'Batı ile Suriye ve müttefikleri birbirlerini suçlama yarışına girdi'

Halep'te siviller Telif hakkı AP

New York'ta Salı günü yapılan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplantısı, Suriye'deki diplomatik başarısızlığı anlatacak binlerce kelimeye eşdeğerdi.

Toplantıda dünyanın en istikrarsız bölgesinde görülen, son yılların en ağır insani acil durumunu ve en tehlikeli krizini konuşmak için bir araya gelen üst düzey diplomatların olduğunu unutmayalım.

BM'nin kurucuları, Güvenlik Konseyi'ndeki at nalı şeklindeki masanın küresel diplomasinin kalbi olmasını istemişlerdi. Ama bunun yerine, dünyadaki en güçlü ülkelerin temsilcileri sert bir karşılıklı eleştiri ve suçlama fırtınasının ortasında kaldı. Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin karşı karşıya gelip tıkandıkça, Suriye'deki gibi bir krize verilecek uluslararası tepkinin neden etkisiz kalacağını göstermiş oldu.

Rusya'dan ABD'li elçiye: Sanki kendisi Rahibe Teresa

Soykırımlar üzerine yazdığı kitabıyla bilinen ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Samantha Power, "Modern şeytanın tanımı olan ve onlarca yıl sonra vicdanımızı lekeleyen Halepçe, Ruanda ve Srebrenitsa'dan sonra, şimdi de Halep..." diye konuştu.

Şu ana kadar hiçbir gazeteci ya da diplomat, Halep'te yaşananları araştıramadı. Ancak eğer şehirden gelen haberler doğruysa, durum korkunç.

Telif hakkı AFP
Image caption ABD'nin BM Büyükelçisi Samantha Power, taraflara "Halep'te yaşananlarla ilgili hiç utanma kabiliyetiniz yok mu?" diye sordu.

Büyükelçi Power, Suriye ve mütteffikleri Rusya ile İran'a birçok soru yöneltti:

"Gerçekten utanma kabiliyetinden yoksun musunuz? Orada sizi utandıracak hiçbir şey yok mu? Sivillere yönelik barbarca eylemler, çocukların infaz edilmesi sizi biraz olsun rahatsız etmiyor mu? Uğruna yalan söylemeyeceğiniz ya da meşrulaştırmayacağınız hiçbir şey yok mu?

Rus elçi Vitaly Churkin ise alaycı bir tavırla Power'ı "Rahibe Teresa'ymış gibi konuşmakla" suçladı.

Churkin, ABD'nin sicilini hatırlattığı Power'a ahlâk dersi verme hakkı olmadığını söyledi. Churkin, Halep'teki toplu gözaltılar ve yargısız infazlara ilişkin haberler hakkında bilgisi olmadığını belirtti.

'Savaş şekil değiştirerek devam edecek'

Halep'te isyancıların direnişinin çökmesi, Suriye'deki savaşın biteceği anlamına gelmiyor. Savaş şekil değiştirerek devam edecek.

Farklı ideolojilerden Esad karşıtı isyancılar, Suriye'de temel önemdeki toprakların kontrolünü halen elinde tutuyor. IŞİD ülkede geniş toprakları kontrolü altında tutuyor. Üyeleri Halep nedeniyle yaşanan dikkat dağınıklığından faydalanıp, geçen sene atıldıkları Palmira antik kentinin bir bölümünü geri aldı.

Telif hakkı Reuters
Image caption IŞİD, Aralık ayının başında Palmyra antik kentinin bir bölümünü geri almıştı.

Bir o kadar önemli olan nokta, on civarında ülkenin savaşa müdahil olduğu gerçeği.

Büyük güçlerin Suriye için, sadece birbiriyle savaşan Esad rejimi ve militanlardan çok daha kapsamlı planları var. Savaşın devam etmesiyle amaçlarına ulaşabildiklerini düşünürlerse, ne şekilde olursa olsun savaşı sürdüreceklerdir.

Savaş bitmemiş olmasına rağmen, Esad rejimi ve müttefikler şu ana kadarki en büyük zaferlerini yakaladılar.

Bu, yapılan hataları acıyla hatırlatan önemli bir andı.

Esad rejimi ve müttefikler hatalarını anladılar

Londra'da Avam Kamarası'nda konuşan eski İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, parçası olduğu David Cameron hükümetinin Suriye politikasına sahip çıkmayarak şu dikkate değer görüşleri paylaştı:

"Parlamento olarak Suriye'de yaşananlarla ilgili bir sorumluluğumuz olmadığını düşünüyorsak, kendimizi kandırıyoruz diye düşünüyorum.

"Halep'teki trajedi bir boşluktan dolayı ortaya çıkmadı, bir boşluk tarafından yaratıldı. Batı'nın, Amerika'nın ve İngiltere'nin liderlik boşluğundan..."

Suriye Savaşı'na Batı'nın verdiği yanıt bile diyemeyeceğimiz şey, bir başarısızlıktı. Lübnan'daki Hizbullah örgütünden savaşçılarla beraber Rusya ve İran, bölgede ne istedikleriyle ilgili daha net bir fikre sahiplerdi. Bu yüzden, Halep'te onların tarafı kazandı.

Rusya ve İran, Suriye'de pekiştirdikleri pozisyonlarını kaybetmeyecekler. İsyancıların bir çoğu silahlarını bırakmak istiyor olabilir. Ancak yabancı kuvvetlerinin müdahalesi, ve militanların baskın olduğu ve yıkılmış bir ülkede, savaşmak, durmaktan daha kolay olabilir.

Ayrıca durmak istemeyen gruplar da var. Adını Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştiren eski Nusra Cephesi'nin lideri Ebu Yakzan El Masri, Halep'ten yaptığı açıklamada şöyle diyor:

"Dinimizden taviz vermeyeceğiz. Halep'i kendi koşullarımızla terk edeceğiz."

İlgili haberler