8 yıldır görülen KCK Ana Davası'nda 97 kişiye hapis cezası

Diyarbakır Telif hakkı Getty Images
Image caption Diyarbakır Adalet Sarayı önü - Arşiv fotoğrafı

18 Ekim 2010 tarihinden başlayan 154 sanıklı KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) Ana Davasıyla ilgili karar duruşması bugün yapıldı.

Aralarında milletvekili, belediye eş başkanları, belediye meclis üyesi, siyasetçi, insan hakları savunucusu, gazetecilerin de yargılandığı dava Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Davanın karar duruşmasında 97 sanık hapis cezası alırken, 57 sanık hakkında beraat kararı verildi.

Kamuran Yüksek'e 8 yıl 9 ay hapis cezası

Yedi yıl devam eden davada 7 bin 500 sayfalık iddianame hazırlandı.

Son duruşmada sanık avukatları da 200 ek belgeden oluşan 90 sayfalık ortak savunma yaptı.

Ahmet Türk, Hatip Dicle ve Fırat Anlı da ceza alanlar arasında

Mahkeme kararını açıkladı ve aralarında tanınan birçok siyasetçinin de yer aldığı 97 sanık hapis cezasına çarptırıldı.

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, BDP eski Van milletvekili Kemal Aktaş, Azadiya Welat yöneticisi Ahmet Birsin, siyasetçiler Bayram Altun, Mehmet Taş, Zühre Bozacı, Serdar Kızılkaya, Herdem Kızılkaya, Hüseyin Yılmaz, Salih Akdoğan, Çimen Işık, Turan Genç, Lütfü Dağ hakkında "örgüt yöneticisi" olmak iddiasıyla 21 yıl hapis cezası verildi.

Telif hakkı Getty Images

Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Hatip Dicle 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 9 yıl, görevden alınan ve Elazığ Cezaevi'nde hapis yatan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı ve BDP eski Muş milletvekili Demir Çelik hakkında ise 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Mahkeme, görevden alınan Mardin Büyükşehir Eş Başkanı Ahmet Türk hakkında da '2911 sayılı kanuna muhalefet' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

Sanık avukatları mahkeme kararını bir hafta içinde temyiz mahkemesine götürmeye hazırlanıyor.

KCK Ana Dava avukatlarından Mehmet Emin Aktar, kararın hukuki değil siyasi olduğunu söyledi.

Aktar, "Gizli tanık, iletişim tekniği dinleme gibi usulsüz şekilde toplanan deliller üzerinden yargılama yapıldı. Ergenekon, Balyoz gibi davalarda da aynı yöntemle deliller toplanmış ancak daha sonra birçok kişi serbest kalmıştı. Aynı gerekçeyle Kürt siyasetçilere rekor cezalar verildi. Bu da eşit yurttaşlık kavramını boşa çıkaran bir durum" dedi.

İlgili haberler