8 Eylül İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Financial Times gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye'yi laik geçmişinden uzaklaştırdığını" yazdı.

Gazete, Erdoğan'ın dini bir vizyon benimsediğini ve Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun son bulmasından bu yana benimsediği gelenekleri reddettiğini vurguladı.

Financial Times'ın İstanbul'daki Türkiye muhabiri Daniel Dombey'ın haberinin başlığı, "Erdoğan Türkiye'yi laik geçmişinden uzaklaştırıyor".

Daniel Dombey haberine, Türkiye'nin halkoyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yemin ederek görevi devralmasının üzerinden neredeyse bir hafta geçmeden, bu görevde de iz bırakmaya başladığını belirterek başlıyor. Dombey, eski Başbakanın Türkiye'yi, 90 yıldan uzun süredir benimsediği geleneklerinden uzaklaştırdığını vurguluyor.

Financial Times muhabiri, uzaklaşılan eski döneme büyük oranda laik elitlerin egemen olduğunu hatırlatıyor.

"Geçmişten kopuş"

Dombey'e göre, geçmişten kopuşa yönelik en sembolik adım ise Erdoğan'ın Çankaya Köşkü'nde çalışmayacağını açıklaması.

Modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ten bu yana tüm Cumhurbaşkanlarının Çankaya Köşkü'nde yaşadıklarını hatırlatmış Dombey...

Financial Times'a konuşan Kadir Has Üniversitesi'nden Profesör Soli Özel'e göre, Erdoğan ile onun Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) ülkenin laik mirasını büyük oranda reddediyor.

Özel, "Onlar, Batılılaşma yolu ile gerçekleştirilen Türk modernleşme projesinin üzerinde çok fazla düşünülmeden oluşturulmuş bir fikir olduğu görüşündeler" yorumunu yapmış.

"Dini nesil yetiştirme hedefi"

Daniel Dombey haberinde, Erdoğan'ın geçmişte açıkladığı "dini bir nesil yetiştirme" hedefini ve 2012'de yapılan bir yasa değişikliği ile çocukların 10 yaşında İmam Hatip okullarına gitmelerine olanak sağlanmasını da hatırlatmış.

Haberde, Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi'nin üç hafta önce açıkladığı rapora da değiniliyor. Raporda, 2010-2011 eğitim yılından bu yana İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip liselilerin sayısının yüzde 73 arttığı açıklanmıştı.

Dombey bunları hatırlattıktan sonra haberinde yeniden Erdoğan'ın Çankaya Köşkü'nü kullanmama kararı ile ilgili tartışmalara dönüyor. Köşkü Avusturyalı bir mimarın (Prof. Clemens Holzmeister) tasarladığını, bizzat Atatürk'ün projeyi denetlediğini, Erdoğan'ın ise başkent dışında bir ormanda 1000 odalı bir kompleks inşa etmeyiş planladığını da ekliyor.

Erdoğan yeni "Köşkü", "Dışarıdan bakıldığında Selçuklu'yu, içeri girildiğindeyse Osmanlı'yı andıran bir bina" sözleriyle tarif etmişti.

"Ak Saray"

Financial Times muhabiri Erdoğan'ın bu sözleri ile Türkiye'nin geçmişteki emperyal geleneklerine atıfta bulunduğunu, binanın adının ironik bir şekilde Beyaz Saray'ı çağrıştıran, "Ak Saray" olacağını belirtiyor.

Daniel Dombey haberini şöyle noktalamış:

"Sayın Erdoğan, doğup büyüdüğü kent olan İstanbul'da çok zaman geçiriyor. Kendisi İstanbul'da da sembol yüklü bir hareketle, Atatürk'ün öldüğü 19. yüzyıldan kalma Versailles tarzı Dolmabahçe Sarayı'nda çalışmamayı tercih ediyor.

"Hükümet yetkilileri onun nerede çalışacaklarını bilmediklerini söylüyor. Muhtemel bir alternatif ise Boğaz sahilindeki Vahdettin Köşkü. Belki de bir tesadüf ama son Osmanlı Padişahı'nın oturduğu yerde inşaat çalışmaları başladı."

Obama: Yeni bir Irak Savaşı yok

ABD Başkanı Barack Obama dün ülkesinin Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) yönelik "oyun planını" Çarşamba günü açıklayacağını duyurmuştu.

Guardian'ın ilk sayfasındaki haberinde dikkat çektiği nokta ise Obama'nın, Amerikalılıların IŞİD'e yönelik saldırılara "Irak Savaşı'ndakine eş düzeyde" müdahil olmayacağını vurgulaması.

Gazetenin diplomasi editörü Julian Borger ve politika editörü Patrick Wintour, Arap Birliği'nin de dün üyelerine IŞİD'le askeri ve siyasi düzeylerde mücadele etmeleri çağrısı yaptığını belirtiyor.

Ancak Guardian'a göre, çağrının Arap ülkelerini ABD liderliğindeki koalisyona destek yolunda harekete geçirip geçirmeyeceği belirsiz. Zira Arap ülkeleri Suriye ve Irak'ı kasıp kavuran yeni cihad dalgasının hedefleri olmaktan korktuklarından, bu mücadelede aktif rol oynamaya tereddütle yaklaşıyor.

Guardian, IŞİD'e karşı oluşturulan "çekirdek koalisyondaki" tek Müslüman ülkenin de Türkiye olduğunu hatırlatmış.

"IŞİD, Afganistan'da El Kaide'den adam topluyor"

Times gazetesinin iç sayfalarındaki haberin başlığı ise "IŞİD, Afganistan'da El Kaide'den adam topluyor".

Haber gazetenin İslamabad'daki muhabiri Digby Lidstone ile Washington'daki muhabiri David Taylor'ın imzasını taşıyor.

Times muhabirleri, IŞİD'in destekçilerinin Pakistan'ın Peşaver kenti ve çevresinde, ilk sayfasının üzerinde "Zafer" yazan 12 sayfalık bir broşürü dağıttıklarını yazmış.

Haberde, AK-47 model bir kalaşnikof silahla süslenmiş broşürlerin Peşaver yakınlarında Afganların yaşadığı bir mülteci kampında ve komşu ülke Afganistan'da da dağıtıldığı belirtiliyor.

Times'a göre Suriye ve Irak'ta, yayınladığı kafa kesme görüntüleri ve toplu infazları ile etkinliğini artıran IŞİD, Güney Asya'da cihatçı topluluklar arasında güçlü bir intiba bırakmış durumda. El Kaide'nin artık manşetlere çıkamadığını, Pakistan Talibanı'ndan ayrılan Cemaat-ül Ahrar adlı grubun da IŞİD'e desteğini hatırlatmış okurlarına gazete.

Pakistan güvenlik yetkilileri IŞİD'in bölgede adam toplamaya çalıştığının farkında, Times, Pakistan ordusunun IŞİD'e katılanları "imha edilecekleri" yolunda uyardığını belirtiyor.

Gazetenin haberinde ABD Başkanı Barack Obama'nın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Türkiye gibi Sünni ülkelerin IŞİD'le mücadeleyi hızlandırmalarını istediği, bu ülkelerin mücadeleye müdahil olmalarında ısrarcı olduğu bilgisi de yer alıyor.

İngiltere'de 'İskoçya' paniği

Bugünkü İngiliz gazetelerinin tümünün manşetlerinde ise İskoçya'ya da 18 Eylül'de yapılacak bağımsızlık referandumu öncesi yapılan son kamuoyu araştırmasının sonucuna tepkiler var.

Financial Times'ın manşeti, "Anket milliyetçileri önde gösterirken, birlik yanlılarının kampında kaos var".

Sunday Times gazetesi ile You Gov şirketinin ortak kamuoyu araştırmasında "Evet" oyları yüzde 51 çıkmış, bağımsızlık yanlıları ilk kez bir kamuoyu araştırmasında önde görünmüştü.

Independent'ın manşeti "Birleşik Krallık'ı kurtarmak için 10 gün kaldı", Daily Telegraph'ın manşeti "Birliği korumak için son 10 gün", Guardian'ın manşeti "Birliği korumak için son çırpınış".

Times ise manşetinden duyurduğu haberde İngiltere'de önde gelen partilerin birliği muhafaza etmek için son şans olarak bu konuda birleştiklerini duyuruyor.

Gazetenin haberine göre Başbakan David Cameron'ın yanı sıra, ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Ed Miliband de bu hafta, referandumdan "Bağımsızlığa Hayır" sonucu çıkması halinde İskoçya yönetimine vergi ve sosyal güvenlik gibi alanlarda daha fazla yetkilendirilmesine destek verdiğini açıklayacak.

İskoçya Yönetimi Başbakanı Alex Salmond ise "Hayır" kampanyası yürütenlerin açıkça panik içinde olduğunu, İskoçları korkutamadıklarını ve kendilerine rüşvet vermeye çalıştıklarını söylemişti.

Independent, Miliband'in İskoç selefi Gordon Brown ve İşçi Partili 150'ye yakın milletvekili ile birlikte "Hayır" sonucu için İskoçya'da kampanya yürüteceğini duyuruyor.

Daily Telegraph da, 308 yıllık Birleşik Krallık'ın dağılması halinde Başbakan David Cameron'ın istifasının isteneceğini vurguluyor.

Koalisyonun büyük ortağı Muhafazakar Parti'den Londra Belediye Başkanı Boris Johnson ise Daily Telegraph'daki yazısında "Eğer bu anketler doğru ise bu ülke tam bir felaketin eşiğinde" diyor ve ekliyor:

"Uyurgezer halde bir trajediye doğru ilerliyoruz. Uyanmamız için dua ediyorum".

İlgili haberler