19 Haziran İngiltere Basın Özeti

Guardian gazetesi, 12 Eylül davası kapsamında yargılanan Kenan Evren ve Tahsinkaya'nın müebbet hapis cezasına çarptırılmasıyla ilgili haberinde mahkemenin tarihi bir karar verdiğini aktarıyor.

12 Eylül'ü "Türk modern tarihinin en acımasız darbesi" olarak niteleyen gazete, "bu sarsıcı darbe"yle ilgili davanın hükümetin askerin siyasete karışma geleneğine son verme girişimi olarak görüldüğünü belirtiyor.

Guardian askeri yönetimin 50 kişiyi idam ettiğini, yaklaşık 600,000 kişiyi tutukladığını ve yüzlerce kişinin kaybolduğunu vurguluyor.

Haberde şöyle deniyor:

"Üç yıllık askeri yönetimiden sonra cumhurbaşkanlığı yapan Kenan Evren hiçbir zaman darbeyle ilgili pişmanlık belirtmedi, bunun sağcı ve solcu gruplar arasındaki kanlı sokak çatışmalarını durdurmak için gerekli olduğunu söyledi. 2009'daki bir açıklamasında 'Sık sık (darbenin) sorumlularını cezalandırmaktan bahsediyorlar. Ülkemizin o zamanki koşullarıyla ilgili olarak beni yargılamak isteyenlere her gün 20-25 kişinin öldürüldüğünü hatırlatmak isterim. Polis birçok mahalleye giremeyordu. Bunu boşuna mı yaptığımızı sanıyorlar' dedi."

"Evren daha sonra idam edilenlerle ilgili olarak o meşhur 'Asmayıp da besleyelim mi?' sözlerini söylemişti.

'Değişimi simgeliyor'

Emekli genareller, AKP'nin dokunulmazlıklarını kaldırmasından sonra 2012'de başladı. Şimdiki Türkiye anayasası da 12 Eylül darbesinin ürünü."

Financial Times'ın haberinde ise "Mahkeme acımasız 1980 darbesi nedeniyle 97 yaşındaki eski devlet başkanını müebbet hapis cezasına çarptırarak ülke tarihindeki bir dönemi kapattı" diyor.

Gazete, mahkemenin rütbelerinin sökülmesine karar verdiğiEvren ve Şahinkaya'nın temyiz hakkı olduğunu hatırlatıyor ve şöyle devam ediyor:

"Yaşları nedeniyle hapse girmeleri çok olası olmasa da, karar bu yüzyıla kadar askerin siyasetin ana aktörü olduğu bir ülke için tarihi bir değişimi simgeliyor."

'Savaşın sınırları kalktı'

Irak'la ilgili gelişmeler, bugün de gazetelerde önemli yer buluyor. Guardian ana sayfasında, Irak hükümetinin Irak Şam İslam Devleti örgütü militanlarını durdurmak için ABD'den resmen hava saldırısı düzenlemesini istediğini aktarıyor.

Gazete ülkenin en büyük petrol rafinerisini tamamen ele geçirmeye çok yaklaşan militanların Telafer'i geri almaya çalışan askeri birliklere direndiğini belirtiyor.

Aynı gazetede yer alan bir analizde ise artık Orta Doğu savaşında sınırların ortadan kalktığı yorumu yapılıyor.

Yazıda özetle şöyle deniyor: "Cihatçıların ilerleyişi sadece eski sınırları silmekle kalmıyor, IŞİD'e yeni bir halifelik yaratma hedefine çok yakın olduğunu iddia etme fırsatı veriyor. Bu aynı zamanda, Suriye ve Irak savaşlarının birleştiğini, ikisinin birbirini beslediğini gösteriyor. "

"Suriye'nin kuzey doğusunu denetimi altında tutması IŞİD'in Musul'u ele geçirmesinde yardımcı oldu. Para ve silahlar kolayca geçti. Suudi Arabistan'ın Ürdün üzerinden Suriye'nin güneyindeki isyancılara gönderdiği Hırvatistan yapımı tanksavarlar, Irak'ın Anbar vilayetindeki IŞİD militanlarına ulaştı. Geçen hafta Irak'ın Haseke kentinde ele geçirilen kamyonlar dolusu silah Suriye'ye IŞİD'in kalesi olan Rakka'ya gönderildi."

Irak-Suriye sınırının fiilen ortadan kalkması, IŞİD'e değişen cephe koşullarına göre taktiklerini değiştirme ve sevkiyat yapma fırsatı veriyor. Örgüt, stratejik derinlik elde etti ve daha güvenli ikmal yollarına kavuştu."

ABD: Maliki gitmeli

Financial Times gazetesi, IŞİD'in saldırıları sonrasında Irak Başbakanı Nuri el Maliki'ye istifa baskısının arttığını yazıyor. Gazete, rakipleri tarafından mezhep şovenizmi ve baskıcı bir idare sergilemekle suçlanan Maliki'nin ABD tarafından da özellikle Amerikan askerleri tarafından çekilmesinden sonraki yönetimiyle eleştirildiğini kaydediyor.

Independent gazetesi ise manşetindeki özel haberinde "ABD'nin Nuri el Maliki istifa edinceye kadar Irak'a müdahale seçeneğini dışladığını" aktarıyor.

Patrick Cockburn imzalı haberde şöyle deniyor:

"Amerikan Yönetimi, Iraklı yetkililere Sünni direnişçilerin ilerleyişini durdurmak için müdahale edecekse, Nuri el Maliki'nin çekilmesi gerektiğini söyledi. Sünni toplumu Maliki'yi maruz kaldıkları zulmün mimarı olarak görüyor. Amerikalılar da Maliki iktidarda olduğu sürece Şiilerle Sünniler arasında uzlaşma sağlanamayacağına inanıyor"

İlgili haberler