22 Temmuz İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

İngiltere gazetelerinde bugün AB ülkelerinin düşen Malezya uçağıyla ilgili Rusya'ya yaptırım uygulama baskısı altında olduklarına dair analizler ve Gazze'deki gelişmeler öne çıkıyor. İskoçya referandumu da basının gündeminde.

Financial Times gazetesi, Malezya Hava Yolları'na ait yolcu uçağın düşüşüyle ilgili Brüksel'de bir araya gelecek Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanlarının Rusya'ya yaptırımların genişletilmesi baskısıyla karşı karşıya kalacağını yazıyor.

Yaptırımları en çok İngiltere'nin desteklediğini aktaran gazete meselenin AB liderleri arasında fikir ayrılığı doğurabileceğini ifade ediyor.

Financial Times, Fransa'nın Rusya'ya iki adet Mistral savaş gemisi satmak için vardığı 1,2 milyar euro'luk anlaşmadan endişe duyduğunu belirtiyor ve Paris'ten İngiltere Başbakanı Cameron'a yapılan açıklamada, anlaşmadan vazgeçmediklerini ifade ettiklerini aktarıyor.

Gazete başyazısını da düşen uçağın AB ve Rusya arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceği konusuna ayırmış.

Başyazıda, "AB, enerji ve ticari çıkarlarını tehlikeye atma riski nedeniyle Vladimir Putinin Ukraynadaki saldırganlığına karşı sert bir yanıt vermeye yanaşmadı. Almanya ve İtalya, petrol ve gaz için Rusyaya bağımlı ve ikmalin kesilmesini istemiyor. Fransa da Rus donanmasına 1,2 milyar eurloluk helikopter gemisi satış anlaşmasını kaybetmek istemiyor. İngiltere de Rusyayı boykot etmenin finans merkezi Londraya olumsuz etki yaratmasından endişe ediyor."

"Batılı güçler, ülkenin gerçekten istikrara kavuşmasını istiyorlarsa hayati öneme sahip Ukrayna’nın ekonomisinin yeniden yapılanması için uluslararası çaba göstermeli."

AB ve Rusya

Independent gazetesi de ana sayfa manşetini "Fransa ve Almanya Putin'e yumuşak davranmakla suçlanıyor" başlığıyla veriyor ve "Rusya'yla ticarete bağımlı olan ülkeler, Malezya uçağının düşüşünden sonra parayı ahlaki değerlerin önünde tutuyor" diyor.

Gazete, İngiltere hükümetinden kaynaklara dayandırdığı haberinde Rusya’nın gaz tedarikine bağlı olan Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlara onay vermeyebileceğini yazıyor.

Independent'a konuşan İngiliz yetkililer Hollanda'nın tavrının önemli olduğunu belirtirken haberde Hollanda Başbakanı Rutte'nin "Tüm siyasi, ekonomik ve mali seçenekler değerlendiriliyor" sözlerine de yer veriliyor.

Times gazetesi de Brüksel'de bir araya gelecek olan AB liderlerinin düşen Malezya uçağıyla ilgili gündemlerini baş sayfa manşetine taşıyor ve İngiltere Başbakanı Cameron'un Fransa'ya yönelik 'Rusya'ya savaş gemisi satışını durdurun' sözlerini aktarıyor.

Times gazetesi, Brüksel'deki toplantıda İngiltere'nin Rusya'ya yeni yaptırımlar uygulanması konusunda Avrupalı liderleri ikna etmekte zorlanacağını yazıyor.

Gazete başyazısında da aynı konuyu ele alıyor ve şu yorumu yapıyor:

"ABD'nin önlemleri sayesinde Rusya devleti batı sermayesi piyasalarından dışlandı. Bir sonraki adım yalnızca bireysel kurumları değil, tüm enerji ve finans sektörünü cezalandırmak olmalı."

"Putin Ukrayna'nın doğusunu boşaltırsa bazı yaptırımlar kaldırılabilir. İşgal ettiği Kırım'dan çekilirse daha fazla imtiyaz tanınabilir. Fakat bu adımlar Rusya'nın enerjisine bağımlı olan Almanya ve finans merkezi Londra'daki yatırımları kaybedebilecek olan İngiltere için sıkıntılı olabilir."

Daily Telegraph gazetesi de baş sayfa manşetine İngiltere Başbakanı Cameron'un "Putin'i cezalandırmanın vakti geldi" sözlerini taşıyor ve AB ülkelerinin üzerindeki Rusya'ya yönelik yaptırım baskını aktarıyor.

Gazete iç sayfalarında da "Herkesi burnundan solutacak yaptırımlar" başlığıyla Rusya'ya yönelik yaptırımların Avrupa ülkelerine ne gibi ekonomik olumsuzları da beraberinde getireceğini maddeliyor.

Daily Telegraph'a göre, Rusya’nın finans merkezi olarak gördüğü İngiltere, Rus enerjisine bağımlı Almanya, Moskova ile savunma anlaşmaları yapan Fransa, Rusların lüks tüketim mallarına rağbet ettiği İtalya ve Rusya'nın en büyük ihracat ülkesi olan Hollanda, Moskova'ya yönelik yaptırımlardan ekonomik zarar görebilir.

'Hamas sivilleri canlı kalkan olarak kullanmıyor'

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları da İngiltere gazetelerinin gündeminde.

Independent gazetesi, İsrail'in Hamas'a 'sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı' iddiasını irdeliyor ve bunu Gazzelilere soruyor.

Gazetenin Han Yunus’tan bildiren muhabiri Kim Sengupta'nın kaleme aldığı makalede "Bazı Gazzeliler Hamas'ı eleştirmekten korktuklarını itiraf ediyor ama, Hamas'ın kendilerini tehlikeli bölgelerde kalmaya ve canlı kalkan olmaya zorladığını söyleyen tek bir kişi bile yok" deniyor. Han Yumus yakınlarında İsrail uçaklarının 'bölgeyi terk etmeleri' yönündeki uyarılarının yer aldığı bildiriler atıldığını aktaran gazete yine de neredeyse tüm bölgenin evlerinde kaldığını yazıyor.

Muhabir bunun nedeninin de, bölge halkının çoğunun aynı aileden olmasından ve birlikte kalmalarının daha güvenli olacağı düşüncesinden kaynaklandığını ifade ediyor.

Gazetenin konuştuğu Gazzeli Abdullah el Deviş, "Nereye gidelim? Bazıları İsrail'in uyarısından sonra Han Yunus'un dış mahallelerinden merkezine geldi ama merkez de bombalandı. Bizi buraya sürükleyen Hamas değil, İsrailliler" diyor.

Guardian gazetesi de başyazısını İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısına ayırıyor.

Gazete, Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların askeri amaçlardan çok, 'prestij elde etme, onur ve ulusal benlik saygısı mücadelesi' olduğunu yazıyor.

Başyazı şöyle devam ediyor: "Niyet, karşı taraf üzerinde psikolojik hâkimiyet elde etmek ve kendi bölgende tartışmasız hüküm sağlamak."

"Bu korkunç ve genel olarak siyasi amaç gütmeyen, her şeyden öte sivillere acımasız davranan savaş en kısa zamanda sona ermeli."

Guardian'ın baş yazısında ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin de görüşmeler için Kahire'ye gittiği belirtilirken "Başlangıç olarak Mısır, Hamas tarafından artık güvenilir bir arabulucu olarak görülmüyor yine de Sina sınırına yerleşmek istiyorsa anlaşmaya varmak Hamas için de hayati öneme sahip" deniyor ve şu yorum yapılıyor:

"Filistinliler [Mısır yerine] Katar veya Türkiye'yi istiyor. Ateşkes görüşmelerinin yanı sıra Hamas ve Filistin Kurtuluş Örgütü arasında birlik hükümeti kurulması müzakereleri de devam etmeli, İsrail de bu hükümete karşı düşmanda tutumunu yeniden gözden geçirmeli."

"Geniş kapsamlı bir anlaşmaya varılmazsa, roketler ve tüneller er ya da geç yeniden ortaya çıkacak. Ve o zaman da başka bir savaş başlayacak."

İskoçya'nın ekonomisi

Financial Times gazetesi, Eylül ayında Britanya'dan ayrılmak için referanduma gidecek İskoçya'nın ekonomik durumuyla ilgili bir habere yer veriyor.

Gazete İngiliz milletvekillerinin "Britanya'nın geri kalanıyla sınır yaratılması İskoçya'nın mali hizmet sektörünü büyük ölçüde riske atar" sözlerini aktarıyor.

İngiltere Parlamentosu'nun İskoçya komitesi ayrıca İskoçya'nın Britanya’nın para birimi sterlini kullanmamasının da, Britanya'nın kalanı için siyasi ve ekonomik açıdan olumsuz etkileri olacağını söylüyor.

Financial Times komite raporuna dayandırdığı haberinde şu ifadeleri kullanıyor: "Bağımsızlık ihtimali daha şimdiden mali hizmetler sektöründe belirsizlik yaratmaya başladı. Büyük şirketlerin merkezlerini İskoçya'ya taşıma planlarını geri çekmeleri İskoçya ekonomisini vurdu."

İskoçya'nın para birimi tercihinin ne olabileceğini de ele alan haber şöyle devam ediyor:

"Komite, İskoçya’nın hemen AB üyesi olması durumunda teorik olarak Schengen'e katılabileceğini söyledi. Fakat, milletvekilleri, tek başına İskoçya para birimini benimsemesi durumunda İskoçya hükümetinin Evet oyu çıkarsa özgürce politika yapabilecek ekonomik bağımsızlıkları da olacak."

Lezbiyen rahibe 'görevden alındı'

Eşcinsel hakları da Avrupa'da tartışılmaya devam ediyor.

Independent gazetesi, İtalya'da bir öğretmenin 'lezbiyen olduğu gerekçesiyle' görevinden alınmasıyla ilgili ülkede yapılan tartışmaları sayfalarına yansıtıyor.

Independent, İtalyan La Stampa gazetesine dayandırdığı haberinde din okulunda görevli rahibe öğretmenin kontratının 'etik ve ahlaki değerlendirmenin ardından' uzatılmadığını yazıyor.

Okulun baş rahibe öğretmeni Libratore ise öğretmenin görevden alınmadığını belirtiyor ve konuyla ilgili görüşmek istediği öğretmenin 'tek bir kelime bile etmeden gittiğini' söylüyor.

Kimliğini açıklamak istemeyen öğretmen, İtalyan Il Fatto Quotidiano gazetesine yaptığı açıklamada, okulla hiçbir sorunun olmadığını, aksine çalışmalarının beğenildiğini söylüyor. Öğretmen, baş rahibenin kendisine "kız arkadaşı olup olmadığı, lezbiyen olup olmadığı gibi tuhaf sorular sorduğunu ve cevap vermeyi reddettiğini, soruların kendisini rencide ettiğini" dile getiriyor.

Independent gazetesi olayla ilgili İtalya Eğitim Bakanlığı'nın soruşturma açtığını yazıyor.

İlgili haberler