İngiltere Parlamentosu'nda Suriye oylaması

Telif hakkı Getty

İngiltere'de milletvekilleri bugün ülkenin, Suriye'de IŞİD hedeflerini bombalayan koalisyona katılıp katılmayacağına karar verecek.

Avam Kamarası'nda 10 saat sürecek oturumun ardından oylama yapılacak.

İngiltere Başbakanı David Cameron IŞİD'in Irak'ın güvenliğine tehdit oluşturduğunu söylüyor.

Ana muhalefet İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn, hava operasyonlarına karşı çıkıyor. Ancak Corbyn, oylamada milletvekillerini serbest bıraktı.

Demokratik Birlik ve Liberal Demokrat milletvekillerinin yanı sıra 50 kadar İşçi Partisi'nin de oyuyla hava operasyonlarına onay çıkması bekleniyor.

Bazı İngiltere gazeteleri oylama öncesinde 'İngiltere'nin yeni savaşı' manşetleriyle çıktı.

Cameron: Hayır diyenler terör sempatizanı

Daily Telegraph gazetesi Cameron'ın, partisinin üyelerine, Jeremy Corbyn ve destekçileri için 'terör sempatizanları' dediğini aktarıyor.

Gazetenin haberinde, İşçi Partisi içinde de Corbyn destekçilerinin partililere 'Ret' oyu kullanmaları yönünde baskı uyguladığı ve bazı vekillere "Eğer hava saldırılarını desteklerseniz kadınların ve bebeklerin öldürülmesinden sorumlu olacaksınız" dediklerini belirtiyor.

Haberde bazı vekillerin baskı nedeniyle ağladığı ifade ediliyor.

Bazı İşçi Partisi üyelerine ise e-postalarla ölü bebek fotoğrafları gönderildiği ve oylamada hükümetin teklifini reddetmeleri yönünde baskı yapıldığı haberde yer alan iddialar arasında.

Corbyn: Başbakan kimseyi ikna edemedi

Guardian gazetesi için bir makale kaleme alan Jeremy Corbyn, Cameron'ın Suriye'de hava saldırılarının sonuç vereceği konusunda kimseyi ikna edemediğini söylüyor:

"Cameron, Suriye'de hava operasyonları teklifini alel acele Meclis'e getiriyor. Çünkü hazırlıksız biçimde giriştiği savaşa karşı çıkanların arttığının farkında."

"IŞİD terör örgütünün Suriye, Irak ve Libya'da milyonlarca kişiye zulmettiğine şüphe yok. Halkımız için de bir tehdit haline geldiğine de şüphe yok. Ancak asıl soru, Irak'taki hava operasyonlarını Suriye'ye genişleterek bu tehdidi azaltacak mısınız yoksa artıracak mısınız?"

"Başbakan Cameron, halihazırda ABD, Fransa, Rusya ve diğer devletler tarafından Suriye'de bombalanan IŞİD'e yönelik İngiliz hava saldırılarının ne gibi bir fark yaratacağı konusunda ikna edici değildi."

"Oy kullanacak milletvekilleri alacakları kararın ne denli korkunç sonuçlar doğurabileceğini iyi düşünmeli."

"Ancak müzakere edilmiş bir barış anlaşması IŞİD tehdidini ortadan kaldırabilir."

'Strateji olmadan Suriye savaşına giriyoruz'

Independent gazetesinin Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, İngiltere'nin net bir stratejisi olmadan Suriye'deki savaşa girdiğini vurguluyor:

"Ayrıca siyasi ve askeri açıdan iyimser hayallere dayanan bir stratejiyle Suriye'deki savaşa girmenin eşiğindeyiz. İngiltere'nin hava operasyonları Suriye'deki tabloyu değiştirmeye yeterli olmayacak."

"Başbakan David Cameron, karada IŞİD'e ve Beşar Esad'a karşı savaşan 70 bin ılımlı muhalif olduğunu iddia ediyor. Ancak Suriye'deki silahlı gruplar genelde sayılarını abartarak açıklıyor."

"Daha önemlisi bu grupların bazıları yurtdışında farklı, içeride farklı konuşuyorlar. Yabancılara ılımlı olduklarını, herkesin yasalar önünde eşit olması gerektiğini söyleyip, içeride Şiilere ve Alevilere karşı zulüm uyguluyorlar."

"Geriye tek ciddi kara müttefiki olarak Kürt gücü YPG kalıyor. Ancak Suriye'deki mezhep ayrışması o kadar derin ki, Rakka'daki Sünniler IŞİD'den çekinse de İran destekli Şii güçlerinden ve YPG'den daha fazla korkuyorlar."

"Suriye'de korkunç bir çatışma ortamı var. İngiltere ise hangi tehlikelerle karşılaşacağını fazla bilmeden bu savaşın içine giriyor."

'İngiltere IŞİD'le savaştan kaçamaz'

Times gazetesinde ise Roger Boyes imzalı köşe yazısında Suriye konusunda eylemsizliğin maliyetinin daha büyük olacağını savunuyor:

"Eğer gelecek haftalarda İngiltere'nin savaş uçakları kendisini halife ilan eden Ebu Bekir El Bağdadi'yi öldürürse o zaman da 'Savaşa girmemiz bir şeyi değiştirmeyecek' demeye devam mı edeceğiz?"

"Birçok belirsizliği içinde barındıran bir savaşa giriyoruz. Ancak hedef açık ve net: IŞİD'i etkisiz hale getirmek.Beceri sabır ve biraz da şans yardımıyla bu hedefe ulaşabiliriz."

"2013'te bu şansı kaçırdık. O dönemde Şam'ı ve Beşar Esad'ı bombalasaydık, rejim bir daha kimyasal silah kullanmaya cesaret edemezdi."

"Evet karada güvenilir müttefiklerin olmadığı yönündeki eleştiriler doğru. Ancak Savaşta stratejiler oluşturulur ve gelişmelere ayak uydurulur. Sonuçta hedef açık ve net."

"Eğer dsavaşı görmezden gelip, müttefikimiz ABD'ye sırtımızı dönersek zaten tehlikeli olan dünyayı daha da tehlikeli hale getirmeye yardım etmiş oluruz."

"Eğer karmaşık krizler döneminde karar vermekten kaçınıp insiyatif kullanmayı bırakırsak dünya da bizi artık ciddiye almamaya başlar."