5 Ekim İngiltere basın özeti

İngiliz sterlini ve Amerikan doları Telif hakkı AFP

İngiltere Başbakanı Theresa May'in, Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma sürecini Mart ayı sonuna kadar başlatacağını açıklamasının İngiliz ekonomisine etkileri, İngiliz gazetelerinin öne çıkan başlıkları arasında.

Financial Times, "May'in sert açıklamasının" ardından sterlin üzerinde oluşan baskıyla birlikte İngiltere'nin, döviz kuru baz alınarak yapılan ekonomik güçler sıralamasında Fransa'nın gerisine düştüğüne dikkat çekiyor.

İngiltere Başbakanı, Maliye, Dışişleri ve Brexit'ten görevli bakanların hepsinin, Avrupa Birliği ile "iyi bir anlaşma yaparak" ayrılma sözü verdikleri, bu sözü verirken İngiltere'nin dünyanın en büyük 5. ekonomisi olmasına güvendikleri belirtiliyor.

Gazete Uluslararası Para Fonu IMF'nin de, İngiltere'de Haziran ayında yapılan Brexit referandumundan bu yana İngiltere ekonomisine yönelik büyüme tahminini ikinci kez düşürdüğünü ve gelecek yıla yönelik tahminini yüzde 1.1'e çektiğini aktarıyor.

Guardian ise IMF'nin İngiltere'ye yönelik büyüme tahminini düşürmesini başka bir açıdan görerek, "IMF, Brexit kötümserliğinde hatalı olduğunu kabul etti" başlığını kullanıyor.

Gazete, İngiltere ekonomisinin 2016'da 1.8 olması beklenen büyüme oranı ile G7 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olmasının beklendiğini vurguluyor.

Haberde, Haziran ayındaki referandum öncesinde IMF'nin yaptığı tahminlerde, referandumda AB'den çıkılması yönünde sonuç çıkarsa bunun ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 5.5'ini yok edeceği uyarısında bulunmuş olduğu hatırlatılıyor.

Haberde, AB'den çıkış sürecinin nasıl olacağının bilinmemesinin, ekonomi üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğine de dikkat çekiliyor.

Times gazetesi ise sterlinin 23 Haziran'daki referandumdan bu yana Amerikan doları karşısında yaklaşık yüzde 15 değer kaybettiğini belirtiyor.

"İngiliz şirketler yabancı çalışanlarını listelemek zorunda bırakılacak"

Times'in haberinde, İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın "İngilizler yerine yabancıları işe alan şirketleri ifşa etmek" amacıyla, şirketlerden yabancı çalışanlarını listelemesini isteyeceğini yazıyor.

Adımın "Göçmen işçilerin İngilizlerin işlerini ellerinden almaması amacıyla" atılacağına dikkat çekiliyor.

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd'un "AB üyesi olmayan ülkelerin öğrencileri için vize kurallarının sıkılaştırılacağı" sözü verdiği de belirtiliyor ve Rudd'un yıllık göçmen sayısını 327 binden 100 binin altına indirme hedefi koymuş olduğu hatırlatılıyor.

Independent ise Rudd'un bu planlarıyla İngiltere'deki iş çevrelerini kızdırdığını yazıyor. İş dünyası liderlerinin göçmenlerin İngiltere ekonomisine yaptığı katkıya dikkat çektiği ve özellikle yüksek nitelikli göçmenlerin İngiltere'ye gelişinin önünün kesilmesinin iş dünyasında olumlu karşılanmayacağını belirttikleri aktarılıyor.

Times'ın ilk sayfasında yer alan haberlerden biri de sağcı parti UKIP'in 3 hafta önce göreve gelen başkanı Diane James'in istifası. James'in görevinden "Partiyi yönetmek için yeterli otoritem yok" diyerek ayrıldığı belirtiliyor.

Financial Times: Türkiye'de 'temizlik' çok ileri gitti

İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'de OHAL'in 3 ay daha uzatılmasının "sürpriz olmadığı" yorumunu yaparken, 15 Temmuz darbe girişimi ardından başlayan tasfiyelerin endişe verici boyutlara ulaştığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın OHAL'i tüm düşmanlarından kurtulmak için kullandığını yazıyor.

Telif hakkı AFP

Ordu, kamu kurumları ve emniyet teşkilatında Fethullah Gülen'le ilişkili olduğu gerekçesiyle görevden alınanların sayısının 100 bini aştığı hatırlatılan gazete, bunlar arasında Gülen'le bağlantısı olmayanların da bulunduğuna dair göstergeler olduğunu yazıyor.

Darbe girişimi sırasında 240 kişinin hayatını kaybettiğini belirten FT, Türkiye'de OHAL ilanının geçerli sebepleri olduğu, ancak Erdoğan'ın OHAL'in uzatılmasıyla ilgili açıklamalarının inandırıcılıktan uzak olduğu belirtiliyor:

"Bunun öncelikli nedeni, şimdi terörist olarak nitelediği Gülencilerin yükselişini kolaylaştıran kişinin kendisi olması... Geçen yıllar boyunca ordu ve laik rakiplerinden yönelen tehditleri savuşturup gücü elinde toplarken, Gülen, Erdoğan'ın AKP'si için paha biçilemez bir müttefikti. Cumhurbaşkanı, ortaya çıkan vahşi güç savaşının sorumluları arasında".

Makalenin devamını okumak için tıklayın.

İlgili haberler