6 Mayıs İngiltere basın özeti

Financial Times gazetesi Rusya'nın Ukrayna krizindeki tutumu nedeniyle Brüksel'in artık boru hattı projelerini askıya alma fikrini düşündüğünü yazdı. Haberde, hem Ukrayna'yı hem de Türkiye'yi by-pass ederek Karadeniz'in altından Avrupa'ya doğalgaz taşıması planlanan Güney Akım boru hattı projesinin tehlikeye girdiği belirtiliyor.

Gazeteye konuşan Avrupa Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Oettinger, "Ukrayna'da yaşananların ardından Rusya ile boru hattı müzakereleri konusunda bir yıl önceye kıyasla daha defansifiz" dedi ve "Gazprom'a ayrıcalık tanımak önceliklerim arasında değil" ifadesini kullandı.

Haberde, Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı öncesinde AB'nin Gazprom'a bazı ayrıcalıklar tanımaya hazırlandığı, ancak siyasi gelişmelerin boru hattı görüşmelerini de olumsuz etkilediği belirtiliyor.

Gazetenin haberinde boru hattı projelerine bağlı çıkarların, AB üyelerinin Rusya'ya yaptırımlar konusunda anlaşamamasına da neden olduğu belirtiliyor ve "Almanya, Bulgaristan, İtalya ve Avusturya gibi Güney Akım hattını en çok isteyen AB üyeleri aynı zamanda Rusya'ya yaptırımlar konusunda en çekingen davranan ülkeler oldu" deniyor.

'Esad İran'dan klor bombası mı alıyor?'

Dailiy Telegraph gazetesi ise, İran'ın Suriye'ye kimyasal silah sağladığı yönünde şüpheler olduğunu yazdı. Gazetenin haberinde, Suriye Hava Kuvvetleri'ne ait askeri kargo uçaklarının İran havalimanlarında uydu fotoğrafları ile görüntülendiği belirtiliyor.

İran'ın Çin'den sipariş ettiği 10 bin klor bombası başlığının bir kısmının Suriye'ye sevkedilmiş olabileceği söylenen haberde, "Batılı yetkililer Suriye askeri kargo uçaklarının İran ile rutin kullanılan uçuş hatları oluşturduğunu söylüyor" deniyor.

Haberde Batılı güçlerin istihbaratlarına da yer veriliyor ve Esad rejimi ile İran arasındaki askeri kargo trafiğinin Ocak ayının sonunda başladığına dikkat çekiliyor.

Esad rejiminin muhaliflere karşı düzenli olarak klor bombası kullandığı yönündeki iddiaların Birleşmiş Milletler gözlemcileri tarafından incelendiği de haberde hatırlatılıyor.

Çocuk felci tehdidi

Çocuk felcini 2018'e kadar tüm dünyada ortadan kaldırma hedefinin giderek zorlaştığını yazan Independent, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) son uyarılarına geniş yer verdi.

1988'de çocuk felcine karşı başlatılan kampanyanın sonuç verdiğini yazan gazete, "2012 yılına gelindiğinde hastalığın görülme oranları yüzde 99 azaltılmıştı ve sadece 3 ülkede rastlanır hale gelmişti" diyor.

Haber şöyle devam ediyor: "Çocuk felci aşısının olmasına karşın hastalığın tekrar yayılma eğilimine girmesi WHO'nun 'acil durum' ilan etmesine neden oldu. Özellikle çatışma bölgelerinde hastalığın yayılma eğilimine girdiği ve komşu ülkelere de sıçradığı görülüyor."

Kuzey İrlanda'da referandum beklentisi

Guardan gazetesinde ise, eski İrlanda Cumhuriyet Ordusu IRA örgütü yöneticisi ve Kuzey İrlandalı Sinn Féin partisinin lideri Gerry Adams'ın serbest bırakılmasının ardından nasıl bir süreç izlenebileceği ele alınıyor.

Makalede, Adams'ın tutuklanmasıyla birlikte bir süredir unutulmuş olan Kuzey İrlanda meselesinin tekrar gündeme geldiği belirtiliyor.

Yazıda, Adams'ın serbest kalır kalmaz ilk açıklamasında "Polis güçlerine güveniyoruz" demesinin önemli bir adım olduğunun altı da çiziliyor ve "Şimdi herkesin bir adım geri çekilip barış sürecini nasıl işleteceğini düşünmesi gerek. Kuzey İrlanda'nın acılı geçmişiyle yüzleşmek zorundayız" deniyor.

Yazı şöyle devam ediyor: "Geçmişin yaralarını sarmak için başlatılacak her girişim ortak bir geleceğe dayanmalı. Bunun için de Kuzey İrlandalıların kendi gelecekleri hakkında referandumla karar vermesine izin verilmeli. Son birkaç günde yaşanan gerginliklerden olumlu bir gelişmenin çıkmasını ümit etmeliyiz."

'İngiltere'nin etnik dokusu değişiyor'

Times gazetesi ise, İngiltere'nin etnik geleceğine dair yapılan bilimsel bir araştırmaya geniş yer ayırdı. Haberde, 2050 yılına gelindiğinde her 3 İngilizden birisinin etnik azınlık olacağı belirtiliyor.

Policy Exchange tarafından yapılan araştırmada, son 10 yıl içerisinde İngiltere'nin beyaz nüfusunun neredeyse aynı kaldığı, buna karşılık etnik azınlık nüfusunun ikiye katlandığı tespiti yapılıyor.

Haberde, etnik dokudaki bu değişikliğin siyasi arenada muhafazakarlar için tehlike çanlarının çalması anlamına geldiği ifade ediliyor ve "Geleneksel olarak etnik azınlıklar İşçi Partisi'ni destekler. Hint kökenlilerin sadece yüzde 17'si, siyahi İngilizlerin ise sadece yüzde 4'ü muhafazakarlara oy veriyor. Etnik doku değiştikçe muhafazakarlar da kendilerini yeni İngiltere'ye göre konumlandırmak zorunda kalacak" deniyor.