Amedsporlu futbolcu Deniz Naki'ye saldırı: 'Deplasman yasağı cesaret veriyor'

Deniz Naki Telif hakkı DHA
Image caption Amedsporlu futbolcu Deniz Naki, yaşanan olayın onu yıpratmadığını, aksine "hırslandırıp motive ettiğini" söyledi.

Amedspor takımının futbolcusu Deniz Naki, Cumartesi günü Mersin'de oynanan Mersin İdman Yurdu maçında saldırıya uğradı. Mersin Spor İl Güvenlik Kurulu, Amedspor taraftarlarına yasak koymuş, maç deplasmanda taraftarsız oynanmıştı.

Mersin İdmanyurdu ile sezonun ilk maçını yapan Amedspor, 7-0 galip geldi ancak galibiyet, futbolcu Deniz Naki'ye yapılan bir saldırının gölgesinde kaldı.

Karşılaşma sırasında ev sahibi takımın bir taraftarı sahaya inerek, Deniz Naki'yi yumrukladı ve ardından sahadan dışarı çıkarıldı.

Deniz Naki'nin avukatı Soran Hardi Mızrak, "Cezasızlık ve Amedspor'a karşı ön yargıların" bu saldırılara zemin hazırladığını savundu. Avukat Mızrak'a göre, Türkiye'de ilk defa sahada maç oynayan bir futbolcuya fiziki saldırı yapıldı.

'Deplasman yasağı provokatif insanlara cesaret veriyor'

Mızrak, karşılaşmadan önce Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Başkanı Nurullah Edemen'in seyircisiz oynama cezasını eleştiren ve güvenlik zafiyetine dikkat çeken bir açıklama yaptığını hatırlattı ve şöyle devam etti:

"Başkanımız, 'Orada eğer güvenlik sıkıntısı varsa, saha içindeki futbolcularımız, teknik heyetimiz yöneticilerimizin de güvenliği sağlanmalı. Eğer bir zafiyet varsa onlar da sahaya çıkmasın' diye çağrı yapmıştı. Tahminlerimiz doğru çıktı.

"Deplasman yasakları, karşı takımdaki bu tip provakatif insanları cesaretlendirebiliyor. Dünkü olayın bizim açımızdan tek sevindirici yönü, saldırganın elinde kesici ya da delici bir aletin olmamasıydı. Deniz Naki'ye zarar verebilecek bir şey olabilirdi."

Telif hakkı DHA

Ağustos ayının başında oynanan Türkiye Kupası Konya-Beşiktaş karşılamasında yaşanan başka bir olayda, sahaya bıçak fırlatılmıştı.

Bu saldırıyı hatırlatan Mızrak, "saha güvenliği zafiyeti" bulunduğunu savunarak şunları söyledi:

"Saldırgan sahaya atlıyor, 50-60 metre koşuyor ve hiçbir şey olmamış gibi stattan çıkartılabiliyor. Bunlar ciddi güvenlik açıkları ama söz konusu Amedspor ve Deniz Naki olunca, daha da rahat davranıyorlar."

24 Nisan 2016'da Ankara'da yapılan Amedspor-Ankaragücü karşılaşmasında da benzer bir saldırı gerçekleşmişti. Protokol tribününde bulunan Asbaşkan, genel sekreter, basın sözcüsü, kulüp avukatı ve Amedspor taraftarı bir kadın, saldırıların hedefi olmuştu.

Gözaltına alınan altı kişi hakkında "spor alanlarında taşkınlık yapılması ve tesislere zarar verilmesi" ile "kasten yaralama" suçlarından işlem başlatılmıştı.

Telif hakkı DHA
Image caption Deniz Naki'nin avukatı Soran Hardi Mızrak, "Dün seyircimiz olsaydı ev sahibi taraftarı içindeki kendini bilmezler böyle bir saldırıya cesaret edemezdi" dedi.

Avukat Mızrak'a göre, Ankara'daki saldırıya ilişkin soruşturmanın sonuçsuz kalması, Naki'ye yapılan saldırı için "cesaret verdi":

"Bize yapılan saldırıdan sonra karşı takımın bir taraftarı, elinde bıçakla sahaya inmiş ve takımın kaptanı Şehmus Özer saldırmak istemişti. Neyse ki erken fark edilince tatsız bir olayın önü alınmıştı.

"Eğer orada ciddi bir dava açılıp saldırganlar ciddi bir ceza olsaydı, dünkü olay da yaşanmazdı. Ama bu cezasızlık insanların ne yapsak yanımıza kâr kalıyor mantığıyla hareket etmesine yol açıyor."



'Takımın başarısı saldırıların gölgesinde kaldı'

Amedspor olarak artık bu tür "provakatif eylemlerle gündeme gelmek istemediklerini" ifade eden Soran Hardi Mızrak, takımın başarısının, saldırıların ve provakasyonların gölgesinde kaldığını söyledi.

Mızrak, "Maçı 7-0 gibi bir skorla tamamladık. Ama ne yazık ki bir şekilde siyasete çekilmeye çalışıyoruz. Gönül ister ki bunlar olmasın ama bunun önündeki en büyük engel de Türkiye'deki futbol politikası, cezasızlık politikasıdır" diye konuştu.

Bu konuda sorumluluğun "Türkiye Futbol Federasyonu, İl Spor Güvenlik Kurulları ve Valilikler'de olduğunu" söyleyen Mızrak, Amedspor'a karşı "ön yargı" ile hareket edildiğini ve "politik bir tutum" sergilendiğini savundu.

Deniz Naki'nin avukatı, Amedspor taraftarının tribünde olması halinde saldırının yaşanmayacağını da savundu:

Türkiye’nin her yerinde 10 milyona yakın taraftarımız var ve gittiğimiz her deplasmanda gelirler. Çünkü kendi taraftarımızın olması, karşı takımın taraftarı için de caydırıcıdır."

Bundan sonra deplasmanlara gittiklerinde kendi güvenliklerini sağlamak için bir takım önlemler almak zorunda olduklarını kaydeden Mızrak şöyle devam etti:

"Bu yasaklar ve yaşanan huzursuzluk, Türkiye'de bir futbolcunun rahatlıkla çıkıp sahada maç oynayamamasına yol açıyor. Bunu da bir an önce çözmesi gereken federasyondur. Güvenliği mi arttırır, ön koltukları mı boş bırakır, bilemeyiz. Artık önlem almak onların işi. Ama bu saldırıların rutin hale gelmesi ve cezasızlık, çok can sıkıcı.

"Polis memurları ifadesini alınca Deniz şikayetçi olmadı; 'Kimi kime şikayet edeyim' dedi. Bu cevap bile yargının geldiği noktayı gösteriyor. Ben Deniz'in avukatıyım, Ankara'da Amedspor yöneticilerine yapılan saldırıda ben de yaralandım, dava açtık ama saldırganlardan hesap sorulmadı. Ama yapılan saldırı kamu davasına dönecek, biz de takipçisi olacağız."

Deniz Naki ise, uğradığı saldırıya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama paylaştı:

"Rahmetli Kaptanımız Şehmuz Özer'in de değdiği gibi 'Onlar bize kötü davransın, biz onlara çiçek vermeye devam edeceğiz'. Ama bundan sonra yalnızca çiçek değil,bolca gol de hediye edeceğiz. Bize kötü davranana biz kötü davranmayacağız."



Deniz Naki, Kobani olayları döneminde de, Gençlerbirliği Takımı'nda oynadığı sırada, saha dışında bir saldırıya uğramıştı.

İlgili Konular