21 Şubat İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Ukrayna'da polis ve muhalif göstericiler arasındaki kanlı çatışmalar tüm İngiltere gazetelerinin manşetlerinde.

Birinci sayfasına "Ukrayna'nın en kanlı günü" atan Guardian, öldürülen eylemcilerin yan yana dizilmiş cesetlerinin başında dua eden diğer eylemcileri gösteren bir fotoğraf kullanıyor.

Times "Kiev'de kanlı katliam" manşetini atarken, "Ukrayna iç savaşın eşiğinde", "Onlarca kişi öldürüldü", "Polis memurları rehin alındı" ifadelerini kullanıyor.

Dünkü ölü sayısını 70 olarak duyuran Financial Times da "Çatışmaların en kanlı gününde 70 kişinin ölmesinden sonra Ukrayna iç savaşın eşiğinde" diyor başlığında.

Daily Telegraph da Ukrayna'nın en kanlı günü başlığıyla, polise molotof kokteyli atan eylemcilerin büyük bir fotoğrafını kullanıyor.

Independent da "Kiev'de kan banyosu" başlığını atıyor.

Bugün piyasaya çıkan Economist dergisi de kapak fotoğrafında Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda yanan ateşlerin içindeki bir eylemciyi gösteriyor ve "Putin'in cehennemi" başlığını kullanıyor.

'Ordu devreye girecek kaygısı'

Financial Times, iç sayfalarındaki Ukrayna haberlerinde ise Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç'in orduyu devreye sokabileceğine dair kaygıların büyüdüğünü yazıyor.

Ancak böyle bir durumda ordunun Yanukoviç'e sadık kalıp kalmayacağıyla ilgili soru işaretleri bulunduğu da kaydediliyor.

Gazeteye konuyan Ukrayna İstihbarat Servisi SBU'nun eski başkanı Ihor Şimeşko, "Protestocuları temizlemek için güç kullanma kararı alınırsa, bu yapılabilir ama içsavaş başlatır. Ordu şu ana ktadar tarasızdı, ancak çatışmaya çekilirlerse bu geri dönüşü olmayan nokta olur. Ordu personeli de Ukrayna vizyonları konusunda yarı yarıya bölünmüş halde" diyor.

Rus yetikili: Kırım için savaşırız

Financial Times'a konuşan üst düzey bir Rus yetkili de, Kırım'daki Rus nüfusu ve askeri üslerini korumak için Rusya'nın savaşabileceğini söylüyor.

Yetkili, "Ukrayna bölünürse, bu bir savaşı tetikler. Bu durumda ilk kaybedecekleri yer Kırım olur. Çünkü oraya gireriz ve koruruz. Tıpkı Gürcistan'da olduğu gibi" diyor.

Gazete, Rus Donanması'nın Karadeniz Filosu'nun üstlendiği Kırım'da nüfusun yüzde 60'ını Ruslardan, geriye kalan kısmının da Ukraynalılar ve Kırım Tatarları'ndan oluştuğunu belirtiyor.

Kırım Parlamentosu Başkanı Volodimir Konstantinov'un da ülkenin bölünmesi durumunda ayrılmalarının mümkün olduğunu söylediği kaydediliyor.

Bölünme endişesi

Guardian da "öfke başkentin dışına taştıkça bölünme kaygıları artıyor" diyor.

Gazete özellikle İstihbarat Servisi Başkanı Oleksandr Yakimenko'nun televizyonlardan yayımlanan açıklamasında "Ülkenin pekçok bölgesinde belediye binaları, içişleri bakanlığı, savcılıklar istihbarat servisinin büroları, ordu binaları ve cephanelikler ele geçirildi" demesinden sonra tüm bir ülkenin şiddete sahne olacağı kaygılarının arttığını vurguluyor.

'Yanukoviç gitmeli'

Başyazılarından birini Ukrayna'daki gelişmelere ayıran Times da, Avrupa Birliği'nin aldığı ambargo kararlarını doğru bir adım olarak niteliyor, ancak yetmeyeceğini vurguluyor ve çok net bir şekilde "Yanukoviç gitmeli" diyor. Dikkat çeken satırlar şöyle;

"Yanukoviç yeni seçimlerin önünü açmak için istifa etmeli. Avrupalı liderler de bundan aşağısını kabul etmemeli. Bir zamanlar Ukrayna'nın da Polonya'nın gittiği yoldan gitmesi için usturuplu tartışmalar yapılırdı. Bu dönem daha Ukrayna Oteli'nin lobisinin derme çatma bir morga dönüşmesinden çok önce geçti. Şimdiki görev Avrupa'nın doğu kıyısında yeni bir Belarus'un oluşmasını engellemek"

Times: Erdoğan görev süresini uzatmayı amaçlıyor

Times dünya haberleri sayfalarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "dördüncü dönem iktidarda kalmayı amaçladığını" yazıyor. Gazetenin İstanbul Muhabiri Alex Christie-Miller'ın imzasını taşıyan haberde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın üç dönemden fazla milletvekili olmayı yasaklayan parti kurallarını değiştirilebileceğini söylediği belirtiliyor. Haber şöyle devam ediyor;

Haberde, "Bülent Arınç'ın sözleri, karşıtlarının otoriterliğe doğru meyletmekle suçladığı zor durumdaki liderin süresiz iktidara tutunmayı planladığına dair en açık işaret oldu" denirken, Arınç'ın "ihtiyaç hissedersek, üç dönem sınırıyla ilgili prensibimizi değiştirebiliriz. Ama bu henüz gündemimizde değil" şeklinde konuştuğu söyleniyor. Haber şöyle devam ediyor;

"Geçmişte Erdoğan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin üç dönemden fazla göreve gelmeyi yasaklayan tüzüğü uyarınca Başbakanlıktaki bu döneminin son dönemi olacağında ısrar ediyordu. Erdoğan'ın Ağustos'taki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışması bekleniyordu. Şu anda uzun süredir müttefiki olan Abdullah Gül'ün işgal ettiği makam büyük ölçüde sembolik. Erdoğan daha önce icraci bir cumhurbaşkanlığı makamı yaratmak için anayasayı değiştirmeyi umduğunu söylüyordu. Ancak geçen yazki hükümet karşıtı gösteriler ve Aralıktaki yolsuzluk skandallarıyla şöhretinin zarar görmesiyle gereken partilerüstü desteği bulamadı. Partisinin hala büyük desteği var, ancak Erdoğan'ın kendi popülaritesi düşüyor olabilir ve cumhurbaşkanlığı yarışını kazanamayabilir.Geçen ayki bir kamuoyu yoklaması Erdoğan'ı onaylayanların oranını yüzde 39,4 olarak göstermişti."

Arınç'ın değişiklik konusunda "Bunu yapsak bile, demokratik yollarla olur. Putin-Medvedev gibi olmaz" dediğini aktaran gazete, Arınç'ın bunu da sadece "acil" durumlarda yapabileceklerini eklediğini de vurguluyor.

'Yasalar soruşturmaya tepki'

Times'ın haberi şöyle sona eriyor;

"Erdoğan geçtiğimiz haftalarda, internetteki faaliyetlerin izlenmesi, üst düzey yargıçların adalet bakanlığına bağlanması ve Milli İstihbarat Teşkilatına geniş yetkiler veren yasalar geçirdi. Siyasi rakipleri, insan hakları grupları ve Avrupa Birliği yasaların demokrasi ve kuvvetler aykırı ilkesinin altını oyduğunu savundu. Bu yeni yasalar büyük ölçüde hükümeti sarsan, üç bakanın istifa etmesine, başbakan'ın bazı önemli müttefiklerinin hapse girmesine yol açan yolsuzluk soruşturmasına tepki olarak geçirildi."

'Türk casuslara yetkiler'

Financial Times da MİT yasasındaki değişiklik önergelerini "Türk casusları daha fazla yetki kazanıyor" başlığıyla duyuruyor okuyucularına. Değişiklikleri eleştirenlerin yükselen bir otoriterleşmeden bahsettiğini belirten gazete, değişikliklerle MİT'in dinleme, vatandaşların şahsi ve mali kayıtlarına ulaşma kabiliyetlerinin arttırıldığını söylüyor. Sızan MİT belgeleri yayımlayan gazetecilerin de 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının öngörüldüğü belirtiliyor.

Carnegie Europe adı düşünce kuruluşundan Sinan Ülgen, "Bunlar neredeyse savaş zamanı verilen yetkiler. Bu özünde Türk anayasasındaki özgürlükler rejimini askıya almaktır. Ancak hükümet yine de bunu yapıyor, çünkü hayatta kalma modundalar" şeklinde konuşuyor. Haber şöyle sona eriyor:

"Değişiklikler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile hükümeti devirmeye çalışmakla suçlanan vaiz Fethullah Gülen'in hareketi arasındaki savaş sürerken sunuldu. Gülen bu suçlamayı reddediyor. Taraftarları da Erdoğan'ın dikkatleri hükümetle bağlantılı isimler hakkındaki yolsuzluk soruşturmasından uzaklaştırmaya çalıştığını söylüyor. Hükümetin yargı üzerindeki yetkilerini arttıran yasa da zaten meclisten geçirildi."

İlgili haberler