BBC İran'ı BM'ye şikayet etti: Farsça Servisi çalışanları topluca cezalandırılıyor

BBC'nın Londra'daki binası Telif hakkı Getty Images

BBC, İran'ı Farsça Servisi çalışanlarını topluca cezalandırmakla suçlayarak Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'ne şikayet etti. Konsey'e ilk kez böyle bir başvuru yapan BBC, çalışanlarının haklarının korunmasını talep etti.

BBC Dünya Servisi Dil Bölümleri Başkanı Tarık Kafala, "İran BBC'yi doğrudan yanlış bilgiler yaymak ve hükümeti devirmeye çalışmakla suçluyor. Bu net bir şekilde yalan" dedi.

Kafala, "İran'ın suçlaması çalışanlarımıza ve ailelerine yönelik cezai soruşturmayı meştu kılma çabası. Bu ifade özgürlüğü için de büyük bir tehdit ve açıkça İran'ın insan hakları alanındaki uluslararası yükümlülüklerinin ihlali anlamına geliyor" diye konuştu.

BBC Farsça Servisi'nin 20'den fazla çalışanı ve onların aileleri ölüm tehdidi almıştı. Ailelerden bazılarının sık sık rahatsız edildikleri biliniyor. BBC Farsça Servisi'nin bir çalışanının kız kardeşi 17 gün hapiste tutulmuştu.

İran ise suçlamaları reddediyor ve BBC Farsça Servisi'ni "yalan haberler yaymakla" suçluyor.

'Gözaltına alınma korkusuyla İran'a gidemiyoruz'

Tahran yönetimi, BBC Farsça Servisi gazetecilerini 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hedef almaya başladı.

BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji, gözaltına alınma korkusuyla İran'a seyahat edemediklerini söylüyor.

Kasra Naji, son 10 yılda, yakınlarını kaybeden 30'dan fazla BBC Farsça Servisi çalışanının sevdiklerini son yolculuklarına uğurlayamadıklarını belirtiyor.

Telif hakkı Getty Images
Image caption İran hükümeti yanlıları BBC'nin yayınlarını protesto ediyor.

Ölüm tehditleri

Naji'nin verdiği bilgiye göre İranlı güvenlik görevlileri, bir BBC çalışanının Tahran'da yaşayan 27 yaşındaki kız kardeşini, babasının evine düzenledikleri baskında gözaltına alıp Evin Cezaevi'ne götürdüler ve Londra'daki gazeteci ile Skype bağlantısı kurdular.

Gazeteciden, kız kardeşinin serbest bırakılması karşılığında BBC için çalışmayı bırakmasını veya en azından BBC'deki iş arkadaşlarıyla ilgili casusluk yapmasını istediler.

İstihbarat yetkilileriyle yaptığı konuşmayı kaydeden gazeteci, "Reddedince kız kardeşimi 17 gün hücre hapsinde tuttular" dedi.

BBC Farsça Televizyonu'nda çalışan genç bir kadın sunucuya da kimliği belirsiz bir kişi tarafından gönderilen bir e-postada BBC için çalışmaya son vermesi istendi. Aynı e-postsada ayrıca sunucunun 10 yaşındaki oğlunun hangi okula gittiğinin de bilindiği söylendi.

BBC Farsça'daki üst düzey bir prodüktörün yaşlı annesi, Tahran'da istihbarat yetkilileri tarafından sorguya çağırıldı. Kendisine oğlu BBC için çalışmaya devam ederse Londra'da trafik kazası geçirebileceği söylendi.

Tehdidi, Londra'da İngiliz polisi de dikkate aldı. Prodüktörün güvenliği için tüm önlemler alındı.

BBC Farsça'da çalışan 20'den fazla gazeteci veya aile fertleri ölüm tehditleri aldı, bazı tehditlere karşı çalışanlara İngiltere'de polis koruması sağlandı.

İran yönetimi, BBC Farsça'nın 152 mevcut ve eski çalışanı ile katkıcılarını "ulusal güvenliğe karşı komplo düzenlemekle" suçladı ve haklarında cezai soruşturma başlattı. Ayrıca birçok gazetecinin de mal varlığını dondurma kararı aldı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçen hafta BBC çalışanları, aileleri ve 'BBC ile bağlantılı veya değil, bağımsız gazeteciliğe' karşı başlatılan tüm yasal işlemlerin sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

BBC Farsça: İran'da tarafsız ve güvenilir haber yok

İran'da nüfusun dörtte biri yani yaklaşık 18 milyon kişi düzenli olarak BBC Farsça Servisi'nin internet sayfasını, radyo ve uydu kanalını takip ediyor. Yaklaşık 12 milyon kişi haber bülteni, tartışma ve eğlence programlarından oluşan BBC Farsça Televizyonu'nu izliyor.

BBC Farsça Servisi Müdürü Rozita Lotfi, "Çok sayıda İranlı BBC Farsça'yı takip ediyor çünkü büyük sansür altındaki İran medyasında güvenilir ve tarafsız haber ve analizlere ulaşamıyorlar" diyor.

İran'da 2009 cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası milyonlarca İranlı oylarının çalındığı iddiasıyla sokaklara döküldü.

Seçimlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları sonrası çıkan kargaşa aylar sürdü. Yetkililer ABD'yi, İngiltere'yi, diğer Batılı hükümetleri, George Soros'u ve BBC'yi suçladı.

BBC'nin o dönem Tahran muhabirliğini yapan Jon Leyne ve diğer uluslararası medya çalışanı gazeteciler sınır dışı edildi.

9 yıl geçmesine rağmen seçimlere 'dış müdahale iddiasına' ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadı. Ama 2009 seçimleri, BBC ve BBC Farsça Servisi'ne yönelik yıllarca sürecek saldırıların da başlangıcı oldu.

BM'nin İran'da ifade özgürlüğü ve insan hakları raportörleri David Kaye ve Asma Jahangir, 2017 yılı Ekim ayında İran Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif'e yazdıkları mektupta BBC Farsça çalışanlarının durumunu gündeme getirdiler.

Raportörler, Zarif'e gazetecilerin ulusal güvenliğe karşı komplo düzenledikleri suçlamalarına ne gibi kanıtlar sunulduğunun açıklanması talebinde bulundu.

Zarif'e ayrıca, BBC'de çalışmanın ulusal güvenliğe nasıl bir tehdit oluşturduğu soruldu. 4 ay önce iletilen mektuba henüz bir yanıt gelmedi.

BBC Genel Müdürü Tony Hall, "İran'la ilgili tavizde bulunmaya zorlanan ve tacize uğrayan tek medya kuruluşu biz olmadığımız için bu yalnızca BBC ile ilgili değil. Doğrusu bu çok daha büyük bir mesele, temel insan hakları meselesi" dedi.


İlgili Konular