Almanya'da koalisyon görüşmeleri: Ödün verme sanatı

Angela Merkel ve Martin Schulz liderliğinde yeni bir "büyük koalisyon" iki tarafın da ödünler vermesini gerektirecek Telif hakkı Reuters
Image caption Angela Merkel ve Martin Schulz liderliğinde yeni bir "büyük koalisyon" iki tarafın da ödünler vermesini gerektirecek

Almanya ne zaman hükümet kuracak? Bugünlerde bu soruyu sıklıkla duyuyoruz.

Angela Merkel bu hafta sonu yeni bir koalisyon görüşmesine başlıyor ve bu onun başbakanlık için son şansı olabilir.

Seçimden bugüne üç aydan fazla zaman geçti ve bu Almanya'da koalisyon kurulamayan en uzun süre oldu.

Siyasi olarak ülke uykuya yatmış gibi. Fakat perde arkasında basınç artıyor, seçmenler sabırsızlanıyor ve diğer AB ülkeleri, birliğin en güçlü ülkesinin tekrardan sürücü koltuğuna geçmesini istiyor.

Angela Merkel'in merkez sağ Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ile merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SPD) seçimden son 50 yılın en kötü sonuçlarıyla çıktı.

Fakat bazı uluslararası basında yer alan yorumların aksine kriz veya Merkel'in siyaseti bırakmasından bahsetmek abartılı olur.

Almanya'nın CDU ve SPD'den oluşan, geçici de olsa bir hükümeti var. Ülkede işsizlik tarihin en düşük seviyelerinden birinde ve vergi gelirleri rekorlar kırıyorken ülkede işler iyi gidiyor gibi gözüküyor. Almanya kısa vadede hükümetsiz olmayı kaldırabilir.

Fakat AB için aynısı söz konusu değil. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un AB hakkında büyük reform planları bulunuyor ve bunları hayata geçirebilmek için Almanya'nın desteğine ihtiyacı var.

Bekleyen kararlar

Almanya'da, tam da ülkenin ekonomik başarısından ötürü alınması gereken önemli uzun vadeli kararlar var.

Altyapıya ne kadar yatırım yapılacak? Hangi vergiler azaltılacak? Rekor bütçe fazlasıyla ne yapılacak?

Bunlar kıskanılacak sorunlar olabilir. Fakat yine de geçici bir hükümet tarafından verilemeyecek kararlardır.

Yedi partinin yer aldığı ve iki büyük partinin tarihi kayıplar yaşadığı Almanya'da bir koalisyon kurmak her zaman zordu.

Fakat Kasım ayında serbest pazar yanlısı Hür Demokratlar'ın koalisyon görüşmelerini beklenmedik bir şekilde terk etmesi işleri daha da karmaşık hale getirdi.

Merkel için tek yol, tekrardan SPD'ye dönmek oldu.

Aslında iki taraf da bunu istemiyordu. Sağ-sol büyük koalisyon son 12 yılın 8'inde Almanya'yı yönetti.

Bu süre boyunca iki parti de merkeze yaklaştı. Bu ana akım merkez seçmeni memnun etse de iki taraf da yıllarca birbirlerine verdikleri tavizlerle sıradan destekçilerini hayal kırıklığına uğrattı.

Telif hakkı AFP
Image caption Aşırı sağcı AfD ilk defa meclise girmeyi başardı

Merkel geleneksel muhafazakar değerlere ihanet etmek ve sağ seçmeni aşırı sağcı Almanya için Alternatif'e (AfD) kaptırmakla suçlanıyor.

Solcular ise SPD'yi iktidardan pay almak için sosyalist prensiplerinden vazgeçmekle suçluyor.

İşte bu yüzden SPD lideri Martin Schulz, seçimin ardından partilerinin muhalefette yer alacağını açıkladı.

SPD seçmenleri seçim gecesi gelen bu açıklamaya o kadar sevindi ki sıradan bir gözlemci SPD'nin tarihi bir yenilgi yaşamanın aksine seçimi kazandığını düşünebilirdi.

Fakat koalisyon görüşmelerinin Kasım'da çökmesinin ardından Martin Schulz'un kararını gözden geçirmesine yönelik artan baskı, yüz kızartıcı bir u dönüşü yapmasına yol açtı.

Ödün verme sanatı

Alman koalisyon politikasında dile getirilmeyen demokratik sorumluluk kuralları vardı. Seçime girip de koalisyon hükümetinde yer almamak sorumsuzluk ve rahatına düşkünlük olarak görülebilir.

Pek çok kişi, koalisyon görüşmelerini terk eden Hür Demokratlar'ın bunun bedelini düşen destek oranıyla ödediğini düşünüyor.

Şimdi de masaya oturma baskısı SPD'nin üzerinde.

Telif hakkı Getty Images
Image caption Siyasi belirsizliğe rağmen Alman ekonomisi gelişmeye devam ediyor

Pazar gününden itibaren Merkel ve Schulz'u zor bir denge kurma görevi bekliyor: Bir yandan ödün vermeleri, en azından ödün verir gibi gözükmesi gerekiyor, diğer yandan da tabanlarına kendi değerlerini korudukları göstermeleri lazım.

Göç en dikenli konulardan biri. Bavyera'daki muhafazakarlar sığınma talebinde bulunanlara verilen desteğin kesilmesi, sığınmacıların ailelerini getirmesinin yasaklanması ve sığınmacı sayılarına bir limit konulmasını talep ediyor.

Vergi de bir diğer zorlu konu. SPD zenginlerden daha fazla vergi alınmasını savunuyor. SPD lideri Martin Schulz'un "Avrupa Birleşik Devletleri" çağrısı, daha derin bir AB entegrasyonuna itiraz eden muhafazakarlarla çelişiyor.

Altyapı yatırımları ve dış politika ise iki partinin çoğunlukla uyuştuğu alanlar.

Seçmenlerde yorgunluk

Fakat bu koalisyon seçeneğinin ana nedeni, diğer seçeneklerin daha nahoş olması.

Azınlık hükümeti istikrarsız ve kısa süreli olabilir.

Yeni seçimler ise uzun bir süre uzun süreli belirsizlik getireceği ve muhtemelen sandıktan benzer sonuçların çıkacağı için istenmiyor.

Peki Almanya ne zaman hükümet kurmayı başaracak? Eğer görüşmeler iyi giderse Nisan ayına kadar bir hükümet kurulabilir.

Fakat görüşmeler çökerse, bu soruyu 2018'de de duymaya devam edeceğiz.