21 Ekim İngiltere Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Independent gazetesinde bugün gazeteci Patrick Cockburn'un "Kürtler Kobani'yi kurtarabilir mi?" başlıklı bir yazısı yer alıyor.

Cockburn, Washington'ın Türkiye'nin direncine sabrının tükendiğini, bu nedenle politikasını değiştirerek Kobani'deki Kürtlere havadan silah yardımı yaptığını belirtiyor.

Kobani'deki Kürt güçlerinin Türkiye tarafından 'terörist" olarak görüldüğünü hatırlatan Cockburn, "Buna rağmen silah yardımı, ABD'nin politikasındaki radikal değişime, Kürtlerle doğrudan işbirliği yapılacağına işaret ediyor" diyor.

Cockburn, yazının devamında, Türkiye için peşmergenin geçişine izin vermenin, Kobani'ye "güvenli koridor" açmaktan daha kolay olduğunu, çünkü Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile ilişkilerin daha iyi olduğu yorumunu yapıyor.

'Türkiye'nin U dönüşü'

Financial Times, "Türkiye'nin ABD'nin baskısına direnemeyerek Kobani politikasında bir U dönüşü yaşadığını" yazıyor.

Yazıda, ABD'nin baskısına boyun eğen Türkiye'nin, "şaşırtıcı bir U dönüşüyle" topraklarını Iraklı Kürt peşmergelere açtığı ve peşmergelerin Kobani'ye geçişine izin verdiği ifade ediliyor.

Gazete, Ankara ve Washington arasında Kobani üzerinden haftalardır gerilim yaşandığını ve Türkiye'nin dönüşüyle bu gerilimin yatıştığını yazıyor.

'Özel Kürt birlikleri yola çıktı'

Times gazetesinde bugün yer alan bir haberde, ABD özel güçleri tarafından eğitilen Kürt birliklerinin Kobani'deki savaşa katılmak üzere yola çıkması ele alınıyor.

Gazete, ABD özel güçleri tarafından eğitilmiş "Kürt terörle mücadele birlikleri"nin üyelerine Kobani'ye gitmeleri ve IŞİD'e karşı savaşa destek vermelerinin emredildiğini kaydediyor.

ABD'nin dün Kobani'ye silah yardımı ulaştırdığı hatırlatılan haberde, Türkiye'nin de beklenmedik bir şekilde "Iraklı Kürtlerin Kobani'ye geçişine izin vereceğini" açıkladığı belirtiliyor.

Bu açıklamanın ardından Irak'ın Süleymaniye kentinde eğitilen Kürt savaşçı biriminin harekete geçtiği ifade ediliyor.

Haberde, Iraklı peşmergelerin Türkiye'den Kobani'ye geçişine izin verilmesinin, hem Türkiye'nin sınırları ötesindeki etkisini artırabileceği hem de Iraklı ve Suriyeli Kürtler arasındaki ayrışmadan kazanç sağlayabileceği yorumunu yapılıyor.

Iraklı Kürtlerin Kobani'ye geçişi

Guardian'da bugün yer alan haberde, Türkiye'nin Iraklı Kürtlerin Kobani'ye geçişine izin vermesi konu ediliyor.

Haberde, ABD'nin hava bombardımanını artırmasıyla, IRak'tan gelen peşmergelerin sonucu etkileyebilecek bir rol oynayabileceğine dikkat çekiliyor.

IŞİD'in bir aydır süren Kobani kuşatmasında yaklaşık 400 militan ve önemli ağır silahlarını kaybettiğini kaydeden gazete, örgütün bu savaştan ağır zarar gördüğünü öne sürüyor.

Gazete, YPG sözcüsü Sores Hasan'ın şu açıklamasına da yer veriyor:

"Gönderilen silahlar bir gece durumu tersine çevirecek güçte değil. Ama tedarik devam ederse bize çok yardımı olur. Bu yardım, sahadakinden çok morallerimizi etkiliyor, bize moral veriyor. Farklı kanallardan koalisyonla iletişimdeyiz, yardımın devam etmesi için konuşuyoruz. Daha çok yardım geleceğini umuyoruz."

'Modern silahlar gönderildi'

Daily Telegraph gazetesi de, Türkiye'nin Iraklı Kürtlerin Kobani'ye geçişine izin vermesine geniş yer ayırıyor.

Haberde, ABD ve diğer müttefiklerinin Türkiye'ye bir süredir Kobani'ye askeri müdahale yapması konusunda baskı yaptığı belirtiliyor.

Türkiye'ninse bu baskılara rağmen sınırdan Kobani'ye silah ve adam geçişine izin vermediği kaydediliyor.

Ayrıca, bölgedeki farklı Kürt grupların IŞİD'e karşı birleştiği, bu nedenle Türkiye'ye yakınlığıyla bilinen Iraklı Kürtlerin Kobani'ye yardıma gideceği ifade ediliyor.

ABD'nin dün havadan ulaştırdığı silahların envanterinin bulunmadığını belirten gazete, bölgeden bildiren gazeteci Barzan İso'nun gözlemlerini aktarıyor.

Buna göre yardım kutularından çıkan silahları gören Barzan İso, Kürtlere tanksavar füzeler ve uzun mesafe tüfekleri gibi modern silahlar ile çok sayıda topçu mermisi ve ilaç gönderildiğini belirtiyor.

'Esad, IŞİD'in patronuydu'

Guadian gazetesinde Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun kaleme aldığı bir yazı dikkat çekiyor.

Yazının başlığı: ''Türkiye'nin Kobani'ye yardım etmesine kim yardım edecek?''

Çavuşoğlu, Suriye ve Irak'la sınırları 1.295 km uzunlukta olan Türkiye'nin, IŞİD'in bölgedeki kazanımlarından kaynaklanan tehlikeyi en keskin biçimde hisseden ülke olduğunu belirtiyor.

Türkiye'nin terörün neye mal olduğunu iyi bildiğini yazan Dışişleri Bakanı, IŞİD'le ortaya çıkan bu yeni tehdit dahil Ankara'nın terörle mücadelede her zaman ön sayfalarda yer alacağını söylüyor.

Türkiye'nin Kobani halkına sınırlarını açtığını ve elinden gelen her türlü insani yardımı gösterdiğini kaydeden Mevlüt Çavuşoğlu, bu kentin ötesinde Suriye geneli için bir strateji ve hedef belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.

'Türkiye, Birleşmiş Milletler değil'

Dışişleri Bakanı, ''IŞİD daha büyük bir şerrin ürünüdür. Suriye'de terör gruplarının büyümesine, ülkedeki istikrarsızlığın sağladığı verimli ortamın yanısıra, rejimin verdiği güçlü destek de yardımcı oldu. Rejim, IŞİD'in patronuydu. Bu şekilde Suriye halkınn meşru taleplerinin ve Suriye muhalefetinin ortadan kaldırılması amaçlanıyordu. Fakat Beşar el Esad'ın bu planı geri tepti. IŞİD, Irak'ta ele geçirdiği silah ve toprakla, kontrolden çıktı.'' diye yazıyor.

Suriye'deki rejim yerinde kaldığı sürece ülkenin istikrarlı ve güvende olmayacağını kaydeden Çavuşoğlu, ''Sorunun kökeninden halledilmesi gerektiğini'' savunuyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı, bunun için kapsamlı ve kararlılıkla yürütülen bir eylem planı gerektiğini belirterek, Suriye halkının korunacağı güvenlikli bölgeler oluşturulmasını ve uçuşa yasak bölge ilan edilmesini Suriye'de halihazırdaki tehditlerle başa çıkabilmek için şart görüyor.

Türkiye'nin bu husustaki uyarılarının geçmişte maalesef dinlenmediğini kaydeden Çavuşoğlu, ''Suriye'deki hedefimiz, rejimin askeri yöntemlerle sonuç alamayacağını anlamasını ve 2012 Cenevre Konferansı'nda öngörülen gerçek bir siyasi değişimi ülkede hayata geçirecek pazarlıklara oturmasını sağlamaktır.'' diyor.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu esnada eşi benzeri görülmedik bir yardım eli uzattığı farklı etnik ve dini kimlikteki Suriyeli mültecilerin sayısının artmaya devam ettiğini ve 2 milyon kişiye dayandığını hatırlatıyor.

Sığınmacıların Türkiye'ye maliyeitnin 4 milyar dolara ulaştığını belirten Çavuşoğlu, ''Türkiye, Birleşmiş Milletler gibi davranmaya devam edemez.'' diyor. Ankara'nın üzerine aldığı yükün sözlü takdir edildiğini ama pratikte bir adım atılmadığını kaydeden Dışişlier Bakanı, uçuşa yasak bölgeyi de içeren bir planın hayata geçirilerek sorumluluğun topluca paylaşılması gerektiğini savunuyor.