahallelerinde ofisler kurmuş.

Konsey’in ayrıca bir polis gücü kurmayı ve eğitim programlarını daha fazla hayata geçirmeyi planladığı da söyleniyor.

‘Arap ülkeleri ABD’ye tepkili’

Daily Telegraph’ta ise Bahreyn Veliaht Prensi Şeyh Salman bin Hamad al Khalifa ile yapılmış röportaj dikkat çekiyor.

Gazetenin Savunma Editörü Con Coughlin’in yaptığı röportajda Bahreyn’in ABD’ye yönelik uyarısı göze çarpıyor.

Şeyh Salman, İran’la son nükleer anlaşma sonrası Washington ve bazı Arap ülkeleri arasında keskin gerilimler ortaya çıktığını söylemiş.

ABD’nin Orta Doğu’ya 'şizofrenik' yaklaşımın değiştirmesi gerektiğini söyleyen Şeyh Salman, ABD’nin yanlış politikaları nedeniyle birçok Arap ülkesinin Rusya ile ilişkilerini artırdığını belirtiyor.

İlgili haberler