İnterseks bebeklerin hayatını kurtaran ebe

Bebeklerini reddeden aileyi gösteren bir resim Telif hakkı Charlotte Edey

Zainab bebek doğurtmaya alışkındı. Kenya'nın batısındaki kırsal bölgelerde yıllardır bir ebe olarak çalışırken onlarca defa yaptırmıştı bunu. Ama doğurttuğu bebeklerin hiçbiri şu an karşısında olana benzemiyordu.

Zor bir doğumdu ama Zainab'ın üstesinden gelemeyeceği bir zorluk da değildi. Göbek bağı bebeğin kafasına dolanmıştı ama hızlıca tahta bir kaşığı kaparak bebeği bağdan kurtarmıştı.

Solunum yolunu açıp bebeği temizledi, göbek bağını kesti. Sonrasında, daha önce hiç görmediği bir şeyle karşılaştı.

Top modelden 'İnterseks doğdum' açıklaması

"Kız mı erkek mi olduğuna baktığımda iki ayrı çıkıntı gördüm. Bebekte hem dişi hem de erkek üreme organı vardı" diyor Zainab.

Normalde bu noktada "Bu bir kız çocuğu" veya "Bu bir erkek çocuğu" demesi gerekirdi. Onun yerine bebeği anneye uzatarak "İşte bebeğin" dedi.

Doğum sırasında yorgun düşen çocuğunun cinsiyetinin belli olmadığını anlayınca serseme döndü. Kocası oraya girdiğinde kendinden emin bir şekilde ne yapmak gerektiğini söyledi.

Zainab, "Kocası geldiğinde bana 'Bu bebeği eve götüremeyiz. Bebeğin öldürülmesini istiyoruz' dedi. Bebeği Tanrı'nın yarattığını ve öldürülmemesi gerektiğini söylediğimde ısrar etti. Sonunda 'Bebeği bana bırakın, ben öldürürüm' dedim. Ama öldürmedim" diye anlatıyor 2012'de yaşadıklarını.

Sonrasında babası birkaç kere ziyaret edip Zainab'ın sözünü tutup tutmadığını görmek istedi. Zainab ise bebeği sakladı ve öldürdüğünü söyledi. Ama bu yalan sonsuza kadar süremezdi:

"Bir yıl sonra anne ve baba bebeğin yaşadığını öğrenmiş. Beni ziyaret ettiler ve bebeğin kendilerine ait olduğunu asla kimseye söylememem gerektiği uyarısında bulundular. Ben de kabul ettim, zaten onu kendi çocuğum olarak yetiştiriyordum."

Bu sıra dışı ve riskli bir tercihti.

'Lanet getireceklerine inanılıyordu'

Zainab'ın yaşadığı toplulukta, Kenya'daki pek çok toplulukta olduğu gibi interseks bebeklerin aileye ve mahalleye lanet getireceğine inanılıyor. Bebeği evlat edinerek bu geleneği delen Zainab, her şanssızlıkta suçlanma riskini göze alıyordu. 2014'te tekrardan bir interseks bebek doğurttuğunda hayrete düşmüştü.

Kenyalıların ne kadarının interseks olduğu bilinmese de doktorlar bu oranın diğer ülkelerdekiyle aynı olduğunu tahmin ediyor: Yüzde 1,7.

"Bu sefer ebeveynler çocuğu öldürmemi istemedi. Doğuma anne tek başına gelmişti ve bebeği bırakıp kaçtı" diyor Zainab.

Böylece bir kez daha eve interseks bir bebekle geldi ve onu da ailenin bir parçası olarak yetiştirmeye başladı.

Fakat Victoria Gölü'nde balıkçılık yapan eşi bundan memnun değildi.

Victoria Gölü'nde balık avlayamadığı için üzülen bir balıkçı Telif hakkı Charlotte Edey

"Ne zaman balık yakalayamasa çocukları suçluyordu" diyor Zainab ve ekliyor:

"Bu çocukların bize lanet getirdiğini söylüyordu. Gölde boğmak için çocukları ona vermemi istedi. Reddettim. Bunun gerçekleşmesine asla izin vermeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine şiddet uygulamaya başladı ve hep kavga eder olduk."

Kocasının davranışlarından endişe duyan Zainab, çocuklarını alarak kocasını terk etmeye karar verdi.

"Benim için zor bir karardı çünkü kocamın yanında maddi açıdan rahat bir hayat yaşıyordum, çocuklarımız ve hatta torunlarımız vardı. Ama tehdit ve kavgayla dolu bir ortamda yaşayamazsınız. Bu yüzden kaçmak zorunda kaldım."

Resim Telif hakkı Charlotte edey

Kenya'da çocuk doğurma yöntemleri değişiyor. Anneler artık köylerde değil hastanelerde çocuk doğurmaya başlıyor. Ama kısa süre öncesine kadar köylerde doğurmak tek yöntemdi ve interseks bebeklere ne yapılacağı konusunda üstü kapalı bir gelenek vardı.

"Onları öldürüyorlardı" diyor geleneksel ebelerin örgütü olan On Canan Kız Kardeş'ten Seline Okiki:

"Doğan bebek interseksse doğrudan bir lanet olarak görülüyor ve yaşamasına izin verilmiyordu. Geleneksel ebeden beklenen şey ise bebeğin interseks olduğunu anlar anlamaz onu öldürmesi ve anneye bebeğin ölü doğduğunu söylemesiydi."

Luo dilinde bebeğin öldürülmesini tasvir eden bir deyim bile var: Tatlı patatesi kırmak.

Bu deyim, yumuşak kafatasını sert bir patates ile kırarak bebeği öldürmek için kullanılıyor.

"Velilerin buna dair herhangi bir sözü bile olmuyordu" diyor grubun sözcüsü Anjeline Naloh ve ekliyor:

"Ebeden beklenen bebeğin ağlayacak kadar bile yaşamamasıydı."

On Canan Kız Kardeş üyeleri ebelik işini artık hastanelerdeki ebelere bıraktı. Bunun yerine anne adaylarına ve yeni annelere destek oluyor, HIV bulaşıcılığı üzerine farkındalık oluşturuyor.

Fakat hastanelere erişimin daha zor olduğu ücra bölgelerde hâlâ geleneksel ebeler çalışıyor ve On Canan Kız Kardeş bebek cinayetlerinin hâlâ devam ettiğini düşünüyor.

"Gizli bir şekilde yapıyorlar, eskisi kadar açık değil" diyor Anjeline Naloh.

Victoria Gölü'nde yıkananları gösteren bir resim Telif hakkı Charlotte Edey

Batı Kenya'daki interseks insanlar hakkındaki önyargıları kırmak için çalışan Kadınların Sesi örgütünün yöneticisi Georgina Adhiambo, bu konunun hâlâ bir tabu olduğunu söylüyor:

"İnterseks çocuklarını saklayan ve hatta onları eve kilitleyen ailelerle karşılaşıyoruz. Bazıları bunu utandıkları için yapıyor, bazıları da çocuklarının zarar görmesini engellemek için.

"Onlara interseks çocukların neden öyle doğduğunu anlatıyoruz. Dindar bir toplum olduğu için bu çocukları da Tanrı'nın tarattığını söylüyoruz."

Fakat cinsel gelişim bozukluğu alanında çalışması için özel eğitimden geçen pediatrik endokrinolog Joyce Mbogo, intersekslere karşı tavrın değişmeye başladığını belirtiyor.

"Artık yardım almak isteyen yeni nesil aileler var. İnternet taşrada bile erişilebilir olduğu için yanlış olan bir şeyi fark ettiklerinde internete bakıp bunun ne olabileceğini anlamaya çalışıyorlar."

Cinsel gelişim bozukluğunun çeşitli tedavi yöntemleri var. Bazı hastaların tedaviye ihtiyacı olmazken bazıları ilaca veya hormon tedavisine ihtiyaç duyuyor. Kimilerininse düzeltici ameliyata gereksinimi oluyor - fakat bu ameliyat çocuk ergenliğe erişip hangi cinsel organını korumak istediğine karar verene kadar erteleniyor.

'Tanrı'nın bir mucizesi'

Zainab'ın çocukları için bu karar şimdilik çok uzakta. Sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyüyorlar. Onlardan her bahsedişinde yüzü gülüyor Zainab'ın. Hem çocuklarından hem de kendisine kurduğu yeni hayattan gurur duyuyor. Çağırdıkları zaman yine ebelik yapıyor ama geçimini kıyafet ve sandalye ticaretinden kazanıyor.

"Hepimiz iyi yiyoruz ve normal çocuklar olduklarını görüyorum. Sohbet ediyoruz, büyük olan ev işlerimde yardımcı oluyor ve oğlum ikisini de kardeşi olarak görüyor. Hepsi benim ailem. Bu Tanrı'nın bir mucizesi."

Verdiği karardan pişmanlık duyup duymadığını sorulduğunda çok saçma bir soruyla karşılaşmışçasına kahkahalar atıyor:

"Sokağa mı atayım onları? Hayır, ben onların annesiyim! Onlar da insan ve Tanrı'nın yarattıklarına bakmak zorundayım."

İlgili Konular

İlgili haberler