İlklere sahne olan Astana görüşmeleri başladı

RIXOS OTEL Telif hakkı AFP
Image caption Görüşmelerin yapılacağı Rixos Oteli'nin koridorlarını gazeteci ve diplomatlar dolduruyor

Diplomatlar, siyasetçiler ve Suriye'de savaşan silahlı muhalif grupların komutanları, Kazakistan'ın başkenti Astana'da eksi altı derecede dünyanın en yakıcı, en sıcak sorunlarından birini çözmek için yeni görüşmelere başladı.

Suriye'de 300 binden fazla kişinin ölümü, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine neden olan savaşa siyasi çözüm bulmayı uman görüşmeler, birden fazla ilke sahne oluyor.

Bunlardan birincisi, Suriye'deki silahlı muhalif grupların komutanlarının ilk kez çözüm arayışı için masaya oturması. Zira bundan önce Cenevre'de yapılan görüşmelerde askeri liderler değil, muhaliflerin siyasi temsilcileri masada olmuştu. Bu yeni durum, hem siyasi liderlerinin sahadaki etkinliğinin sorgulanmasının bir sonucu hem de askeri durumun daha önemli hale gelmesi şeklinde görülüyor.

İkinci ilk ise Suriye hükümeti ve muhaliflerin ilk kez ortak görüşmelerde müzakereye başlaması. Bu konu o kadar hassas ki, görüşmelerin yapılacağı mekan belli olmasına rağmen, Pazar günü öğleden sonraya kadar iki tarafın aynı masa etrafında mı olacağı yoksa ayrı odalarda aracılar yoluyla mı görüşeceği halen belirsizliğini koruyordu.

Üçüncüsü ise Türkiye açısından bir ilk: Her ne kadar bugüne kadar Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile dolaylı görüşmeler olduğu söylenmiş olsa da uzun yıllar Esad'sız geçiş süreci fikrinin en hararetli savunucu olan Ankara ve Suriye hükümeti ilk kez bir masa etrafında oturuyor.

Image caption Astana görüşmelerinde heyetlere başkanlık eden isimler (soldan sağa): Suriye'nin BM Büyükelçisi Beşar El Caferi, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Önal, İslam Cephesi'nden Muhammed Alluş, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hüseyin Caberi-Ensari, Rusya Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Sergey Verşinin, BM Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura.

Bütün bu tablo karşısında Astana'da gördüğümüz diplomatları, iyimser ve güler yüzlü; ilk kez masaya oturacak ve sözleri dinlenecek olan muhalif komutanları ise "mutlu ve rahat" diye tarif etmek mümkün.

Muhalifler arasında da Türkiye'nin desteklediği Faylak El Şam ve Sultan Murat Tugayı'nın liderleri de yer alıyor.

ABD gözlemci gönderdi

Bazı yorumculara göre, ABD'nin masadaki isteksiz görünümü dışında bu tablo neredeyse mükemmel.

ABD'nin Astana görüşmelerine iki gün kala, Kazakistan Büyükelçisi George Albert Krol'un toplantılara gözlemci sıfatıyla katılacağını açıklaması, Rusya ve Türkiye'nin Washington'a yaptığı davetin kısmen de olsa karşılıksız bırakılmadığı anlamına geliyor.

ABD ile birlikte masada eksik olduğu düşünülen grupların arasında Türkiye'nin kırmızı çizgisi olan Kürt grup Demokratik Birlik Partisi (PYD) de var.

Türkiye, PKK ile bir farkı olmadığını söylediği PYD'nin toplantılara katılmasına karşı olduğunu söylemiş ve bu talebi Rusya tarafında da kabul görmüştü.

Barzani'nin desteklediği ve Türkiye'nin de ilişki içinde olduğu Suriye Ulusal Kürt Konseyi ise görüşmelere katılıyor.

Telif hakkı Getty Images
Image caption Kürtler, geçen hafta içerisinde Kamışlı kentinde Astana görüşmelerine davet edilmemelerini protesto etti

Amaç ateşkesi güçlendirmek

Astana görüşmelerinin önceliklerinden bir tanesinin ateşkesi güçlendirmek olduğu belirtilirken, toplantının ana hedefinin ise Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğü ile İran'ın katılımıyla Suriye hükümetini ve muhalif grupları, Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi huzurunda bir araya getirmek olduğu söyleniyor.

Vurgulanan bir başka nokta ise, Astana görüşmelerinin BM'nin Cenevre'de yapacağı toplantılar için bir "temel" oluşturması.

Telif hakkı AFP
Image caption BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura da görüşmelere katılmak üzere yardımcısıyla birlikte Astana'ya geldi

Astana, Cenevre'nin yerini alır mı?

Suriye'de Batı'nın desteklediği politik aktörlerin BM'nin arabuluculuğunda masaya oturduğu Cenevre görüşmeleri 7 Şubat'ta yapılacak.

Astana'ya katılan aktörler, Kazakistan'ın başkentinde yapılacak görüşmelerin Cenevre'ye bir temel ve tamamlayıcı bir unsur olacağını söylüyor.

Ancak analistler sahada etkin olan aktörlerin bir araya gelmesiyle ağırlığın Astana'ya kaymasının da mümkün olduğunu gözlemliyor.

The Washington Institute düşünce kuruluşunun internet sitesinde konuyla ilgili detaylı bir yazı kaleme alan akademisyen Fabrice Balanche, "Resmi olarak Astana, Cenevre'nin yerine geçmek için değil, onu tamamlamak için planlandı. Bununla birlikte, sonunda, taraflar savaş alanında kimin üstünlüğe sahip olduğuna bağlı olarak bir süreci diğerine tercih edebilirler" diyor.

Telif hakkı Reuters
Image caption IŞİD gibi bazı gruplar Suriye'de ilan edilen ateşkesin kapsamına dahil değil

'Temkinli bir iyimserlik'

Görüşmelerin yapılacağı otelin lobisi çoğunlukla gazetecilerle, koridorları ise gelip geçen diplomatlar ve yapılacak toplantıların hazırlıkları ile ilgilenen otel personeli ile dolu.

Bu toplantının atmosferini "temkinli bir iyimserlik" diye tarif etmek yanlış olmaz. Ancak görüşmelere ev sahipliği yapan Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı gibi tabloya daha olumlu bakanlar da var.

Telif hakkı AFP
Image caption Silahlı muhalif grupların heyetine İslam Cephesi'nden Muhammed Alluş (solda), hükümet heyetine ise Suriye'nin BM Büyükelçisi Başar el Caferi (sağda) başkanlık ediyor

BBC'nin sorularını yanıtlayan bakan yardımcısı, görüşmelere ev sahipliği yaparken toplantıların başarısız olma riskine karşı "çekingen olmadıklarını" söyleyerek başarıyla sonuçlanan bir örneği hatırlattı:

"Kazakistan İran nükleer programıyla ilgili görüşmelere de 2013 yılında ev sahipliği yapmıştı. Sonunda bu konunun çözülmesiyle sonuçlanmıştı."

Bu iyimserliğin gerçekçi olup olmadığı ile ilgili ipuçları iki gün sürmesi beklenen toplantı sonrasında gelecek.

Ancak Esad yönetimi ve muhalifler arasında yüz binlerce hayata mal olan savaşın altıncı yılında görüşmelerin arabulucular vasıtasıyla başlaması bir milat olarak anılabilir.

İlgili haberler