5 Ağustos İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Bugünkü İngiliz gazetelerinin hemen hemen tümünün manşetlerinde, İngiltere'nin 1. Dünya Savaşı'na girmesinin 100. yıldönümü vesilesiyle ülkede ve Belçika'da dün yapılan anma törenleriyle ilgili fotoğraflar ve yorumlar var.

Belçika'da Mons kenti yakınlarındaki St.Symphorien Askeri Mezarlığı'ndaki törene Cambridge Dükü ve Düşesi ile Prens Harry'nin yanı sıra İngiltere Başbakanı David Cameron da katıldı.

İngiltere'deki törenlerin en büyüğü Londra'nın en önemli kiliselerinden Westminster Abbey'de yapıldı, ülkenin 100 yıl önce savaşa girdiği saat olan akşam 23.00'den bir saat önce birçok evde ışıklar söndürüldü.

Zira dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Sir Edward Grey ülkenin Birinci Dünya Savaşı'na katılmasından hemen önce, "Avrupa'da lambalar sönüyor. Bir daha ömrümüz boyunca onları yeniden yanarken göremeyiz" demişti. Dört yıl süren savaşta 17 milyon kişi ölmüştü.

Daily Telegraph'ın manşeti, "Önümüzdeki 100 yıl için verilen bir söz: Asla unutmayacağız."

Times'ın manşeti, "Dünya hatırlıyor."

Independent'ın manşeti, "En karanlık günün anısına."

Guardian ise "Ulusal bir karanlık" başlıklı başyazısında anma törenleri sırasında İngiltere'nin eski düşmanlarına pek de yaklaşılmadığını belirtiyor ve ekliyor:

"Mons'taki anma töreninde bu konuda bir nebze çaba harcansa da, başta Almanya olmak üzere Avusturya ve Türkiye gibi savaşan tüm ülkelere el uzatma fırsatı kaçırıldı."

"Katar ateşkes görüşmelerine katılmadı"

İsrail ve Hamas'ın, Mısır'ın 72 saatlik ateşkes önerisini kabul etmesi İngiliz gazetelerin ilk baskılarına yetişmemiş. Gazze'de yaşananlarla ilgili son gelişmeler, bazı gazetelerin internet sitelerinde yer alıyor.

Guardian, 72 saatlik ateşkesin Gazze'de sorunun çözümüne yönelik yeni görüşmelerin önünü açtığını belirtiyor.

Financial Times'ın internet sitesindeki haberde ise Hamas'ın destekçilerinden Katar'ın Mısır'daki ateşkes görüşmelerine katılmadığı belirtiliyor.

Gazeteye konuşan Doha'daki bir Hamas yetkilisi, buna karşın Katar'ın krizin son bulması amacıyla Türkiye ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile istişareleri yaptığını söylemiş.

"Orta Doğu'da sadece Türkiye, İsrail ve İran güçlü"

Guardian gazetesinin günlük eki G2'de bugün dört sayfalık özel bir Orta Doğu dosyası var.

Ekin kapağında, "Dostlar, düşmanlar ve kırılgan barış: Bir acemi için Orta Doğu'yu anlama kılavuzu" yazıyor.

Guardian Mısır'dan Suriye'ye, Filistin'den Irak'a, Arap Baharı'nın getirdiği umutların yok olduğunu, Gazze'deki son gelişmeler sonrası şiddetin arttığı bölgede durumun daha da hassas ve karmaşık olduğunu belirtiyor.

Gazeteye konuşan ancak adı açıklanmayan tecrübeli bir lider, "Bölgedeki güçlü ülkeler sadece Türkiye, İsrail ve İran. Araplar ise cehennemin odunları konumunda" demiş.

Guardian'ın Orta Doğu editörü Ian Black bölgenin tüm ülkelerini tek tek mercek altın almış. Black'in Türkiye ile ilgili satıları şöyle:

"Türkiye, Irak'ın bölünmesini istemiyor. Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) saldırıları karşısında ihtiyatlı, Irak Kürtlerinin bağımsızlığı ihtimalinden de kaygılı zira bunun özellikle kendi Kürt azınlığı üzerinde etkisi olabileceğini düşünüyor.

"Türk hükümeti, Irak'ın kuzeyindeki Kerkük kentinin Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne bağlı Peşmerge güçlerince ele geçirilmesi karşısında sessiz kaldı. Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde enerji açısından önemli çıkarları var ve Suriye'de de (Devlet Başkanı Beşar) Esad karşıtı isyancılara yoğun destek verdi.

"Katar gibi Türkiye de Suriye muhalefetinin Müslüman Kardeşler kökenli unsurlarını destekliyor. Türkiye, "Destek geri teper" kaygısıyla, Suriye'de El Kaide ile bağlantılı cihatçı bir grup olan Nusra Cephesi'nin faaliyetlerini yasaklamıştı."

Ian Black'e göre Türkiye Müslüman Kardeşler ve Hamas'ı destekliyor, (Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah) Sissi'nin ve Esad'ın ise karşısında. Dikkatle izlediği gelişmelerin başında ise Kürtlerin iddialı tavırları geliyor.

Guardian'ın Orta Doğu Editörü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ise "Suriye'deki Sünni isyancılara destek veren Sünni bir siyasetçi" olarak nitelendirmiş.

"Kürtler IŞİD karşısında dış yardım muhtaç"

Financial Times'ın iç sayfalarındaki bir yazının başlığı, "Kırılgan Kürdistan'ın, IŞİD'i savuşturmak için yardıma ihtiyacı var".

Gazetenin Orta Doğu ve Kuzey Afrika muhabiri Borzou Daragahi, IŞİD'in Irak'ın kuzeyinde son olarak Sincar, Zumar ve Vana kasabalarını ele geçirmesine değinmiş.

Borzou Daragahi'ye göre bu gelişme Irak Kürtleri için bir uyarı olmalı. Financial Times yazarı, "IŞİD'in meydan okuması karşısında Kürdistan deneyimi, Bağdat ile Batılı ve bölgesel müttefiklerin yardımı olmazsa son bulabilir" diyor.

Daragahi, Kürtlerin Mesud Barzani liderliğinde ve Batıyla, komşu ülke Türkiye'nin iyi niyetinin sonucu yanlış bir güvenlik algısına kapıldıklarını söylüyor. Financial Times yazarına göre bunun nedeni de Peşmergelerin performanslarının Irak ordusununkiyle mukayese edimesi.

Yazıda şu satırlar da yer alıyor:

"Birçok gözlemciye göre, Kürtler son çatışmada IŞİD karşısında ancak kareşlerine yardım için sınırı aşarak Suriye'den gelen PKK'lı Kürt savaşçıların müdahalesi sonrası toparlanabildi. Suriye Kürtleri yıllardır IŞİD'le savaşıyor. Iraklılara kıyasla da daha fazla muharebe deneyimleri var.

"Kürt liderler IŞİD karşısında, yüzüstü bırakmakta kararlı göründükleri Irak için olmasa da, Kürdistan için can havliyle dış yardıma ihtiyaç duyuyorlar."

"IŞİD savaşını Lübnan'a getiriyor"

Independent gazetesinin Orta Doğu muhabiri Robert Fisk'in son haberinin başlığı ise "IŞİD savaşını Lübnan'a getiriyor".

Robert Fisk'e göre, Lübnan'da Suriye sınırındaki Arsal kasabasının kontrolü için verilen mücadele, bölgede yeni bir cepheyi gözler önüne seriyor. Fisk, "Bu mücadele, (Kendisini halife ilan eden IŞİD lideri) Ebu Bekir El-Bağdadi'nin ana planın en önemli parçası olabilir" diyor.

Independent muhabiri, Arsal'ı geri almak isteyen Lübnan ordusu ile Suriyeli isyancılar arasındaki çatışmalarda şu ana kadar 14 askerin öldüğünü hatırlatmış.

Fisk yazısında, "İslamcıların Lübnan'a uzanmaları, Dicle'den Akdeniz'e ilerleyişlerinde şu ana kadarki en önemli mesafeyi kaydettiklerini gösteriyor" ifadesini kullanmış.

Independent muhabirinin yazısından bazı satırlar şöyle:

"Arsal'daki savaşçılar resmi olarak Nusra Cephesi'nden. Ancak Nusra Cephesi'nin üyeleri El-Bağdadi'nin halifeliğine katılıyor. Bu savaşçılar Arsal'da her zamanki taktiklerine başvurdu. Kasaba merkezindeki büyük binaları-ki bunlar teknik kolej ile birer hastane ve camiydi- ele geçirdiler ve karşısındakilerin dağılmasını umdular.

"Ülkede son 15 yılda iki kez İslamcı isyanları bastıran Lübnan ordusu teknik koleji geri aldığını iddia etti. Ancak Lübnan Genelkurmay Başkanı'nın ve Başbakanı'nın şu açıklamaları doğru olabilir: Arsal'ın alınması çok önceden planlamıştı ve isyancıların şok daha büyük bir stratejisinin bir parçası."

İlgili haberler