5 soruda Telafer operasyonu

Haşdi Şabi milisleri Telafer'i top atışına tutarken Telif hakkı Reuters
Image caption Haşdi Şabi milisleri Telafer'i top atışına tutarken

Irak'ta, IŞİD'in elinde bulunan kentler arasında en kuzeyde yer alan Telafer'i geri almaya yönelik operasyon 20 Ağustos Pazar günü başladı.

Ordu birlikleri ve Şiilerin ağırlıkta olduğu Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) milisleri hem Şiilerin hem Sünnilerin yaşadığı Türkmen ağırlıklı kasabada ilerlerken, ABD liderliğindeki koalisyon güçleri de operasyona havadan destek veriyor.

Pazar günü televizyondan halka seslenen Irak Başbakanı Haydar İbadi, Irak Şam İslam Devleti örgütünün savaşçılarının "teslim olmaktan ya da ölmekten" başka seçenekleri olmadığını söyledi.

Telafer'e ve kente yönelik operasyonla ilgili bilgileri beş soruda inceledik.

  1. Telafer'de kimler yaşıyor?
  2. IŞİD için neden önemli?
  3. Kenti hangi güçler alacak?
  4. Türkiye'nin Telafer'e bakışı nasıl?
  5. Telafer geri alındıktan sonra ne olacak?

Telafer'de kimler yaşıyor?

Telif hakkı Reuters

Telafer, Kerkük ile birlikte Irak'ta Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerin başında geliyor. Kasabada nüfusun çoğunluğu Türkmenlerden oluşsa da bölgede Ezidi, Arap ve Kürt nüfus da bulunuyor.

Irak'ın kuzeybatısındaki Telafer'in nüfusunun IŞİD öncesi yaklaşık 200 bindi. Kentte hem Şii hem de Sünniler yaşıyordu.

2014'ten beri IŞİD'in elinde olan kasabada bugün nüfusun 100 bine düştüğü tahmin ediliyor.

Musul'un 40 kilometre batısında bulunan Telafer, IŞİD öncesinde de Sünni isyancıların etkin olduğu bir kasabaydı.

Başa dön


IŞİD için neden önemli?

Telif hakkı Reuters

Telafer, bir yıl öncesine kadar IŞİD'in Irak'taki en büyük kenti olan Musul ile Suriye'yi bağlayan yol üzerinde önemli bir kavşak görevi görüyordu.

Bugün ise örgütün Irak'ın kuzeyinde kontrolünde tuttuğu tek toprak parçası durumunda.

Örgütün Suriye'deki toprakları dikkate alındığında da Telafer, Ağustos 2017 itibariyle IŞİD'in Irak'ın en kuzeyindeki toprağı konumunda.

IŞİD, Telafer'i kaybetmesi durumunda Irak'ta yalnızca Kerkük'ün batısındaki Havice bölgesi ile Irak'ın Suriye sınırında varlığını sürdürebilecek.

Reuters haber ajansına konuşan Telafer'in eski valisi Tümgeneral Necim el Cuburi, kentte kalan IŞİD militanları ve aile üyelerinin sayısının bin 500 ila 2 bin arasında olduğunu söyledi.

Cuburi ayrıca, IŞİD'li savaşçıların "bitkin ve yılmış" durumda olduklarını ve Musul'daki gibi ağır çatışmaların beklenmediğini belirtti.

Başa dön


Kasabayı hangi güçler alacak?

Telif hakkı Reuters
Image caption Haşdi Şabi Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi Mühendis (solda) ve Irak Başbakanı Haydar İbadi, Mayıs 2017'de Musul'da görüşürken

Telafer'in Suriye ile bağlantısı Kasım 2016'da Şii ağırlıklı Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) tarafından kesilmişti.

Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan bir Kürt güvenlik yetkilisi, Telafer'in batısındaki bu operasyonun PKK ve Haşdi Şabi tarafından gerçekleştirildiğini açıklamıştı.

Mart 2017'de de Telafer'i Musul'a bağlayan yol Haşdi Şabi tarafından ele geçirildi.

Şii militanlar IŞİD'e karşı yürüttükleri operasyonlarda Sünni sivillere yönelik hak ihlalleri yapmakla suçlanıyor.

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı
BBC Farsça Servisi’nden Kasra Naji, 2016'da Musul operasyonu başlarken Irak'taki Haşdi Şabi örgütünü böyle anlatmıştı.

Bugün ise kasabanın batısı, doğusu ve güneyindeki toprakları Irak ordusu ve Haşdi Şabi, kuzeyindeki toprakları ise Peşmerge kontrol ediyor.

Kasabaya yönelik operasyon da Irak ordusu ve Haşdi Şabi'nin saldırılarıyla başladı. IŞİD, Amaq haber ajansı üzerinden Haşdi Şabi'ye ait bazı araçları Telafer'in doğusu ve batısındaki çatışmalarda yok ettiklerini açıkladı.

Çoğunluğu Sünnilerden oluşan Musul'un alınmasında fazla rol üstlenmeyen Haşdi Şabi, Telafer'de daha çok rol üstleniyor.

Ancak örgütün kasabanın içine girip girmeyeceği henüz bilinmiyor.

ABD liderliğindeki koalisyon güçleri ise operasyona havadan destek veriyor.

Başa dön


Türkiye'nin Telafer'e bakışı nasıl?

Telif hakkı Reuters
Image caption Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: Telafer'deki etnik ve mezhep dengeleri çok iyi dikkate alınmalı

Türkiye'nin Telafer'e yönelik önceliği, kentin Haşdi Şabi tarafından alınmaması ve kentteki etnik ile dini dengelerin dikkate alınması.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, daha önce Haşdi Şabi'nin Telafer'e yönelik operasyon gerçekleştireceği yönündeki açıklamalarına tepki göstermişti.

Çavuşoğlu şunları söylemişti:

"Musul ve Telafer'deki etnik ve mezhep dengeleri çok iyi dikkate alınmalı. Eğer buradaki gelişmeler bizim güvenliğimizi tehdit edecek bir duruma gelirse, biz koalisyonun içindeki katkımızın yanında kendi güvenliğimizi sağlamak için her türlü tedbirimizi alırız. Bu bizim uluslararası hukuktan kaynaklanan hakkımızdır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Telafer bölgesinde PKK militanlarının bombalandığını açıklamıştı:

"Telafer ve Sincar'a düzenlenen operasyonlarda 201-220 terörist öldürüldü. İşte Telafer, işte Sincar, ne oldu, baktık ki olmuyor Sincar'a bir operasyon. [...] Niye? Bu milletle oyun oynanmaz. Herkes bunu görecek. Dolayısıyla vakti saati geldiğinde ne yapacağımızı biz gayet iyi biliriz."

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ise Türkiye'nin Şii milislerin Musul ve Telafer'e girmeleriyle ilgili kaygılarını paylaşıp paylaşmadığına dair soruya verdiği cevapta, Musul operasyonunun başlamasından önce yapılan uzun müzakerelerde kimin nerede hareket edeceğinin belirlendiğini duyurmuştu:

"Şimdi hangi güçlerin Telafer ve Musul'a girecekleri belli. Şii milisler bu kentlere girmeyecekler. Şimdiye kadar tüm taraflar yapılan anlaşmaya uydu ve bunun aynı şekilde süreceğini umut ediyorum".

Başa dön


Telafer geri alındıktan sonra ne olacak?

Telif hakkı AFP

Telafer'in IŞİD'in elinden alınmasıyla birlikte örgüt Irak'ta elinde kalan en önemli kentlerden birini kaybetmiş olacak.

Bu noktadan itibaren Irak ordusu Havice ve Suriye sınırındaki IŞİD varlığına odaklanabilecek.

Peşmerge'nin ise IŞİD ile cephesinin bulunduğu tek bölge Havice olacak. Havice'nin doğusundaki Kerkük kentinin statüsü ise henüz netleşmiş bir konu değil.

Irak'ta Saddam Hüseyin rejimini deviren ABD işgali sonrası ülkenin yeni anayasası 2005 yılında kabul edildiğinde Kerkük ve diğer "tartışmalı" bölgelerin akıbeti başlangıçta 31 Aralık 2007 tarihine kadar yapılacak bir referanduma bırakılmıştı.

Ancak aradan 10 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen bu oylama yapılamadı.

Irak Anayasası'nın 140'ıncı maddesi, Kerkük'ü "bir bölgeye bağlı olmayan vilayet" olarak tanımlıyor.,

Başa dön



İlgili Konular

İlgili haberler