18 Aralık İngiltere Basın Özeti

Türkiye'de siyaset, bürokrasi ve iş dünyasını sarsan son yılların en büyük yolsuzluk operasyonu bugün İngiliz gazetelerinde geniş yer buluyor.

Operasyonda aralarında İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan ve Çevre Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar da dahil olmak üzere 50'den fazla kişi gözaltına alınmıştı.

Guardian, operasyonun Başbakan Erdoğan üzerindeki baskıyı arttırdığını ve yerel seçimlere aylar kala hükümette bir şok dalgasına yol açtığını yazıyor.

İstanbul'dan Constanze Letsch imzalı haberde, dünkü eş zamanlı baskınların Gezi Parkı protestolarından bu yana Başbakan Erdoğan'ın iktidarına yönelik en büyük başkaldırı olduğu ifade ediliyor.

Gözaltıların Erdoğan yönetiminin kalbine kadar girdiği, hükümete yakın iş adamlarının da gözaltına alınanlar arasında olduğu, gözaltıların yolsuzluk, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalarla yapıldığı belirtiliyor.

Guardian, bu beklenmedik gözaltı dalgasının Erdoğan hükümeti ile eski müttefiki Gülen hareketi arasındaki çatışmanın kızıştığını gösteren kuvvetli bir işaret olarak yorumlandığını aktarıyor.

Haberde, gözaltına alınanlar arasında üç bakanın oğlunun yanı sıra, devlet denetimindeki Halkbank'ın Genel Müdürü'nün, AKP'ye bağlı bir belediye başkanının (Fatih Belediye Başkanı) ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren Ali Ağaoğlu, Osman Ağca ve Emrullah Turanlı gibi iş adamlarının da olduğu bilgilerine de yer veriliyor.

Savcılık ve emniyetten konuyla ilgili kendilerine bir açıklama yapılmadığının belirtildiği haberde, sosyolog Yaşar Adanalı'nın şu görüşleri aktarılıyor:

"Gözaltılar, mevcut siyasi ve iş dünyası elitini en yumuşak noktalarından vuruyor: İnşaat ve yolsuzluktan. Emlak sektöründe ya da altın ticaretinde böylesi anlaşmaların yapılıyor olması şaşırtıcı değil. Şaşırtıcı olan böyle bir operasyonun mümkün olması.

"AKP'nin seçim kampanyaları hep dev inşaat projelerini temel alır. Böylece Türkiye'nin istikrarlı bir şekilde büyüdüğü, herkesin zenginleştiği mesajı verilir. Şimdi hükümetin tam da bu sektörlerde yolsuzluklara dayalı bir sistem kurmakla suçlanması, seçimler öncesinde onlara verilebilecek en büyük zarar."

Financial Times da Türkiye'nin dünkü baskınların ardından "çalkalandığı" tespitinde bulunuyor.

Türkiye'de bakanların dokunulmazlıkları olduğu için gözaltıların yasal olarak hükümete mümkün olan en yakın noktaya kadar geldiğini yazan gazete, Başbakan Erdoğan'ın konuyla ilgili olarak içeride ve dışarıdaki "karanlık odaklar" tarafından kurulmuş bir "tuzak" değerlendirmesi yaptığı aktarılıyor.

Daniel Dombey imzalı Financial Times haberinde de hükümet ile Gülen hareketi arasındaki çatışmaya dikkat çekiliyor ve bazı hükümet yetkililerinin Gülen hareketini "devlet içinde devlet" olarak nitelendirdiği yazılıyor.

Haberde, operasyonu Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün yönettiğine de vurgu yapılıyor ve Öz'ün Gülen hareketi ve emniyet arasındaki ilişkileri eleştiren iki gazetecinin, Ahmet Şık ile Nedim Şener'in tutuklanmasında rol oynadığına dikkat çekiliyor.

Haberde Gülen hareketinin operasyonla herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları reddettiğine de yer veriliyor.

Times'ın konuyla ilgili haberinin başlığı ise: "Toplu gözaltılar Türkiye'nin Başbakanını bir yolsuzluk skandalına sürüklüyor."

Times haberinde de diğer gazetelerde olduğu gibi gerek operasyon hakkındaki bilgiler gerekse AKP hükümeti ile Gülen hareketi arasındaki ilişkiler ayrıntılı olarak okuyuculara aktarılıyor.

Haberde Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın şu görüşlerine de yer veriliyor:

"Yargı, yanına bazı emniyet güçlerini de katarak, iktidarın kalbini hedef aldı. Bunun geçmişte bir emsali yok."

Haber, yolsuzluk skandalının hükümete Gezi olaylarından daha çok zarar verebileceğini söyleyen Çandar'ın şu sözleriyle son buluyor:

"Bu artık bir iç savaş. Bütün tartışma yolsuzluğa dayalı ve bu hükümet için Aşil'in topuğu (en zayıf noktası) olabilir."

Kırılgan beşli

Financial Times'da yer alan bir diğer haberde ise Amerikan Merkez Bankası Fed'in tahvil alımlarını kademeli olarak azaltacağı yönündeki açıklamanın beklendiğine dikkat çekiliyor.

Bunun Morgan Stanley tarafından "kırılgan beşli" olarak nitelendirilen ülkeleri özellikle etkileyebileceği yazılıyor.

"Kırılgan beşli" arasında Türkiye de var.

Financial Times muhabiri Daniel Dombay'in değerlendirmesinde, Türkiye'deki bazı yatırımcıların eğer faiz oranları düşük tutulursa Fed'in açıklamasının etkisinin düşük olacağı tahmininde bulundukları belirtiliyor.

Türkiye'nin kamu borçlanmasının sağlıklı seviyelerde, bütçe açığının da düşük olduğu; buna karşın sıcak paraya çok bağımlılığı bulunduğu ifade ediliyor.

Mevcut cari açığın yüzde 80'inden fazlasının doğrudan yabancı yatırımlardan ziyade, kısa vadeli fonlarla kapatıldığı belirtiliyor.

Yazıda ayrıca, Türkiye'nin ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidecek olması, siyaset sahnesindeki çatışmalar ve son gözaltı dalgasısının da risk algısı yaratabileceği ifade ediliyor.

İlgili haberler