24 Eylül İngiltere basın özeti

Telif hakkı BBC World Service

İngiltere'deki gazetelerin ilk sayfalarında ABD ve Arap müttefiklerinin Suriye'deki IŞİD hedeflerine başlattığı operasyon ve İngiltere'nin de sürece dahil olma ihtimaliyle ilgili haberler öne çıkıyor.

Financial Times, "ABD IŞİD'e karşı hava saldırılarının aralıksız bir mücadelenin başlangıcı olduğu uyarısını yaptı" başlığını kullanıyor.

Haberde 'ABD'nin Orta Doğu'daki savaşlarını bitirme sözü vererek seçilmiş olan başkanı Barack Obama'nın, kendi başkanlık süresini bile aşabilecek bir çatışmaya dahil olduğu' belirtiliyor.

Gazetede operasyonla ilgili "Saldırılar Suriye'de Esad karşıtı mücadeleye tehdit oluşturabilir" başlıklı bir analiz yazısı da yer alıyor. Hava saldırılarında IŞİD dışında, El Kaide ile bağlantılı militanların da hedef alınmasının, ülkedeki İslamcı muhalifleri endişelendirdiği belirtiliyor.

Haberde görüşüne yer verilen Suriyeli bir muhalif, "Rejim bu durumu sömürerek, kontrolü kaybettiği yerlerdeki saldırılarını artıracaktır" diyor. Öte yandan gazeteye konuşan bazı muhalifler, IŞİD'in üst düzey militanlarının, ABD ve müttefiklerinin hava saldırısı başlamadan önce, Kürt bölgelerine saldırmak üzere kuzeye gittiğini belirtiyor.

Financial Times'ın vurgu yaptığı diğer bir gelişme de İngiltere'nin operasyonda aktif rol alma ihtimali.

"Bu insanlar bizi öldürmek istiyor"

İngiltere'nin IŞİD'e karşı başlatılan operasyonda yer alabileceğine dikkat çeken bir diğer gazete de Guardian.

İngiltere Başbakanı David Cameron'ın "Bu insanlar bizi öldürmek istiyor" sözünü başlıkta kullanan gazete, başbakanın operasyona katılabilmek için gerekli siyasi ve hukuki zemini oluşturmaya çalışacağını duyuruyor. Haberde, muhalefetteki İşçi Partisi lideri Ed Miliband'ın, başbakanın bu girişimini destekleyebileceğinin sinyalini verdiği de belirtiliyor.

Independent'ın Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, operasyonun IŞİD'i bitirip bitiremeyeceğini sorgulayan bir yazı kaleme almış.

Cockburn'un yazısı şöyle başlıyor: "Bu operasyonla anlaşıldı ki, Suriye'de devam eden savaşta Washington'ın önceliği artık Esad'ı indirmek değil. Bu ABD'nin üç yıldır sürdürdüğü 'Esad gitmeden müzakere olmaz' politikasını da değiştirdiği anlamına geliyor".

ABD'nin operasyonu Suriye'de IŞİD'e karşı savaşan gruplarla koordineli bir şekilde götürmekten başka bir şansının olmadığını ifade eden Cockburn, "Yoksa ABD, IŞİD diğer gruplarla savaşırken saldırı yapamaz" görüşünü dile getiriyor.

Yazıda IŞİD'in hava saldırısı beklediği için olası hedefleri terketmiş olduğu, bu nedenle operasyonda çok büyük zarar görmediği de belirtiliyor. Cockburn hava saldırılarının "düşmanı tamamen yok edemediğinin" kanıtı olarak Afganistan ve Irak'ı gösteriyor.

Ancak hava saldırısı ihtimali nedeniyle IŞİD'in artık kentlerdeki saldırılarını aleni şekilde yapmasının zor olduğu, savaşın Irak'ta olduğu gibi "gerilla savaşı"na dönüşebileceği ifade ediliyor. Cockburn yazısını "IŞİD'in yenilip yenilmeyeceğini, ABD'nin Suriye'de savaşan diğer gruplara vereceği taktiksel yardımın boyutu belirleyecek" yorumuyla bitiriyor.

Daily Telegraph'ta Suriye'deki operasyonun hedeflerinden olan Horasan örgütüne özel yer ayırmış. Örgütün başında Usame Bin Ladin'in sağ kolu olan bir ismin bulunduğunu belirten gazete, Horasan örgütünün birkaç hafta önce, cep telefonlarına yerleştirilen bombalarla Avrupa'da saldırı düzenleyeceği tehdidinde bulunduğuna dikkat çekiliyor. Bu bombanın havaalanlarındaki güvenlik kontrolünü geçebileceği de belirtiliyor.

Times ise IŞİD'in elindeki İngiliz rehinenin eşinin örgüte yaptığı çağrıyı manşete çıkarmış. Suriye'de yardım görevlisi olarak çalışırken kaçırılan Alan Henning'in eşinin, kocasının Suriyelilere yardım edebilmek için Müslümanlarla çalıştığını söyleyerek, IŞİD'den onu serbest bırakmasını istediği belirtiliyor.

'Seçimin kalbinde sağlık hizmetleri olacak'

İngiltere gazetelerinde, muhalefetteki İşçi Partisi Lideri Ed Miliband'ın dün parti kongresinde yaptığı ve gelecek yılki genel seçimlerle ilgili vaatlerini sıraladığı konuşması da geniş yer buluyor.

Miliband'ın konuşmasında öne çıkan konular sağlık ve yaşam standartlarındaki düşüş.

Muhalefet lideri, seçimleri kazanması halinde, İngiltere'nin Ulusal Sağlık Hizmeti NHS'e yıllık 2.5 milyar sterlinlik (yaklaşık 4.1 milyar dolar) ek bütçe sözü verdi.

Guardian "Ed Miliband'ın bu vaadi, NHS'i seçim yarışının kalbine koydu" manşetini kullanıyor. Haberde Miliband'ın NHS'e 20 bin ek hemşire ve 8 bin ek doktor alınacağı sözü verdiği belirtiliyor. Gazete, Miliband'ın konuşmasında eğitim suç oranı ve çok kültürlülük gibi konulara ise hiç değinmediğine dikkat çekiyor.

Daily Telegraph da Miliband'ın bu ek bütçenin bir kısmını, büyük evlere getirilecek yeni vergilerden karşılamayı planladığını duyuruyor.

Dünyanın en pahalı kenti Londra

Guardian da dikkat çeken diğer bir haber de dünyanın en pahalı kentleri sıralamasında İngiltere'nin başkenti Londra'nın Hong Kong'un önüne geçerek birinci sıraya yerleşmesi.

Bunda en önemli etken, kentteki kiraların çok yüksek olması.

Savills adlı emlak şirketinin yaptığı son araştırmaya göre, Londra'da bir çalışanın ev ve ofisine verdiği yıllık ortalama kira yaklaşık 74 bin sterlin (120 bin dolar). Araştırmaya göre kentteki emlak fiyatları geçen yıl %18.4 arttı.

İlgili haberler