Yasin Börü davasında 23 sanık için 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet talebi

Kobani Telif hakkı DHA
Image caption '6-7 Ekim Olayları', 2014'te Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Suriye'nin kuzeyindeki Kobani'ye saldırmasının protesto edilmesi sonrası başlamıştı.

Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz'un 6-7 Ekim olaylarında Diyarbakır'da öldürülmesiyle ilgili davada, 23 sanık için 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

41 sanığın yargılandığı dava, güvenlik gerekçesiyle Ankara'da görülüyor.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunarak 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme; ülke birliğini ve bütünlüğünü bozma' suçlarından 23 sanık hakkında 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi, 15 sanık için ise beraat talebinde bulundu.

Yargılamanın, haklarında yakalama kararı bulunan 3 sanığın dosyaları ayrılarak devamı istendi.

Esas karar Çarşamba günü

Eylül 2015'de Ankara Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde 12 çocuğun yargılandığı davada, 18 yaşından küçük 6 sanık da tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.

6 çocuğun davası da 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 34 sanığın yargılandığı diğer dava ile birleştirildi.

Dava ile ilgili esas kararın Çarşamba günü verilmesi bekleniyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, bu insanları sokağa davet ettirenlerin kimler olduğunun bilindiğini, asıl Kobani olaylarının azmettiricilerinin yargılanması gerektiğini söyledi:

"Yasin Börü ve arkadaşları Kurban Bayramı'nın dördüncü günü kurban eti dağıtırken vahşi bir şekilde katledildiler. Bu malum olaylar gelişti. Bir süre sonra bu cinayetlerin nasıl vahşice işlendiğini gösteren görüntüler ortaya çıkınca, o görüntülerde görünen şahıslar tutuklandı ve dava açıldı. Bu şahıslar, deliller varsa bu cezayı hakediyorlar."

"Sade vatandaşı da, siyasetçi de, milletvekili de, kim suç işlemişse, işlediği suçun cezasını çekmeli" diyen Tanrıkulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bilemiyoruz, belki o cinayete katılan ama görüntüde olmadığı için tutuklanmayanlar da vardır."

Telif hakkı Getty
Image caption HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016'da gözaltına alınmış, ardından da tutuklanmıştı.

Şeyhmus Tanrıkulu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş başta olmak üzere halkı sokağa davet eden siyasetçilerin de bu davada yargılanması gerektiğini savundu.

Demirtaş hakkında Kobani olaylarıyla ilgili dava açıldığını hatırlatan Tanrıkulu, "Bölgemizi kaosa, çatışmaya sürüklediler. Yargılanıyor olmaları önemli" dedi.

Selahattin Demirtaş ise Kobani eylemlerinden bir gün önce (5 Ekim 2014) dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu ile 10 dakika telefonda görüştüğünü, "Halk sokağa çıktı. Durum kritik müdahale edelim" dediğini söylemişti.

Demirtaş, Davutoğlu'nu, "durumu anlamaktan uzak, oyalamacı, ciddiyetsiz bir tavır sergilemekla", Davutoğlu ise Demirtaş'ı "yalan söylemekle" suçlamıştı.

46 kişi hayatını kaybetmişti

"6-7 Ekim Olayları", 2014'te Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Suriye'nin kuzeyindeki Kobani'ye saldırmasının protesto edilmesi sonrası başlamıştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, Türkiye sınırlarında YPG'lilere silah ve mühimmat gönderilmesine izin vermeyen hükümete tepki olarak halkı sokağa çağırmıştı. Protestolar büyüyerek silahlı çatışmalara dönüşmüştü.

HÜDA PAR'lı Yasin Börü ve üç arkadaşı Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesi sınırında öldürülmüştü.

Türkiye'nin birçok şehrine de sıçrayan HDP ve YDGH'li gruplar ile HÜDA PAR'lılar arasındaki çatışmalarda 46 kişi ölmüş, 700'e yakın kişi yaralanmış, 350'ye yakın kişi tutuklanmış, binlerce ev ve iş yeri de zarar görmüştü.

İlgili Konular