31 Aralık İngiltere Basın Özeti

İngiltere'de gazeteler bugün Türkiye'de piyasaların toparlanmasına, Rusya'da gerçekleşen bombalı saldırıların ardından alınacak güvenlik önlemlerinin olası etkilerine ve Formula 1 pilotu Michael Schumacher'ın kazasına yoğunlaşıyor.

Financial Times için İstanbul'dan yazan Daniel Dombey, "Liranın rekor düşüşünden sonra Türk piyasaları toparlanıyor" başlıklı haberinde Türkiye'de başlatılan yolsuzluk soruşturmasının ardından rekor seviyede düşen liranın ve piyasaların toparlanmaya başladığını yazıyor.

Geçen Cuma günü dolar karşısında 2,17 seviyesine gerileyen liranın 2,12 seviyesine yükseldiğini ve Borsa İstanbul endeksinin de %6,5 oranında yükseldiğini belirten haber şöyle devam ediyor:

"Borsa İstanbul endeksine ve güçlenen liraya işaret eden Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter üzerinden yayınladığı mesajda 'Felaket tellalları için kötü bir gün' dedi.

Şimşek liranın değerindeki değişikliklerin Türkiye'nin büyük kamu açığını kapamasına yardımcı olabileceğini, ve ekonomik yavaşlamanın da geçici olacağını söylüyordu. Ama uzmanlar, ekonomik sekmeye rağmen Türkiye'nin siyasi risklerinin devam ettiği yönünde uyarıda bulunup merkez bankasının liranın değerini arttırmak için döviz satmak zorunda kaldığına işaret ediyor.

İstanbul'da bulunan BGC Partners'dan Özgür Altuğ, merkez bankasının 24 Aralık tarihinden bu yana 2,4 milyar dolar satmak zorunda kaldığına; buna ek olarak da dün 600 milyon doların satıldığına ve bugün 600 milyon dolar daha satılacağına dikkat çekiyor. Kendisi bankanın net rezervinin 38,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu tahmin ediyor. Bu, diğer yükselen piyasalara oranla oldukça düşük.

Altuğ '2014'te her şey yeni yıldaki siyasi risk primine ve yabancılar Türkiye'ye bakışına bağlı olacak.' diyor.

Erste Securities'den Nilüfer Sezgin de geçen hafta yerli kişilerin panik içinde döviz satmasından dolayı şimdi bir sekme görülmesinin doğal olduğunu belirtiyor. Kendisi ayrıca "Görünümde bir değişiklik yok. İnsanlar hâlâ son günlerdeki gelişmelerden endişeli." diyor.

Ama iç talebe bağlı bir ekonominin yolsuzluk skandalından; ve ülkenin 164 milyar dolarlık kısa dönem döviz borcunun liranın değer kaybetmesinden nasıl etkileneceği hâlâ kesin değil."

Independent: 'Canavarlıkların ardından alınan güvenlik önlemleri güzel olmayacak'

Independent gazetesi için yazan Mary Dejevsky, Rusya'nın Volgograd şehrinde Olimpiyatlar öncesinde gerçekleştirilen intihar saldırılarının ardından alınacak güvenlik önlemlerinin "güzel olmayacağını" yazıyor.

Olayları yorumlayarak kaleme aldığı makalede Dejevsky, "Kremlin, Soçi Olimpiyatlarının Rusya'yı uyum içinde yaşayan modern bir ülke olarak yansıtmasını istiyor." diyor ve makalesine şöyle devam ediyor:

"Ters giden her şey bu isteği baltalıyor. Putin'i bekleyen zorluk şu: Soçi ve etrafı güvenli hale getirilebilecek olsa da Rusya'nın geri kalanı için aynısını söylemek zor. Başka yerlerde meydana gelecek saldırılar Putin'in verdiği güvenlik garantisi hakkında soru işaretleri doğuracaktır.

Şimdi büyük ihtimalle saldırıdan sorumlu kişilerin yakalanması ve Putin'in ilk Volgograd saldırısından sonra dediği gibi 'her yol başvurarak' etkisiz hale getirilmesi için büyük bir istihbarat operasyonuyla karşılaşacağız."

Rusya'daki saldırılara verilecek tepkiler hakkında yorum yapan Oliver Bullough ise makalesini Telegraph için kaleme almış. Bullough ise makalesinde Çeçen isyancılara odaklanıyor.

"Acımasız ve kanlı bir öç isteği olan isyancıların hedefi yok" başlıklı makalesinde Bullough şöyle yazıyor:

"Rusya tarihinde [Volgograd saldırılarına] eş değer bir şey bulabilmek için 1999 yılına dönmek lazım. 1999 yılının Eylül ayında bir hafta içinde gerçekleştirilen bir dizi bombalı saldırı Moskova'da apartmanları yerle bir etmişti. Ruslar panik içinde kaçışırken yetkililer güçsüz görünmüştü.

Zamanın başbakanı –inkar etmelerine rağmen- olaydan Çeçenleri sorumlu tutup orduyu devreye sokmuştu. Ordunun Çeçenlerin bağımsızlığını ilan ettikleri kırılgan ülkesini ezmesi, Putin'in Sovyetler Birliği sonrasında Rusya'nın çöküşünü geriye çevirme ihtirasına tercüman olmuştu. Zira Boris Yeltsin'in Müslüman Çeçenler karşısında yenilmesi ülkenin çöküşüne işaretti.

(…) Soçi'yi çevreleyen dağların ötesinde işler iyi gitmiyor. Putin isyancıların liderlerini öldürmüş olsa da isyancılar hâlâ orada.

Bağımsız bir ülke elde edemeyeceklerinden bu Müslüman gençler şimdi bu amaçla savaşmadıkları gibi uğrunda savaştıkları bir gaye de yok. Öç için öfkeyle veya savaşın alevleri arasında saptırılan bir din uğrunda savaşıyorlar.

Putin Çeçenistan'ı 'yatıştırdığından' beri intihar bombacıları havalimanlarına, uçaklara, istasyonlara, trenlere, sokaklara, otobüslere, rock konserlerine ve pazarlara saldırmaya başladı.

Bu saldırılar ıstırap ve ölümden başka bir şey elde etmediyse de devam ediyorlar."

Telegraph: 'Schumacher için 'kritik' 48 saat'

Telegraph gazetesi, ünlü Formula 1 pilotu Michael Schumacher'ın geçirdiği kazaya geniş yer ayırıyor. Gazete, pilotu tedavi eden doktorların, Schumacher'ın kask takmaması durumunda şimdiye ölmüş olacağını söylediklerini aktarıyor.

Telegraph ayrıca Schumacher'ın sağlık durumunun en kritik 48 saate girdiğini, ve bunun sonucunda hayatta kalıp kalmayacağının belli olacağını aktarıyor.

Gazete buna ek olarak doktorların Schumacher'ın hayati tehlikesi veya olası beyin hasarı konusunda yorum yapmaktan kaçındıklarını, ama "beyninde büyük miktarda yara olduğunu" söylediklerini okuyucularıyla paylaşıyor.

Guardian: 'Bakan Suriye oylamasına duyulan öfkeyi aktardı.'

Guardian gazetesi, İngiltere'nin Suriye'de askeri müdahaleye destek verip vermemesi konusunda yaz aylarında yapılan oylama hakkında Dışişleri Bakanlığı'ndan eski bir bakanın sözlerine yer veriyor.

Gazeteye konuşan Alistair Burt, İngiltere'nin oylama sonucunda kendini "anayasal bir kargaşa" içinde bulduğunu ve meclisin ancak Falkland Adaları'nı veya Gibraltar'ı korumak için askeri müdahaleye izin verecek duruma geldiğini söylemiş.

Guardian, Burt'ün Esad hükümetine karşı askeri müdahaleye milletvekillerinin destek vermemesinin muhalif güçlerini "yıkıma uğramış bir halde" bıraktığını söylediğini yazıyor.

Times: 'Genelkurmay başkanı erken seçim isterken gazeteciler tutuklandı'

Times gazetesi, Mısır'da genelkurmay başkanı Abdulfettah el-Sisi'nin yakında cumhurbaşkanı olabileceğini ama "İslamcı cumhurbaşkanı Mursi'nin devrilmesinden bu yana gücü daha da eline aldığını" yazıyor.

Sisi destekçilerinin cumhurbaşkanlığı seçimlerinin erkene alınması yönünde sivil hükümete baskı uyguladığını yazan gazete, "kutuplaştırıcı genel seçimlerden önce kuvvetli bir cumhurbaşkanının iktidara gelmesinin istendiğini" aktarıyor.

Ama gazete bu sırada aralarında eski BBC muhabiri Peter Greste'nin de olduğu El Cezire muhabirlerinin "yasadışı" ilan edilen Müslüman Kardeşler'le röportaj yaptıklarından dolayı tutuklandığına dikkat çekiyor.

İlgili haberler