Rusya ile Türkiye ortak yatırım fonu kuruyor

Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev ve Başbakan Binali Yıldırım Telif hakkı EPA
Image caption Başbakan Yıldırım, Medvedev'in davetlisi olarak Rusya'ya gitti.

Başbakan Binali Yıldırım Moskova'daki temasları çerçevesinde Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ile bir araya geldi.

Görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında Medvedev, Türkiye ile ortak bir yatırım fonu kurma kararı alındığını açıkladı.

Medvedev, yatırım fonuyla doğalgaz boru hattı projesi Türk Akımı gibi çeşitli projelere finansman sağlanacağını ve üçüncü ülkelerde ortak projeler üreteceklerini söyledi.

Rusya Başbakanı açıklamasında, "Aramızdaki sorunlara rağmen, bugün de projeler üzerinde çalışmalara devam ediyoruz. Mevcut sorunların yol açtığı sorunların üstesinden geliyoruz kademe kademe. Ekonomik işbirliğimizde sürdürülebilir bir büyümenin kaydedilmesi lazım. Çeşitli belgelerin, bu alandaki altyapıyı hazırlamaya karar verdik. Aynı zamanda yeni mekanizmaların oluşturulması konusunu da ele aldık. Bir ortak yatırım fonu oluşturmaya karar verdik. Çeşitli projelere finansman sağlayacak ve üçüncü ülkelerde de ortak projeler üreteceğiz" dedi.

Türkiye ile ilişkilerinde zor bir sayfayı çevirdiklerini söyleyen Medvedev, "Yeni bir temele dayanarak ilerleyebileceğiz. Bugünkü müzakereler sürece gerekli ivmeyi kazandırdı. Geçmişten ders çıkarmamız gerekiyor ve pragmatik şekilde ilişkilerimizi normalleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Yıldırım normalleşme sürecini hızlandırma umuduyla Rusya'da

Telif hakkı AKKUYU NPP
Image caption Akkuyu nükleer santral projesinin planı.

'Akkuyu, stratejik proje'

İki ülkenin son bir yılda zor günler geçirdiğini söyleyen Yıldırım ise Türkiye ile Rusya'nın özellikle enerji alanında işbriliği içinde olduğunu kaydetti.

Yıldırım, "Mavi Akım, Batı Akım'ın yanı sıra Türk akımı konusunda da çok hızlı kararlar aldık. Aynı kararlar burada da alınıyor. Nükleer enerjiyle ilgili Akkuyu projesi, bizim stratejik bir proje olarak gördüğümüz alandır. Bununla ilgili kararlar alınma aşamasındadır. Bundan sonra, projenin biraz daha hızlandırılarak Türkiye'nin yüzüncü kuruluş yıl dönümünden önce bir fazının hayata geçmesidir" dedi.

Rusya ile ticaret hacminin hedeflerin altına düştüğünü de belirten Yıldırım, "Halbuki sizin 2010'daki ziyaretinizde 100 milyar dolar hedef konmuştu. Bunu 36 milyar dolara da yükseltmiştik. Bunun yüzde 40 gerisindeyiz. Demek ki bundan sonra yapacak işimiz çok. Bunu başarabileceğimize yürekten inanıyorum" diye konuştu.

Yıldırım iki ülke arasındaki ilişkileri 2015 öncesine değil, daha ileriye götürme hedefleri bulunduğunu da ekledi.

Telif hakkı AP
Image caption Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ekim ayında İstanbul'da görüşmüş ve Türk Akımı boru hattı projesinin yeniden masaya gelmesi konusunda uzlaşmıştı.

Türk Akımı projesi gündemde

Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev bir gazetecinin sorusu üzerine Yıldırım ile Türk Akımı projesini el aldıklarını ve olumlu gelişmeler bulunduğunu söyledi.

Dimitri Medvedev "Yani her iki tarafın da bu projeyi gerçekleştirebilmek için iradesi var. Anlaşma onaylandı ve onayla ilgili karara imza atıldı. Rusya Federasyonu'nda da onay sürecine geçeceğiz. Ayrıca Türk Akımı'nın Avrupa'ya kadar gitmesi konusu da görüşülecek. Her biri 15,75 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatlarını ön görüyoruz. Bir hat Türkiye'nin kendi ihtiyaçları için, ikinci hat Türkiye'nin sınırına kadar gidecek. Ve bu dağıtım terminalinin merkezinin nerede olacağıyla ilgili müzakereler önümüzdeki dönemde yapılacak. Bu kararın Avrupa'nın yararına olacağını düşünüyorum. Ama bu diğer hatlara, diğer doğalgaz projelerine rakip değil. Türk Akımı son derece doğal bir şekilde Avrupa piyasasındaki güzergahlara bir ek oluşturacak" diye konuştu.

Türkiye'de Akkuyu Nükleer Santrali'n kurulmasını da ele aldıklarını açıklayan Medvedev projeye stratejik yatırım statüsü verilmesi kararı alındığını söyledi.

Medvedev, Akkuyu Santrali'yle ilgili " Çok önemli ve stratejik bir proje olduğunu düşünüyorum. Bir çok açıdan istediğimizden daha yavaş ilerliyor fakat bu etapta hızlandırılabilir hayata geçirilmesi. İlk enerji bloku 2023 senesinde devreye girebilecek. Tabi ki türk partnerlerimizle ilgili kuruluşlar arasında gerekli temasları sağlayacağız" dedi. Medvedev ayrıca Rusya'da yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik yaptırımların büyük bir bölümünün kaldırıldığını söyledi ve ülkeye giriş ve çıkışlarında herhangi bir sorun olmadığını aktardı.

Yıldırım, Medvedev ile görüşmesi öncesinde "Rusya-Türkiye ilişkilerinde bir yıllık tatsız sürecin sonuna geldiğimizi görüyorum" demişti.

Yıldırım, "Ticaret, turizm, kültürel konularda hızla kaybedilen süreyi de telafi ederek ilişkileri daha da iyi bir noktaya taşıyacağımızdan eminim. Adım adım normalleşme sürecindeki kademelerin her alanda daha hızlı ilerlemesini istiyoruz" diye konuşmuştu.

Yedi bakan eşlik ediyor

Yıldırım, Dmitri Medvedev'in davetlisi olarak Rusya'ya gitti.

Başbakana Rusya gezisinde Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da eşlik ediyor.

Suriye'de devam eden iç savaş hakkında da değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yıldırım, "Bugün Suriye'deki bu sorunun düne göre çözüme daha yakın olduğunu ben düşünüyorum. Bu konuda atılan adımlar, gösterilen gayretlerin bundan sonra da aynı şekilde devam etmesini diliyorum." ifadelerini kullandı.

Yıldırım daha sonra Kremlin Sarayı'nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edildi.

Telif hakkı DHA

Yıldırım, Medevedev'le görüşmesi öncesi Moskova Devlet Diplomasi Enstitüsü'de konuşmuş, Türkiye ile Rusya arasındaki duraksamanın son bulduğunu söylemişti.

Bölgenin özelliği nedeniyle Rusya ve Türkiye'nin çok önemli görevleri ve sorumlulukları olduğunu vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Bugün artık dünyadaki bütün ülkeler birbirine bağımlı. 'Bana ne Rusya'dan, bana ne Türkiye'den, bana ne Suriye'den, Irak'tan' deme şansımız yok. Güzellikler de sorunlar da aynen yansıyor. Bölgesel sorunlara ilgisiz kalırsak daha sonra bu sorunlar, alanı genişler, küresel soruna dönüşebilir.

"İşte, PKK terör örgütü, DEAŞ terör örgütü, El Kaide terör örgütü, bütün Boko Haram gibi terör örgütlerinin ortaya çıkmasının sebebi bölgesel sorunlardaki çözümde yaşanan gecikmedir. Bu gecikmeler daha sonra telafisi oldukça zor sorunları da beraberinde getiriyor"

İlgili Konular