Afrodisias, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi

Afrodisias Telif hakkı Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Afrodisias Antik Kenti, Pazar günü UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi.

Polonya'nın Krakow şehrinde gerçekleştirilen UNESCO 41. Dünya Miras Komitesi toplantısında, Aydın'ın Karacasu ilçesindeki Afrodisias Arkeolojik Alanı'nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilmesine karar verildi.

UNESCO Türkiye'nin sitesinde, Aphrodisias Antik Kenti'nin "Yunan-Roma dönemi mimari ve kent özelliklerini çok iyi yansıtan bir yerleşim yeri" olduğu belirtiliyor.

Kentteki Afrodit Tapınağı milattan önce 3'üncü yüzyıla, kentin kendisi ise bir yüzyıl sonraya dayanıyor.

Bölge, Afrodisias Arkeolojik Kenti ve kentin kuzeyindeki mermer ocaklarından oluşuyor. Zenginliği ise mermer ocaklarından geliyor.

UNESCO Türkiye'nin sitesinde kentin özelliklerinden en önemlisinin "varlık alanı içinde bulunan ocaklardan çıkartılan mermerden yerel okullarca işlenen heykeltıraşlık eserlerinin yayıldığı Akdeniz havzasında bıraktığı derin kültürel etki" olduğu kaydediliyor.

Afrodisias Arkeolojik Kenti'nde tapınaklar, bir tiyatro, bir toplanma yeri ve iki hamam bulunuyor.

Afrodisias ile birlikte Türkiye'nin Dünya Mirası Listesi'ndeki varlık sayısı 17 oldu.

Afrikalı kölelerin Latin Amerika'ya ilk ayak bastığı yer de listeye alındı

UNESCO 41. Dünya Miras Komitesi, 2 Temmuz'dan beri gerçekleştirdiği toplantılarda, Türkiye'nin yanı sıra diğer ülkelerde yer alan pek çok doğal, tarihi veya kültürel güzellikleri de listeye kattı.

Bu yıl UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne eklenen yerler arasında, Brezilya'da Rio de Janerio kentindeki Valongo Rıhtımı da var. Burası, 1811 yılında Afrikalı kölelerin Latin Amerika'ya ilk ayak bastığı yer olarak biliniyor.

Yaklaşık 900 bin Afrikalının Valongo Rıhtımı üzerinden Latin Amerika'ya getirildiği tahmin ediliyor. Bu bölge, Afrikalı kölelerin Amerika kıtasına gelişlerinin fiziki olarak en büyük kanıtı kabul ediliyor.

Kadınların giremediği kutsal ada da listede

UNESCO komitesinin Dünya Mirası Listesi'ne eklediği yerler arasında Japonya'nın Okinoşima adası da var.

Okinoşima Adası, 17'inci yüzyılda denizcilerin korunması için yapılmış Okitsu Tapınağı'na ev sahipliği yapıyor ve adaya kadınların girmesi yasak.

Adaya ayak basmadan önce, erkeklerin bütün kıyafetlerini çıkarmaları ve denizde temizlenmeleri gerekiyor.

Ada her yıl sadece bir gün, 27 Mayıs'ta ziyaretçi kabul ediyor ve ziyaretçi sayısı 200 ile sınırlı.

Ziyaretçiler adadan ayrılırken bir anı götüremiyorlar. Ritüelin detaylarını paylaşmaları da yasak.

Ziyaret sırasında eskiden beri uygulanan kurallar gözetiliyor.

İlgili Konular