26 Aralık İngiltere basın özeti

Telif hakkı BBC World Service

İngiltere gazeteleri, bundan tam 10 yıl önce Hint Okyanusu'nda meydana gelen deprem sonucu oluşan ve yaklaşık 230 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olan tsunami felaketini hatırlatıyor.

Daily Telegraph'ta, felaketten mucize kurtuluş öyküleri var.

Gazete, dev dalgalar Endonezya'da bir köyü yutarken, çevrede bulduğu tahta parçalarına tutunan, daha sonra bu parçaları birbirine bağlayarak bir sal yapanı ve 9 dün boyunca Hint Okyanusu'nda bu salın üstüne hayata tutunmaya çalışan bir gencin hikayesini haberleştiriyor.

Rizal adlı genç aç ve susuzluk yanında, iki kez de köpek balığı saldırısı riski atlatıyor. Sonunda bir Japon kargo gemisinin kendisini görmesi sonucu kurtuluyor. Şu an 30 yaşında olan Rizal'ın ailesi ise Endonezya'nın Aceh bölgesinde hayatını kaybeden 170 bin kişinin içinde.

Times ise Aceh bölgesinin aradan geçen 10 yılda yeniden inşa edildiğini, ancak felaketi yaşayan insanların "yaralarının kapanmadığını" yazıyor.

Bölgenin Endonezya'nın en "inançlı" yerlerinden biri olduğuna vurgu yapılan haberde, Aceh'te yaşayan hemen herkesin felaketin "Allah'ın takdiri" olduğunda hemfikir olduğu belirtiliyor.

Haber şöyle devam ediyor: "Ancak burada travma ve yasın etkilerini görmek zor değil. Endonezya'da akıl hastalıklarının en sık görüldüğü yer burası. Uyuşturucu kullanımı da artmış durumda".

"Yılın kişisi Angela Merkel"

Times, Almanya Başbakanı Angela Merkel'i yılın kişisi seçmiş.

Gazete "Rusya'nın Doğu Avrupa'da yeniden saldırganlaştığı bir dönemde, Avrupa'nın istikrarını korumasındaki merkezi rolü" gerekçesiyle Merkel'in 2014'te yılın kişisi seçildiğini belirtiyor.

Makale şöyle devam ediyor: "Soğuk Savaş'tan sonra doğu-batı ilişkilerinin testten geçtiği en tehlikeli jeopolitik krizde, Merkel vazgeçilemez bir siyasi güç olduğunu gösterdi. Soğukkanlılığıyla tanınan Almanya Başbakanı, azmini geçen ay yapılan G-20 Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile, gece geç saatlerde yaptığı birebir görüşmelerde ispatladı. (...) O batının gerçek ve mücadeleye değecek değerlerine daha çok odaklanmasına yardımcı oldu. Merkel Avrupa'nın en önde gelen siyasetçisi ve dünyanın en güçlü kadını".

Suriyeliler anlatıyor: "Yabancı cihatçılar bizi mahvetti"

Guardian, Suriye'yi terketmiş olan Esad karşıtı Suriyelilerin, ülkedeki yabancı cihatçılara bakışına yönelik özel bir habere yer veriyor.

Türkiye'de yaşayan Suriyeli mültecilerle görüşerek hazırlanmış olan makalede, mülteciler, kendileri ülkelerini terketmek zorunda kalırken "yabancı cihatçıların" Suriye'ye akın etmesine tepkililer.

Reyhanlı'da yaşayan 27 yaşındaki Faysal, "Sayıları çok fazla. Suriye'nin her yerindeler. Bizi mahvettiler, Suriye'yi paramparça ettiler. Çok fazla yabancı güç Suriye üstüne oyun oynadı. Hepsi Suriye'nin şu an bu durumda olmasından sorumlu" diyor.

Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hazırladığı bir rapora ulaşan gazete, son birkaç yılda 80'den fazla ülkeden 15 binden fazla kişinin savaşmak üzere Irak ve Suriye'ye gittiğini belirtiyor.

Haberde, bu yabancı savaşçıların Suriye'deki silahlı muhalif gruplarca ilk başta memnuniyetle karşılandığı, ancak artan etkileri, dini eğilimleri ve uyguladıkları şiddet yüzünden muhaliflerin çoğunun artık bu savaşçıların ülkeyi daha da kötü hale getirdiğini düşündüğü belirtiliyor.

Cihatçıların Türkiye sınırından Suriye'ye girmekte hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını iddia eden gazete, "ancak ABD'nin baskılarından sonra Türkiye sınır güvenliğini artırdı" diyor.

"Alkollü içecek firmalarının sponsorlukları yasaklansın"

Guardian, doktorların Birleşik Krallık'ta, alkollü içecek firmalarının spor kulüplerine ve aktivitelerine sponsor olmasının yasaklanması çağrısına yer veriyor.

Doktorlar, "korkunç" olarak niteledikleri bu uygulamanın, çocukları alkol tüketimine özendirdiğini savunuyor.

Ülkenin önde gelen sağlık kuruluşları ve tıp doktorları tarafından gazeteye gönderilen mektupta, bakanlardan bu uygulamayı kaldırmaları isteniyor.

Everton ve Celtic gibi takımlarının formalarında, sponsorluk aldıkları bira markalarının reklamları bulunuyor.

Doktorlar, alkollü içeceklerin spor kulüplerine sponsor olmasının, "mısır gevreği ya da deterjan gibi ürünlerin reklamları kadar" yaygınlaştığını belirtiyor.

Mektup şöyle devam ediyor: "Ulusal sporlarımız çocukları daha sağlıklı yaşamlar sürdürmeye özendirmeli. Spor kulüplerinin formalarında tütün reklamı yapılıyor olsaydı bu 'korkunç' bir şey olarak karşılanırdı. Alkolün tütünden farkı ne?(...) Kanıtlar gösteriyor ki alkol reklamına maruz kalmak gençleri daha erken yaşta ve daha çok alkol tüketmeye yönlendiriyor".

Kamuoyunun da bu reklamların kaldırılmasını istediğini iddia eden doktorlar, hükûmeti bu konuda yeni düzenlemeler yapmaya çağırıyor.

Haberde Fransa'da alkollü içecek firmalarının spor kulüpleri ve aktivitelerine sponsor olmasının 1991 yılında yasaklandığı; Rusya, Ukrayna ve Norveç'te de aynı yasağın yürürlükte olduğu hatırlatılıyor.

Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika ve İrlanda'nın da benzer bir yasak getirmeyi tartıştığı belirtiliyor.

İngiltere'de bu reklamlara yönelik mevcut düzenlemeler, reklamların açıkça gençleri hedeflemesine izin vermiyor.

Alkollü içecek firmalarının sponsorluklarıyla ilgili düzenlemeyi hazırlayan Portman Group yetkilileri ise yasağın gereksiz olduğunu savunuyor.

Yetkililerin açıklamaları şöyle: "Yasak çağrısı İngiltere gerçeğini yansıtmıyor. Resmi istatistikler gösteriyor ki 16-24 yaşlarında 'aşırı içki tüketimi' oranlarında ciddi bir düşüş var. Alkollü içecekleri denemiş olan çocukların sayısı da rekor derecede az. Bunun yanında alkollü içecek sponsorlukları Birleşik Krallık ekonomisine büyük bir katkı sağlıyor ve gençliğe yönelik programlara destek veriyor".