6 Nisan İngiltere basın özeti

Telif hakkı BBC World Service

İngiltere gazetelerinde öne çıkan konular arasında ülkede bugün uygulamaya girecek olan "emekli maaşı serbestleştirmesi" ile Papa Francasco'nun Paskalya yortusunda verdiği mesajlar bulunuyor.

Emekli maaşı ödemelerinde yapılan reform ile, emekliler biriken maaşlarını bazı kural ve vergiler dahilinde toplu olarak çekme hakkı elde ediyor.

Gazeteler bu yeniliğin emeklilerin bir "harcama çılgınlığına" girmesi endişesi yarattığına dikkat çekiyor.

Guardian'ın haberinde Liberal Demokrat bir bakanın emeklilere paralarını çekip harcama konusunda acele etmemelerini söylediği belirtiliyor.

Independent'ın konuyla ilgili haberinde ise emeklilik birikimlerini nakit olarak çekme koşullarının karmaşık olduğuna, ayrıca bu reformun "dolandırıcılar" tarafından fırsat olarak kullanılabileceğine vurgu yapılıyor.

Daily Telegraph da emekli maaşı reformuyla ilgili yaptırdığı bir araştırmanın sonuçlarına yer veriyor. Kamuoyu yoklamasına göre her 10 emekliden sadece 1'inin emeklilik birikimlerinin hepsini çekmeyi planladığı, geri kalanının ise birikimlerini tatil, ev tadilatı ya da torununun okul parası gibi ihtiyaçlar için ufak miktarlarda çekeceği belirtiliyor.

Papa'nın Paskalya mesajları

İngiltere gazetelerinde, Hristiyanların en önemli kutsal günlerinden olan Paskalya yortusunda, Katolik Kilisesi'nin lideri Papa Francesco'nun verdiği mesajlara da yer veriliyor.

Papa, Vatikan'daki konuşmasında dünyada yaşanan şiddet olaylarıyla birlikte siyasi gelişmelere de dikkat çekmişti.

Papa'nın alışılmadık şekilde siyasi bir konuşma yaptığı yorumunda bulunan Times, Papa'nın bu mesajları arasından İran'la varılan nükleer anlaşmaya yaptığı övgüyü öne çıkarıyor.

Financial Times ise Papa'nın konuşmasında Perşembe günü Kenya'da yaşanan üniversite baskınında öldürülen 150'den fazla kişi için ettiği duaya vurgu yapılıyor.

Radikal İslamcı Eş-Şebab örgütünden militanlar, Garissa Üniversitesi'ni sabaha karşı basarak öğrencilerin üzerine ateş açmıştı.

Sünniler hayatta kalabilmek için isimlerini değiştiriyor

Guardian'a Bağdat'tan yazan Martin Chulov, Irak'ta IŞİD ile Şii milisler arasında kalan Sünnilerin durumundan yola çıkarak, ülkede kendisini yeniden göstermeye başlayan mezhep çatışmasına dikkat çekiyor.

Haberde, 21 yaşındaki Bakubalı ve asıl adı Ömer olan bir Sünninin hikayesine yer veriliyor.

Ömer Mazen'in, Irak Şam İslam Devleti tehdidi yüzünden evini terkederken, Şiilerin kendisine suçlu muamelesi yapmaması için asıl adını da "terketmek" zorunda kaldığı belirtiliyor.

Iraklı yetkililerin de geçen aydan itibaren isim değiştirme talepleri geldiğini doğruladığı haberde, din adamları da bir Sünni olarak özellikle Bağdat'ta yaşamanın neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor.

Diğer taraftan Bağdat'ta Şii'leri hedef alan saldırılan da arttığına dikkat çekilen haber, adını Ammar'a çeviren Ömer'in hikayesiyle son buluyor. Bağdat'ta bir Şii toplum merkezinde çalışmaya başlayan Ammar'ın, yakında Sünnilikten Şiiliğe geçeceği belirtilirken Ammar'ın şu sözlerine yer veriliyor: "Hayatta kalmak ve ailemi güvenceye almak istiyorum, bu insanlar bana iyi davranıyorlar".

Yine Guardian'da yer alan bir analizde ise çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde, vatandaşların kendilerini mezheplerine göre tanımlama eğiliminin arttığı iddia ediliyor.

"Araplar neden birbirlerine sırtlarını döndü?" başlıklı yazıda, Ortadoğu'da Avrupa kolonizasyonu sonrası dönemde hedefin bir Arap üst kimliği yaratmak olduğu hatırlatılıyor.

Ancak 'Arap Baharı' ile birlikte bölgede başlayan hareketlilik ve ayaklanmalardan sonra siyasi değişimlerin zorlu geçmesi nedeniyle, Arapların kendilerini mezhep ve aşiretlerle tanımlama eğiliminin artışta olduğu savunuluyor.

Yazıya eşlik eden grafiklerde, Türkiye nüfusunun yüzde 80'i Sünni, yüzde 20'si Şii olarak gösteriliyor.

'Antibiyotiklere dirençli bakteri 80 bin kişiyi öldürebilir'

Daily Telegraph'ın ilk sayfadan duyurduğu haberinde, İngilizce "superbug" denilen antibiyotiklere karşı duyarlı bakterinin İngiltere'de neden olabileceği ölümlerle ilgili bir tahmine yer veriliyor.

İngiliz hükümetinin yaptığı araştırmaya göre, bu bakterilerin neden olacağı grip türleri, mevcut antibiyotiklerle iyileştirilemeyeceği için olası bir salgının 200 bin kişiyi etkileyebileceği belirtiliyor.

Haberde 20 yıl içinde basit grip vakalarının bile ilaçla iyileştirilemeyecek seviyeye gelebileceğine dikkat çekiliyor.