Trump'ın zaferi: Amerikan medyasında 'şok, şaşkınlık, sürpriz' manşetleri

Trump manşetleri Telif hakkı Getty Images
Image caption "Trump'ın Zaferi" manşeti bir kaç gazete tarafından kullanıldı.

ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump'ın dün gece Demokrat rakibi Hillary Clinton'a karşı kazandığı seçim zaferi, Amerikan medyasında "şok" olarak nitelendirilirken, önde gelen gazeteler, bunun "modern zamanlarda ülke siyasetinin yaşadığı en büyük sarsıntı ve sürpriz"olduğu konusunda birleştiler.

Los Angeles Times gazetesi, "Trump'ın şaşırtan başarısı" manşetiyle yayımladığı haberde, Cumhuriyetçi adayın seçim öncesi yapılan anketlerin aksine, kilit eyaletleri yanına çekmeyi başardığını yazdı.

Donald Trump'ın Washington'da oturmuş siyasi sistemi şoka uğrattığına dikkat çeken gazete, "Trump sadece Hillary Clinton'a değil, kendi partisinin hiyerarşisine karşı da zafer kazanarak Amerikan siyasi tarihindeki en büyük çalkantılardan birini gerçekleştirdi ve ülkenin 45'inci başkanı seçildi" dedi.

Gazete, "Trump'ın seçimden önceki pek çok anketi yanıltan ve ülkenin dış politika, ekonomi ve kültür çevrelerindeki elit grubunun görüşlerini yenilgiye uğratan zaferi, ülke çapındaki kırsal kesim ve küçük kasabalardan oluk oluk akan oylarla geldi ve Demokratların büyük kentlerdeki egemenliklerinin kendilerine zafer kazandıracağına ilişkin hesaplarını alt üst etti" ifadesini kullandı.

Telif hakkı Getty Images
Image caption Washington Post: "Zafer Trump'ın"

"En önemli soru, bundan sonra nasıl bir başkan portresi çizeceği"

Washington Post gazetesinin birinci sayfasında da, Trump ve yardımcısı Pence'in zafer konuşması sırasında çekilen büyük bir fotoğrafın üzerine "Zafer Trump'ın" manşeti yer aldı. İkinci başlığına, "Seçmenlerin statükodan hoşnutsuzluğu Clinton'ı alaşağı etti" cümlesini koyan gazete, Trump'un başarısını analiz eden bir yazıda da, Cumhuriyetçi adayın seçim kampanyasıyla, kendisine inanmayan uzmanları her zaman haksız çıkardığına işaret ederek, "Ancak şimdi kendisi ve ülkeyi bekleyen en önemli soru, bundan sonra nasıl bir başkan portresi çizeceği. Trump ülkeyi nasıl yönetecek ve nasıl bir ülkeye liderlik yapacak? Hillary Clinton'a karşı zaferi, bu en önemli soruyu yanıtsız bıraktı" denildi.

Ön sayfasında yer alan bir başka haberde, Trump'ın bundan sonra ki kutba ayrılmış halkı yeniden birleştirmek ve yaraları sarmak için çalışacağını söylediğini aktaran gazete, sürpriz seçim sonucunun dünya borsalarında yarattığı düşüşler ve belirsizliğe işaret eden bir ekonomi haberine de yine ön sayfasında yer verdi.

New York Times gazetesi de, manşetten verdiği ana haberinde, "büyük bir sürpriz" olarak nitelendirdiği zaferinin, "Trump'ın sadece rakibi Demokratlara karşı değil, kendi partisine ve Amerika'nın saygı duyulan değerleri ve ideallerine karşı inişli-çıkışlı ve şikayetlerle dolu yürüttüğü bir kampanyayı sona erdirdiğini" vurguladı.

Haber-analizde şu ifadeler yer aldı:

"Clinton'ı ılımlı, ama tutarlı biçimde önde gösteren anketleri boşa çıkaran sürpriz sonuç, ülke ve dünya çapında sarsıntı tehdidi yarattı. Hükümette hiçbir tecrübesi olmayan, emlak ve inşaatçılıktan TV'de realite programı yıldızlığına geçen 70 yaşındaki Trump'ın zaferi, iş dünyasından hükümete kadar kurulu düzenin kendisine karşı topladığı kuvvetlerin güçlü biçimde reddi anlamına geldi. Sonuç ise sadece Clinton'a değil, geride bırakacağı mirası birdenbire tehlikeye düşen Başkan Obama'ya karşı da bir 'reddediş' oldu."

Telif hakkı Getty Images
Image caption Trump'ın zaferi ABD medyasının manşetlerinde yer aldı.

"Trump'ın zaferi uluslararası düzeni sallama sözü veriyor"

New York Times, "Trump'ın zaferi uluslararası düzeni sallama sözü veriyor" başlıklı bir başka analizinde de, Amerikalıların, İkinci Dünya Savaşı'nın öncesinden bu yana ilk kez iki partinin de selefleri tarafından uygulanan "uluslararasılılık" politikasını tersine çevirerek, hem mecazi hem de gerçek anlamda duvar örme sözü veren bir kişiyi başkan seçtiklerini vurguladı.

Trump zaferinin yansımalarının ülke dışında da halka halka hissedildiğini ve Amerika'nın dünyadaki yeri konusunda "derin sorular" sorulmasına yol açtığını belirten gazete, Trump'ı Washington'da iki partinin de oturmuş düzenine rağmen iktidara iteleyen "dışarıdan kişi" statüsünün, bu yıl İngiltere'nin AB'den çıkma kararını yansıtan referandumun parçası olduğu uluslararası siyasetteki temel değişikliği yansıttığını bildirdi.

New York Times, Trump'ın profilini çizdiği bir haberde de, adeta partisine rağmen başkan adayı seçilen Cumhuriyetçi işadamının, "sıradan insan" rolüyle iktidara koştuğuna dikkat çekti. Yazıda, Trump'ın Amerikan politikasının kurallarını hiçe saydığı, ırk ve din temelinde küçümseyici sözler kullanarak belirli insan gruplarını ayırdığı, siyasi sistemin meşruiyetine saldırdığı ve medya ve siyasette kendisini eleştirenlere karşı küçültücü ve aşağılayıcı bir dil kullandığı belirtildikten sonra, "ama Trump, sonuçta ekonominin yerinden ettiği, az eğitimli beyazların dalgalar halinde gelen desteğini toplayıp muzaffer olmayı başardı" dedi.