1 Nisan İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Bugünkü İngiliz gazetelerinin hemen hemen tümünde Türkiye'de pazar günü yapılan yerel seçimlerin sonuçları ile ilgili haberler ve yorumlar yer alıyor.

Financial Times ilk sayfasında "Seçim sonuçları Erdoğan'ı güçlendirdi" diyor. Gazeteye göre yerel seçimlerin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, aday olduğu takdirde Türkiye'nin halk tarafından seçilecek ilk cumhurbaşkanı olmaya çok yakın.

Gazetenin iç sayfalarındaki Daniel Dombey imzalı haberde ise seçimlerdeki başarısı sonrası Erdoğan'ın artık kaderini kendisinin tayin edeceği vurgulanmış.

Financial Times'ın İstanbul'daki muhabiri, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP)'nin yerel seçimlerde oyların yüzde 45,5'ini aldığını, Erdoğan'ın ise cumhurbaşkanı seçilmek için yüzde 50 oya ihtiyaç duyduğunu hatırlatmış.

Dombey, Erdoğan'ın kalan oyu eski laik elite şüphe ile yaklaşan Kürt partilerini destekleyenlerden almaya çalışabileceğini söylüyor.

"Muharebeyi kazandı ama savaş bitmedi"

Financial Times'ın internet sayfasında yer bulan bir yazının başlığı ise "Erdoğan son muharabeyi kazandı ama savaş henüz bitmedi". Yazıyı kaleme alan ise geçmişte Türkiye'de de görev yapmış olan Financial Times'ın dış haberler editörlerinden David Gardner.

Gardner, Erdoğan'ın ve AKP'nin "şaşılacak derece güçlü bir oy toplama makinesi" olduklarını söylüyor. AKP'nin 2002'den bu yana üst üste altıncı seçim zaferini kazandığını ve bu sürede iki kez de referandumdan galip çıktığını hatırlatmış Gardner.

Yazarın dikkat çektiği nokta ise son yerel seçimlerin temelde AKP ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) arasında geçmemesi ve iktidar partisi ile Gülen Cemaati arasında ölümcül bir mücadele olması.

Gardner'a göre yolsuzluk dosyalarının sızdırılmasına yönelik bir kampanya yürüten, hatta ulusal güvenlik alanına da giren Gülen Cemaati mensupları kendilerine fazla güvenmiş görünüyor.

Erdoğan'ın zafer konuşmasındaki "İnlerine gireceğiz" cümlesini hatırlatan Gardner, mevcut kinci tavrını sürdürmesi halinde, Erdoğan'ın da altından kalkamayacağı işlere girebileceği kanısında.

"Bu seçim sonucu etkileyici olursa olsun Erdoğan muharebeyi kazandı, savaşı değil" diyen Financial Times editörünün yazısında şu satırlar var:

"Beklenmedik derecede başarılı seçim sonucu, Erdoğan'ın artık cumhurbaşkanı adayı olmak ile dördüncü dönem başbakanlık yapmak arasında bir tercih yapması gerektiği anlamına geliyor. Erdoğan daha önce parti liderlerinin en fazla üç dönem görev yapmalarına imkan veren AKP tüzüğüne uyma sözü vermişti. Ancak yürütme gücünü koruması ve partisini kontrol etmeyi sürdürmesi için, büyük oranda resmi ve partiler üstü bir görev olan cumhurbaşkanlığı yerine başbakanlığı seçmesi, genel seçimlerin de Mayıs 2015'ten çok daha önce yapılması gerekir."

"Eğer Erdoğan beklerse, ekonomik büyümedeki düşüş olumsuz etkilerini göstermeye başlayacaktır. Özellikle de para politikalarının dünya çapında yavaş yavaş sıkılaştırılmasının ucuz para döneminin sonunu getireceği ve Türkiye'nin kısa vadeli sermaye akışlarına karşı ne kadar korunmasız olduğunun daha da ortaya çıkacağı düşünüldüğünde."

"Seçmenin önemli bir bölümünün desteğini almak normalde piyasalara istikrar mesajı verir. Ancak bu durum, Erdoğan düşmanlarına sert sözlerle saldırmaya, hukukun üstünlüğünü bir tarafa bırakmaya ve herşeyden önemlisi de iş dünyasında ve medyada düşman sayılan kişilerden intikam almaya devam ederse değişebilir."

"Seçimler geride kalmış, Sayın Erdoğan daha da güçlenmiş olsa da, bu da değişebilir. Devlet kurumlarının ve hukukun daha da ayaklar altına alınması, internete ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar, özellikle de yeni yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının hasıraltı edilmesi, kitlesel protesto gösterilerini kısa sürede yeniden alevlendirebilir."

"Son seçim öncesi kendisini çok az dizginleyen bir Başbakan, zaferinden sonra muhtemelen bunu kendisine hakim olmasına yönelik bir öğüt olarak görmeyecektir."

TL son üç ayın en yüksek düzeyinde

Financial Times'ın 'Şirketler ve Piyasalar' ekindeki haberde ise AKP'nin yerel seçimleri kazanmasının ardından Türk Lirası'nın son üç ayın en yüksek seviyesine çıktığı belirtiliyor.

Doların aralık ayından bu yana ilk kez 2,14 TL'ye düştüğü vurgulanan haberde, kamuoyu yoklamalarının AKP'nin galibiyetini öngörmesi nedeniyle piyasaların seçim sonuçlarını geçen hafta büyük ölçüde fiyatladıkları hatırlatılmış.

"Nereye gittiğimizden emin değilim"

Daily Telegraph gazetesinin iç sayfalarındaki haberin başlığı ise "Erdoğan düşmanlarını 'Bedelini ödeyeceksiniz' diyerek uyardı". Gazetenin Orta Doğu muhabiri Robert Tait, Erdoğan'ın öfkesinin büyük oranda Fethullah Gülen'e yönelik olduğunu vurgulamış.

Haberde, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Prof. Soli Özel'in şu yorumu da yer alıyor:

"Erdoğan'ın, düşmanları olarak adlandırdığı kişilerin ondan korkmaları için ortada sebebler var. Türkiye'de bir demokrasi krizi yaşıyoruz. Nereye gittiğimizden emin değilim ancak yönümüzün kesinlikle demokrasinin restorasyonu olmadığı açık."

"Türkiye derin şekilde bölünmüş bir ülke"

Guardian gazetesinden Simon Tisdall'ın yazısının başlığı, "Uzlaşmazlık Erdoğan'ın işine yarıyor".

Yazara göre pazar günkü yerel seçimlerin sonuçları Başbakan Erdoğan için dikkate değer bir kişisel zafer. "Erdoğan'ın karşıtları ise sonucu Türkiye demokrasisi için önemli bir yenilgi ve gelecekte giderek artacak otoriter bir anlayışın üzüntü verici bir işareti olarak göreceklerdir" demiş Simon Tisdall.

Erdoğan'ın zafer konuşmasındaki "Bedelini ödeyecekler" cümlesine dikkat çeken Tisdall'ın yazısında şu satırlar yer alıyor:

"Bundan sonra olacaklar, çok sayıda Türkü üzecektir. Türkiye artık çok açık bir biçimde ve derin bir şekilde bölünmüş bir ülke. En büyük korku da, Erdoğan'ın bundan sonra yapacaklarının farklılıkları daha da derinleştirme ihtimali."

"Türk demokrasisi için iyi haber olabilir"

ABD'de, Michigan State Üniversitesi Orta Doğu uzmanı Prof. Dr. Muhammed Eyüp ise Guardian'ın internet sitesinde yayınlanan yazısında, Erdoğan'ın seçim zaferinin Türk demokrasisi açısından iyi haber olabileceğini söylüyor.

"Batılı gözler için, yolsuzlukla ve otoriter eğilimlerle suçlanan bir liderin yeniden seçilmesi şaşırtıcı olabilir" diyen Eyüp'ün yazısında şu tespitler yer alıyor:

"Seçim sonuçları Türk siyasetini şartları içinde değerlendirildiğinde daha az kafa karıştırıcı. Yolsuzluk AKP'nin iktidara geldiği 2002'ye kadar Türk siyasi sisteminin sık görülen bir özelliğiydi. Parti de kısa bir süre öncesine dek göreceli olarak temiz bir sicile sahip görünüyordu...Yerel seçimlerin sonuçları, Gülen hareketinin Türkiye'nin iç siyasetine etkisinin neredeyse hiç olmadığını gösterdi...AKP'nin çarpıcı zaferine katkı sağlayan bir diğer faktör de, en büyük rakibi CHP'nin ülkenin güneydoğusundaki Kürt bölgelerinde neredeyse hiç varlık gösterememesiydi."

"Yorumcular, seçim zaferinin Erdoğan'ın otoriter tavrını daha da artıracağını varsayıyor. Bununla birlikte eğer seçimler sonrası kendisini güvende hisseder, günlük siyasetin ağız dalaşlarının ötesine geçebilir ve otoriter eğilimlerini dizginleyebilirse, Erdoğan'ın Türk demokrasisine çok yararı dokunur."

"Erdoğan antikalıklarıyla saygınlığını yitirdi"

Independent gazetesi ise başyazısında bir kelime oyunu ile İngilizce de "Ciddi konuşalım" anlamında kullanılan "Talking Turkey" diyor. Gazeteye göre Başbakan Erdoğan, iktidara sarılmanın cazibesine direnmeli.

Erdoğan'ın zafer konuşmasındaki üslubunu, özellikle de "Onların inlerine gireceğiz" şeklindeki sözlerini hatırlatmış Independent.

Gazete böylesi bir konuşmanın, kısa bir süre öncesine kadar ılımlı, demokratik ve laik bir devlete örnek olarak gösterilen bir ülke için hayra alamet olmadığını belirtiyor.

Yazı şöyle son buluyor:

"Sayın Erdoğan hafta sonu testi geçmiş olabilir ancak yaptığı antikalıklar saygınlığını yitirmesine neden oldu. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu son şey ise benzer davranışların daha fazlası."

İlgili haberler