26 Mart İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Holanda'nın Lahey kentinde yapılan G7 zirvesinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın Kırım'ın ilhakı nedeniyle Rusya'ya yönelik açıklamaları, İngiliz gazetelerinde geniş yer buluyor.

Financial Times, Obama'nın Kırım'ın ilhakını Rusya için bir zayıflık işareti olarak değerlendirdiğine dikkat çekiyor. Gazete, ABD Başkanı'nın Rusya'yı "komşularını tehdit eden bir bölgesel güç" olarak tanımladığına dikkat çekiyor.

Aynı gazetede yer alan Tony Barber adlı bir analizde, Kırım'ın ilhakıyla yarımadadaki azınlıkların geleceğinin belirsizleştiği belirtiliyor:

"Putin 16 Mart'ta Kırım'da yapılan referandum – ki Kremlin'in tezine göre yarımadanın Ukrayna'dan alınmasını meşru kılıyor- Kırım Tatarlarının Rusya'ya meylettiğini gösterdi. Belki de plebisite hâkim olan korku havasının etkisiyle bazı Kırımlı Tatarlar, bölgenin Rusya'nın kontrolüne geçmesi yönünde oy kullandı. Ancak referandumdan önce Kırım Tatarlarının siyasi ve dini temsilcileri, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden yana olduklarını vurgulayan açıklamalar yaptılar. Ukrayna'nın 1991'de bağımsızlığını kazanmasından sonra yarımadanın 2 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturan Kırımlı Tatarlar arasında bu eğilim yayıldı. "

'Kırım Tatarları endişeli'

"Putin bunu görmezden gelerek eski Sovyet sahasındaki siyasi adımları için uygun bir emsal oluşturdu. Özellikle de Moldova'da. Şimdi Kremlin'i bu ülkedeki ayrılıkçı Trans-Dinyester bölgesinde yaşayan Moldovalıların, tıpkı Kırımlı Tatarlar gibi Rusya'ya meylettiklerini söylemekten kim alıkoyacak? Trans-Dinyester'de Kırım tarzı bir operasyonun temelleri 2006'da düzenlenen bir plebisitte atıldı. Bu oylamada, Rusya'yla bütünleşmek isteyen Moskova yanlısı unsurların yüzde 97'lik bir çoğunluk elde ettiği öne sürüldü."

"Ancak o zaman Kremlin, meseleyi ileri götürmedi. Kremlin aynı şekilde Moldova'daki Gagavuz azınlığın oylamasında da bu yaklaşımı sürdürdü. Putin şimdi Kırımlı Tatarlara Rusya'ya sadakat göstermeleri karşılığında daha fazla koruma vadediyor. Putin konuşmasında, 1944'te Nazilerle işbirliği yaptıkları suçlamasıyla 40 yıldan uzun bir süre Orta Asya'ya sürgüne gönderilen Kırımlı Tatarların haklarını geri alacağı ve adlarının temize çıkacağı taahhüdünde bulundu."

"Peki Kırımlı Tatarlar Putin'e güvenecekler mi? Putin'in konuşma yaptığı gün, yüzlerce Kırımlı Tatar, Rusya'nın Kırım'ı ele geçirmesini protesto eden Tatar aktivist Reşat Ahmetov'un cenazesindeydi. Ahmetov, asker üniformalı kişilerce Simferopol'de kaçırılmış ve cesedi iki hafa sonra bir çukurda bulundu. Düzensiz milis gruplarının faaliyetleri ve Kırım Parlamentosu'nda Rusya yanlısı siyasetçilerin hâkimiyeti, Kırımlı Tatarların Putin'in vaatlerine neden şüpheyle yaklaştıklarını açıklıyor."

"Kırımlı Tatarlar, Kırım'daki yeni yönetimin, kendilerini mağdur edecek mülkiyet düzenlemeleri yapacağından endişe ediyor. Trans-Dinyester'de de azınlıkları koruyan yasaların doğru uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı bir mesele. Putin'in Kırım'a el koyması, Trans-Dinyester'de Rusya'yla birlik yanlılarının bu arzusunu yeniden alevlendirecek. Bu bölgede yaşayan Moldovalıların, tıpkı Kırım Tatarları gibi, geleceği hiç olmadığı kadar belirsizleşmiş durumda. "

'ABD, Avrupa'nın güvenini kazanacak'

Guardian gazetesi ise manşetinde, Obama'nın Amerikan istihbaratının aralarında Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de bulunduğu 35 liderin telefon görüşmelerini dinlediği yolundaki ifşaatların ardından Avrupalıların yeniden güvenini kazanma sözü verdiğini aktarıyor.

Gazeteye göre, Obama yönetiminin birkaç içinde sunacağı yeni öneriler, elektronik istihbarattan sorumlu Ulusal Güvenlik Kurumu'nun toplu telefon kayıtları tutma uygulamasından vazgeçmesini, telekomünikasyon şirketlerinin ellerinde bulunan veriler için bir tür mahkeme emri almasını öngörüyor.

İlgili haberler