15 Eylül İngiltere basın özeti

İngiliz basınında IŞİD'in İngiliz vatandaşı David Haines'in başını keserek öldürmesi ve 18 Eylül'de düzenlenecek olan kritik İskoçya bağımsızlık referandumu ön plana çıkan konular oldu.

Times gazetesinin baş yazısında David Haines'in IŞİD tarafından başının kesilerek öldürülmesiyle birlikte İngiltere'nin artık bu örgüte karşı aktif mücadeleye girişmesinin kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

IŞİD'i "Hiçbir stratejik çıkar gözetmeksizin hareket eden bir örgüt" olarak tanımlayan gazete, radikal İslamcı militanların tek motivasyonunun 'nefret' olduğunu savundu.

ABD öncülüğünde oluşturulan koalisyon için 'doğru yönde atılmış bir adım' yorumunu yapan Times, Suriye'deki karmaşık durum konusunda ise uyarıyor:

"ABD Başkanı Obama IŞİD hedeflerinin Suriye ya da Irak'ta olduğuna bakılmaksızın vuracaklarını söyledi. Bu doğru bir yaklaşım. Ancak riskeri de var. Girişimler Suriye'de Beşar Esad rejimini güçlendirebilir. Bu nedenle Obama Suriye'de hava saldırıları ve ılımlı direnişçileri silahlandırma konularını paketleyerek Kongre'ye götürdü. Ancak Suriye'de çok karmaşık ve tehlikeli bir tablo var. Burada yapılacak girişimlerin sonuçları istenildiği gibi olmayabilir."

Independent gazetesi ise David Haines'in öldürüldüğü videoda IŞİD'in 'sıradaki rehine' olarak tanıttığı Alan Henning manşete taşımış.

İngiltere'nin Manchester şehri yakınlarındaki Salford bölgesinde taksi şoförlüğü yaptığı belirtilen Henning'in 2012'den itibaren yardım kuruluşlarıyla birlikte 3 kez Suriye'ye gittiği ifade ediliyor.

Son olarak Aralık ayında 20 araçlık bir konvoyla Suriye'ye insani yardım götürmeye çalışırken militanlarca kaçırıldığı belirtilen iki çocuk babası 44 yaşındaki Henning'in daha önceki Suriye ziyaretlerini "Hayat değiştiren deneyimler" olarak tanımladığı ifade ediliyor.

Independent'ın haberi şöyle devam ediyor:

"Henning'in çalıştığı yardım kuruluşu UKArabic Society yöneticisi Muhammed Elhaddad 'Alan yardım konusunda çok istekli birisiydi. Suriye'nin içlerine kadar gitmeyi göze alıyordu. Yaptığı iş konusunda çok tutkuluydu' diyor. Henning'in konvoyu Türkiye üzerinden Suriye'ye geçtikten kısa süre sonra militanlarca durduruldu ve Henning de olay yerinde kaçırıldı."

Daily Telegraph gazetesinde ise manşette İngiltere Kraliçesi İkinci Elizabeth'in İskoçya referandumu hakkındaki sözleri yer alıyor.

Bugüne kadar referandumla ilgili herhangi bir yorum yapmaktan kaçınan Kraliçe Elizabeth'in "İskoçlar oy vermeden önce çok iyi düşünmeli' dediği belirtiliyor.

Haber şöyle devam ediyor:

"Buckhingham Sarayı'ndan yapılan açıklamalarda 'Kraliçe'nin sözleri siyasi açıdan 'nötr' olarak değerlendirilmeli' dense de, yapılan yorumlar Kraliçe'nin referandumdan 'Hayır' oyu çıkmasını istediği şeklinde oluştu."

Haberde geçen hafta İngiltere parlamentosundaki partilerin Kraliçe'yi görüşünü açıklamaya çağırdığı ancak Buckingham Sarayı'ndan yorum gelmediği de hatırlatılıyor.

Guardian gazetesinde ise kaleme alınan bir köşe yaızısında İskoçya referandumu öncesinde bağımsızlık karşıtı kampın tüm tezlerini 'ekonomi çöker' savının üzerine yerleştirmesi eleştiriliyor.

İskoçya'nın 18 Eylül'deki referandumda sadece ekonomiye bakarak karar vermesinin mümkün olmadığı belirtilen yazıda, "Bu kararı etkileyecek birçok konu var. Sadece ekonomik beklentilerle insanları korkutmaya çalışmak yanlış" deniyor.

Yazıda bağımsızlık karşıtı kampa getirilen eleştiriler şöyle:

"Birleşik Krallığın ekonomik yapısı zaten kokuşmuş durumda. Avrupa'da en çok gelir eşitsizliği olan ülkeyiz. Kıta Avrupasına göre daha çok çocuk ölümü, daha fazla alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele ediyoruz. Ayrıca sosyal refah sistemimiz de çokmüş durumda. İskoçya'nınsa alınan politika kararları üzerinde hiçbir söz hakkı olmuyor. Şimdi referandumla kendi politikalarını yapma şansını elde etme noktasına geldi. Sadece birkaç küçük ekonomik detayla insanlar korkutulmamalı."

İlgili haberler