3 Kasım Basın Özeti

Telif hakkı BBC World Service

Financial Times gazetesinde yer alan bir haberde, "Şiddetin artması, PKK lideriyle görüşmeleri tehdit ediyor" deniyor.

Gazetenin İstanbul muhabiri Daniel Dombey'nin imzasını taşıyan haberde özetle şöyle deniyor:

"Türkler için PKK'nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan'ın adı terör ve 30 yılı aşkın bir sürede 40 bin kişinin ölümüne yol açan savaşla özdeş. Ancak son iki yılda, Öcalan, Kürt hareketinin lideri olarak kanlı isyanın durdurulması için hükümetin en büyük umudu haline geldi."

"Fakat, sokak çatışmalarında onlarca kişinin ölmesi, PKK ile çatışmaların yeniden başlaması ve güneydoğuda bazı askerlerin öldürülmesi nedeniyle Ankara'yla Öcalan arasındaki görüşmeler en hassas ve kanlı aşamasına girdi."

"Cuma günü Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, şiddetin devam etmesi halinde görüşmelerin duracağı uyarısında bulundu."

"Kısmen, Suriye'deki savaştan kaynaklanan gerginliğin sonucu olarak ortaya çıkan şiddet, diğer PKK liderlerinin daha çatışmacı tavır aldığı bir ortamda, Öcalan'ın nüfuzuyla ilgili soru işaretleri doğurdu. Olaylar kontrolden çıkmış gibi bir görüntü arz ediyor ve hükümetin uzlaşma kabiliyeti ve istekliliği konusunda da şüpheler var."

Haberde Uluslararası Kriz Grubu'ndan Hugh Pope'un "Öcalan sonuçta hapisten çıkacaksa ve bir barış olacaksa uzlaşmak zorunda olduğunun farkında. Ama sokaktaki Kürt hareketi daha radikal bir aşamaya kayarsa Öcalan onlardan çok ayrı hareket edemez" şeklindeki yorumu aktarılıyor.

'PKK için strateji felaketi olabilir'

Haber şöyle devam ediyor:

"Kürtlerin çoğu üzerine Öcalan'ın büyük etkisi var. Öcalan bu etkisini geçen ay Kobani protestolarının sona ermesini sağlayarak gösterdi. İmralı, henüz resmi müzakerelere dönüşmeyen barış görüşmelerinin odağında yer alıyor. Ancak Öcalan'ın açıklamalarıyla başka yerlerde yaşananlar arasında giderek artan bir şekilde senkron sorunu olduğu görülüyor."

"Öcalan Ekim'de PKK'nın askeri liderlerinin savaşa yeniden başlama tehdidinden birkaç gün sonra barış sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini ve 'daha iyimser' olduğunu söyledi.

"Ondan sonra olaylar daha endişe verici bir şekilde gelişti. Bir hafta önce Yüksekova'da üç asker öldürüldü. Çarşamba günü de bir astsubay öldürüldü. PKK yalanlamasına rağmen, ordu askerlerin ölümünden örgütü sorumlu tutuyor. Askerlerin öldürülmesi, barış sürecinin en ikna edici noktasına sekte vurdu: Artık genç Türk askerlerinin ölmemesi."

"Çatışmaların yeniden başlaması, Kürt savaşçıların IŞİD'le mücadeleleri nedeniyle uluslararası takdir kazandığı bir dönemde, bir terör örgütü kabul edilen PKK için bir halkla ilişkiler ve strateji felaketi doğurabilir."

Guardian gazetesi, Suriye'deki cihatçıların hafta sonunda ABD'nin müttefiki Suriye Devrimciler Cephesi'ni İdlib'de yenilgiye uğrattığını belirtiyor ve bunun Washington'ın IŞİD'e hava saldırılarına takviye için kara gücü seferber etme çabasına darbe indirdiğini belirtiyor.

Gazete, ABD ve Arap ülkelerinin hava güçleri Kobani'de IŞİD mevzilerine saldırırken, El Kaide'yle gruplardan El Nusra Cephesi'nin, haftalardır devam eden çatışmaların ardından Suriye Devrimciler Cephesi hezimete uğrattığını kaydediyor.

'ABD Esad'a yardım ediyor'

Guardian Suriyeli muhaliflerin bu 'hezimetten' ABD'yi sorumlu tuttuklarını aktarıyor:

"Muhalefetin elindeki kuzeyde ABD'nin hava saldırılarına karşı öfke artıyor. Bu hava saldırıları Suriye hava kuvvetlerinin özellikle Halep'teki saldırılarını yavaşlatamadı. Suriye Devrimciler Cephesi sözcüsü, 'Biz Amerikalıların bize yardım edeceğini düşünmüştük. Ama Amerika bizi yüzüstü bıraktığı gibi, despot Beşar Esad'a da yardım ediyor' diyor."

Suriyeli muhalifler, Beşar Esad yönetiminin ABD'nin IŞİD'e odaklanmasından yararlanarak hava saldırılarını şiddetlendirdiğini söylüyor. Merkezi Londra'da bulunan muhalif Suriye Gözlemevi'ne göre son 15 gün içinde sekiz kentte isyancıların denetimindeki bölgelere helikopterlerle 410 adet varil bombası atıldı. Örgüt bu saldırılarda en az 200 sivilin öldüğünü, ölen isyancı sayısının da bilinmediğini belirti.

Daily Telegraph gazetesi de, Suriye'de hem Esad rejimine hem de cihatçı gruplara karşı savaşmak için ABD'den silah ala iki ana grup; Hazm Hareketi ve Suriye Devrimciler Cephesi'nin Nusra Cephesi'ne teslim olduğunu aktarıyor.

Gazeteye göre Hazm Hareketi ve bu grup vasıtasıyla Suriye Devrimciler Cephesi ABD öncülüğündeki koalisyondan Grat roketleri ve tanksavar füzeleri dahil ağır silahlar alıyordu.

Ancak Hazm Hareketi, Cumartesi gecesi Nusra Cephesi'nin İdlib'de düzenlediği saldırıların ardından mevzilerini ve silahlarını bu gruba terk etti.

İlgili haberler