'Gülen iade edilsin' diyen Flynn, Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı

Michael Flynn Telif hakkı Getty
Image caption Flynn kısa bir süre önce attığı tweette, Müslümanlardan korkmanın "rasyonel" bir durum olduğunu yazmıştı

ABD'nin 45. başkanı seçilen Donald Trump, Alabama Senatörü Jeff Sessions'a Adalet Bakanlığı, Mike Pompeo'ya CIA Başkanlığı, emekli Korgeneral Michael Flynn'e de Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevlerini teklif etti. Üç aday da Trump'a olumlu yanıt verdi.

Eski savcı Sessions ve Pompeo'nun görevlerine başlayabilmeleri için Senato'nun onayı gerekiyor.

Göreve başlaması için Senato onayı gerekmeyen Flynn ise daha önce Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iade edilmesi gerektiğini söylemişti.

Emekli Korgeneral Flynn, "Fethullah Gülen'in iade edilmesi gerektiği" düşüncesini savunduğu makalesi ile Türkiye kamuoyunun gündemine gelmişti.

Trump üç önemli görev için tercihini yaptı

'Türkiye ile profesyonel ilişki' iddiası

Flynn, Türkiye ile "profesyonel ilişki" iddiasıyla da öne çıkan bir isim.

Türkiye ile Flynn arasındaki "profesyonel ilişki" iddiası ilk kez muhafazakar bir yayın organı olarak tanımlanan "The Daily Caller" isimli haber sitesinde yer almıştı.

Sitede yayınlanan habere göre, 11 yıl önce Ekim Kamel Alptekin isimli bir Türk iş adamı tarafından kurulan Inovo BV isimli Hollanda merkezli şirket, Flynn'in lobi şirketi ile 15 Eylül'de bir anlaşma yaptı.

Ancak "Flynn-Türkiye ilişkisine" aracılık ettiği öne sürülen, Inovo BV firmasının sahibi olan Alptekin, kendisiyle ilgili "aracılık" iddialarını yalanladı.

Politico sitesine konuşan Ekim Kamel Alptekin, "General Flynn'in ulusal güvenlik meselelerinde birilerine danışarak yazı yazdığını sanmıyorum" demişti.

Michael Flynn'in şirketinden yapılan açıklamada da, Türk hükümeti ile ticari ilişki iddiaları yalanlanarak, dile getirilen konuların Korgeneral Flynn'in kendi görüşleri olduğu söylendi.

Flynn kısa bir süre önce attığı bir tweette ise Müslümanlardan korkmanın "rasyonel" bir durum olduğunu yazmıştı.

Amerikan medyası, "Flynn-Türkiye" haberlerini, Donald Trump'ın bir vaadi üzerinden de sorguluyor. Trump'ın seçim kampanyası sırasında kullandığı, "yabancı ülkeler adına lobi yapanları Beyaz Saray'a asla sokmam" ifadesi bu haberlerde yer alıyor.

Image caption ABD'nin 45. Başkanı seçilen Donald Trump, yönetimindeki 3 kilit pozisyona atama yaptı.

Jeff Sessions: 'En sağcı senatör'

Donald Trump, "yasal konularda dünya çapında bir beyne" sahip olduğunu söylediği Jeff Sessions'ı, Adalet Bakanlığı'na aday gösterdi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en muhafazakar eyaletlerinden Alabama'nın iki senatöründen biri olan Jeff Sessions, ABD Senatosu'ndaki "en sağcı ve göçmen karşıtı isim" olarak biliniyor.

Jeff Sessions ismi Amerikan kamuoyuna yaygın olarak ilk kez, 1986'da dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan dönemindeki bir atama süreci ile gelmişti.

Reagan, Sessions'ı federal yargıçlığa aday göstermişti. Ancak ABD Kongresi, "ırkçı" açıklamaları nedeniyle Sessions'ın atanmasına onay vermemişti.

20 yıldır Alabama Senatörü olan Sessions, geçtiğimiz yıl kaleme aldığı 25 sayfalık bir raporda, eyalette işsizliğin sorumlusu olarak göçmenleri göstermişti.

Mike Pompeo: İran'la nükleer anlaşmaya karşı

Donald Trump'ın CIA Başkanlığı'na aday gösterdiği Mike Pompeo'nun en dikkat çeken özelliği, muhafazakar "Çay Partisi" hareketinin bir üyesi olması.

52 yaşındaki Mike Pompeo, kampanya sürecinin başında, Cumhuriyetçi Parti başkan adaylığı için Marco Rubio'yu desteklemiş, ancak daha sonra Trump'ı desteklemeye başlamıştı.

Mike Pompeo, Afganistan Savaşı sonrası tutuklananların getirildiği ve çeşitli hukuksuzluklarla gündeme gelen Guantanamo Üssü'ndeki hapishanenin kapatılmasına ve İran ile nükleer anlaşmaya da açıkça karşı çıkmasıyla biliniyor.

Pompeo, 2013 yılında yaptığı bir açıklamada, "radikal İslamcı teröristleri kınamayan din adamları, terör işbirlikçisidir" demişti.