12 Eylül İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

İngiliz Economist dergisinin son sayısındaki Türkiye yazısının başlığı, "Laikler köşeye sıkıştı". Yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de İslam'ın etkisini artırmakta kararlı göründüğü vurgulanıyor.

Yazı okuyuculara Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın göreve "Yeni Bir Türkiye" sözü vererek geldiğini hatırlatarak başlıyor.

Erdoğan'in yemin ederek göreve başlamasından hemen sonra, derginin "Atatürk'ün sarayı" olarak nitelendirdiği Çankaya Köşkü'nden taşınacağını söylediği belirtiliyor.

Ankara'da bir mahkemenin Şubat ayında, taşınılması planlanan "Ak Saray"ın (Atatürk Orman Çiftliği'ndeki) arazisinin sit alanı olduğuna hükmettiğini yazmış Economist. Erdoğan'ın bunun üzerine mahkemeye hitaben söylediği şu sözleri de eklemiş:

"Güçleri yetiyorsa yıksınlar. Açılışını da yapacağım, içine de girip oturacağım."

Economist'teki yazı şu satırlarla sürüyor:

"Türkiye'nin laikleri bu durumu daha çok, Sayın Erdoğan'ın Atatürk'ün cumhuriyetini İslamcı bir yönetimle değiştirmek istediğinin kanıtı olarak görüyor. Eğitimdeki değişimden de bahsediyorlar. İmam Hatip okullarının sayısı son beş yılda ikiye katlandı. Yeni sınavda başarısız olup ilk tercihlerine giremeyen öğrenciler, İmam Hatip okullarına itildi."

Economist'e konuşan Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül, "Son üç yıldır, eğitimde İslam'ın etkisini artırmaya yönelik bir değişim göze çarpıyor" yorumunu yapmış.

Dergideki yazıda şu satırlar da var:

"Sayın Erdoğan'ın Türkiye'sinde günde beş vakit namaz kılmak ve Ramazan'da dini vecibeleri yerine getirmek, artı değer. Bakanlar Kuran'dan ayetleri tweetleyip yaltaklanarak göze girmeye çalışmak için istekli. Bazı kesimler Sayın Erdoğan'ın dindarlık takıntısının; kendisine, ailesine, onun siyaset ve iş dünyasından yakın dostlarına yönelik büyük yolsuzluk suçlamalarının üstünün kapatılmasına yardımcı olduğunu söylüyor."

Economist, suçlamaların Fethullah Gülen'e yakın oldukları söylenen savcılardan geldiğini, Aralık ayından bu yana çok sayıda polisin gözaltına alındığını, Gülen cemaatine mensup oldukları iddia edilen binlerce polis ve yargı mensubunun görev yerlerinin değiştirildiğini ya da görevden alındıklarını hatırlatıyor.

Dergi ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın da 1 Eylül'de yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da bulunduğu 96 kişi hakkında takipsizlik kararı verdiğini, bu kişileri soruşturanların da "darbe yapmaya çalıştıklarının" söylendiğini hatırlatmış.

Britanya'da 'Suriye kaosu'

Independent gazetesinin bugünkü manşeti, "Cameron, İngiltere'nin Suriye'de değil Irak'ta IŞİD'e saldırılar düzenlemesi için bastırıyor".

Gazeteye göre Başbakan milletvekillerinden, Irak'ta Irak Şam İslam Devleti örgütüne karşı hava saldırıları düzenlenmesine destek vermelerini isteyecek. Cameron'ın milletvekillerinden, Suriye'de radikal İslamcılara yönelik bir askeri operasyonu onaylamalarını istemesi ise beklenmiyor.

Independent Liberal Demokratlarla İşçi Partisi'nin Suriye'de hava saldırıları düzenlenmesi konusunda isteksiz olduklarını aktarıyor. Gazete bu durumun da Başbakan Cameron'ı konuyu bir kez daha düşünmeye zorladığını belirtiyor.

Birleşik Krallık'ta, Liberal Demokrat Parti koalisyonun küçük ortağı. İşçi Partisi ise ana muhalefet partisi.

Times'ın ilk sayfasındaki haberin başlığı ise "Suriye politikası 'kaosa" giderken, Başbakanlık Hammond'a bastırıyor".

Gazeteyi "Britanya'nın dış politikası dün akşam itibarı ile kaosa girdi" yorumunu yaptıran, Dışişleri Bakanı Philip Hammond ve Başbakanlıktan yapılan farklı açıklamalar.

Hammond dün Berlin'de Britanya'nın Suriye'de hava saldırıları düzenlemesinin söz konusu olmadığını söylemişti. Bu açıklamadan sadece üç saat sonra ise Başbakanlıktan "hiçbir ihtimalin dışlanmadığı" şeklinde bir açıklama gelmişti.

Daily Telegraph da son gelişmeleri birinci sayfasından "Hammond ve Başbakanlık arasında IŞİD'e yönelik hava saldırıları konusunda anlaşmazlık var" başlığı ile vermiş.

Gazeteye göre, yapılan son açıklama ile Başbakanlık Dışişleri Bakanı Philip Hammond'u hükümsüz bırakmış görünüyor.

Daily Telegraph, "Tek hedef IŞİD'in sonu olmalı" başlıklı başyazısında, Başbakan Cameron'ı haklı bulmuş, dün olanlar hakkında ise şu yorumu yapmış:

"Özellikle de ABD Başkanı Baarck Obama'nın açıkladığı stratejiye tam destek verildiğinin açıklamasından sonra, Hammond'un Britanya'nın Suriye'de hava saldırıları düzenlenmesinin söz konusu olmadığını söylemesi, yüz kızartıcı bir iletişim eksikliğidir."

"Türkiye üslerinde Suriyeli isyancıları eğitecek"

Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki bir diğer haber ise aralarında Suudi Arabistan'ın da yer aldığı 10 Arap ülkesinin dün IŞİD'e karşı mücadele planı kapsamında ABD'yle birlikte hareket edeceklerini duyurmasıyla ilgili. Haberde şu satırlar da var:

"Cidde'deki toplantıda, geçişin zor olmadığı Suriye sınırından savaşçı, silah ve para akışının durdurulmasında hayati rol oynayabilecek Türkiye de temsil edildi. Türkiye'de yetkililer, güneydeki büyük Amerikan İncirlik Üssü de dahil olmak üzere topraklarından saldırılar düzenlenmesine izin vermeyeceklerini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry bugün 46 vatandaşı (doğrusu 49 olacak) militanlarca rehin tutulan ülkenin kesin kararını netleştirmeye yönelik diplomatik çabalar kapsamında Ankara'ya gidecek."

Times'ın iç sayfalarındaki haberin başlığı ise "Müslüman ülkeler Obama'nın İslamcılara karşı savaş için oluşturduğu koalisyonu destekliyor".

Haberde Suudi Arabistan, Ürdün ve Türkiye'nin dün yüzlerce Suriyeli isyancı savaşcıyı üslerde eğitmeyi kabul ettiği belirtiliyor. Times'a göre esasında, IŞİD'e karşı mücadele edebilecek ikinci bir Suriye ordusu yaratılıyor.

CIA'in daha önce gizlice muhalif Özgür Suriye Ordusu'ndan 4 bin savaşçıyı eğittiğini vurgulamış Times... Şimdi bu eğitim programının, özellikle de üç ülkedeki üslerde yüzlerce savaşçının daha eğitilmesi ile geniştetileceğini de eklemiş.

Times'taki haberde, Türkiye'nin net bir şekilde muharip operasyonlara katılmayacağı ve topraklarından IŞİD'e saldırılar düzenlenmesine izin vermeyeceğini belirttiği de yazıyor.

Gazete ABD'nin yine de, Türkiye'ye güney sınırını IŞİD savaşçılarına ve örgüte finansman akışına kapatması yolunda baskı yapacağını belirtiyor.

"Somali örneği doğru mu?"

ABD Başkanı Barack Obama'nın açıkladığı stratejiye yönelik çoğu eleştirel yorumlar da dikkat çekiyor İngiliz basınında.

Guardian'ın Orta Doğu muhabiri Martin Chulov, IŞİD'e yönelik hava saldırılarının Şam'a yardımcı olma riskini de beraberinde getirdiği, bu tehdidin dengelenmesi gerektiği görüşünde.

Financial Times'tan Katrina Manson ve Peter Salisbury, Obama'nın bir model olarak gösterdiği Somali stratejisinin ne kadar başarılı olduğunu sorguluyor. Gazetenin muhabirleri, ABD'nin "başarı" iddiasına karşın Somali'de siyasi çalkantının sürdüğünü vurguluyor.

Independent'ın tecrübeli Orta Doğu muhabiri Robert Fisk, "Bingo! İşte 'bozguna uğratılacak' bir diğer şeytani güç" başlıklı yazısında Obama ve ABD ile dalga geçmiş.

Obama'nın konuşmasından atıflar yaptıktan sonra "George W. Bush'a ne oldu?" diye sormuş Fisk.

Independent muhabirine göre "Sıradan bir Amerikalı için Orta Doğu tarihinden dersler çıkarmanın ne kadar zor olduğu görülüyor".

"Zafer kazanılması imkansız bir savaş"

Gazetenin bir diğer tecrübeli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn ise "Zafer kazanılması imkânsız bir savaş" demiş yazısının başlığında.

Patrick Cockburn, "ABD'nin IŞİD'e yönelik hava saldırılarının Obama'nın umduğu kadar etkili olma pek mümkün değil. Irak ve Suriye'de Sünniler, militanları, ehvenişer görerek, intikam peşinde koşan ordu birliklerine tercih edebilirler" diyor.

Cockburn'e göre ABD'nin üçüncü taraflar üzerinden gizlice (Suriye Devlet Başkanı) Beşar Esad ile iş birliği yapması olası.

Yazıda şu satırlar da var:

"IŞİD'in bombacılarının 'Londra sokaklarında' kendilerini havaya uçurabilecekleri yolundaki kaygı dile getiriliyor. Ancak bu kişiler her yıl Türkiye'yi ziyaret eden 2 buçuk milyon Britanyalı turisti çok daha rahat hedef alabilirler."

İskoçya'da bağımsızlık referandumu ve BBC

İskoçya'da Perşembe günü yapılacak bağımsızlık referandumu öncesi, bugünkü İngiliz gazetelerinde BBC'nin yayınlarına ilişkin haberler de var.

Independent, İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı Alex Salmond'ın, "BBC soruşturulmalı" şeklindeki sözlerini birinci sayfasından duyurmuş.

Guardian'ın ilk sayfasındaki bir haberde ise BBC'nin kurum içinde yaptığı bir çalışmanın detaylarını açıklaması yolunda baskı altında olduğu belirtiliyor.

Söz konusu çalışmada, İskoçya'nın bağımsızlığı halinde, İskoçların BBC'nin aynı programlarını izlemeye devam etmek için iki kat fazla ruhsat ücreti ödemeleri gerektiği belirlenmişti. BBC sözcüsü ise medyaya yansıyan rakamları yalanlamamış ancak raporun üç yıl önce hazırlandığına dikkat çekmişti.

BBC, İngiltere'de TV sahibi hane halkından tahsil edilen televizyon ruhsat ücretiyle finanse ediliyor. Bu ücret halen yılda 145,5 sterlin (yaklaşık 521 Türk Lirası).

Daily Telegraph ise manşetinden duyurduğu haberde BBC'nin sunucuları ve yıldızlarının BBC Proms'un kapanış konserinde İskoçya'daki referandumdan bahsetmelerini yasakladığını belirtiyor.

Gazeteye göre BBC tarafsızlığını bozmakla suçlanabilir korkusu yüzünden sunucular ve sanatçılardan "müziğe" odaklanıp, "siyasi ve güncel konulara" değinmekten kaçınmalarını istedi.

BBC Proms, dünyanın en büyük klasik müzik festivallerinden biri olarak kabul ediliyor. Festivalde son konserler yarın akşam verilecek.

İlgili haberler