Zonguldak'ta gündem referandum öncesi de ekonomi

Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı
Şehrin girişinde kaderine terk edilen "Karaelmas diyarına hoşgeldiniz" yazısının bazı harfleri sönmüş.

Kömür kokusu, bulutlu bir hava ve otogarda koşuşturan insanlar... Referandum öncesinde Karadeniz'deki tabloyu incelemek için çıktığım yolculukta ilk durağım olan Zonguldak'tayım.

Adı kömürle özdeşleşmiş bu Batı Karadeniz kenti, hem nüfusu hem de ekonomiye katkısı nedeniyle bölgenin önemli illerinden.

Fakat 2009'dan beri nüfusu azalarak 600 binin altına inen şehirde herkes işsizlikten ve "kaderine terk edilmişlikten" şikayet ediyor.

MHP Zonguldak İl Başkanı Hamdi Ayan, kentin eski günlerini hatırlatarak "1 milyonluk nüfusuyla 1986'da Zonguldak nüfus olarak 7., ekonomi olarak 5. sıradaydı. Şu an ikisinde de 43. sırada" diyor ve bunda hem AKP'nin ülke yönetiminin hem de CHP'nin belediyeciliğinin payı olduğunu belirtiyor.

Devletin işlettiği madenlerde çalışan sayısı 2000'de 20 bine yakınken 2017 başında 8 binin altına inmiş.

Genel Maden İş Sendikası'ndan Coşkun Çatma, özel madenlerde 2013'e kadar 4 bin civarında olan istihdamın bugün 2 bin 500'e düştüğünü söylüyor.

AKP'li Karagüzel: Zonguldak kendi göbeğini kendi kesmeli

Bazı CHP'liler bu tabloyu, kentte solun güçlü olması nedeniyle AKP'nin uyguladığı bilinçli bir tercih olarak görüyor.

Fakat Zonguldak Belediye Meclisi AKP Grup Sözcüsü Abdullah Karagüzel şu yorumu yapıyor:

"Zonguldak insanının kendini yenilemesi gerekiyor. Burada herkes devletten bir adım bekliyor. Oysa karşımızda Konya, Kayseri gibi örnekler var. Oralardaki insanların müteşebbis ruhu bu sorunları çözüyor. Zonguldak'ta bu ruhun olmamasının nedeni kamu iktisadi teşebbüsleri.

"Zonguldak halkı da kendi göbeğini kendi kesmeli. O kentlerin halkı kendi ekonomilerini oluşturmayı başarmış."

Telif hakkı Onur Erem
Image caption MHP'de görevden alınan eski Zonguldak Merkez İlçe Sekreteri Mehmet Ali Güldaş

'Ülkücünün partisine küsme lüksü yoktur'

Sonuç ne çıkarsa çıksın Zonguldak'a büyük bir etkisi olmayacağı konusunda iki taraf da hemfikir. Fakat "Evet"i savunan siyasetçiler, karar alma mekanizmalarının hızlanmasının Zonguldak'a yatırım yapılmasını bir miktar kolaylaştırabileceğini söylüyor.

Bölgede CHP'nin birinci olduğu tek ildi Zonguldak, 7 Haziran seçiminde. Fakat 1 Kasım'da MHP'nin seçmeninin önemli bir kısmını kendine çekmeyi başaran AKP burada ilk sırayı aldı.

1 Kasım'da AKP'nin yüzde 61 ile en yüksek oranda oy aldığı bölge olan Karadeniz'de, işçi kenti olarak bilinen Zonguldak yüzde 36 ile CHP'nin en güçlü olduğu kentti.

Bu yüzden referandumda çıkacak sonucu konuşmak için son dönemde parti içi bölünmeler yaşayan MHP'lilerin yanına gidiyorum.

MHP Zonguldak Merkez İlçe Sekreteri Mehmet Ali Güldaş, başkanlık yarışında Sinan Oğan'ı desteklediği için 2015 sonunda görevden alınan isimlerden.

Görevden alındığı için kırgın olup olmadığını sorduğumda önce derin bir nefes alıyor, sonra da "Bir ülkücü partisine kırgın olmaz. Bizim gidecek başka bir kapımız yok, küsme gibi, darılma gibi lüksümüz yok" diyor.

Kendini bildiğinden beri ülkücü hareketin içinde olduğunu söyleyen ve Zonguldak'ta inşaat müteahhitliği yapan Güldaş, referandumda tercihinin "Hayır" olacağını söylüyor:

"Memleketimizde 15 yıldır AKP iktidarı var. Kendilerinin tabiriyle referandumdan sonra başkanlık sistemiyle istikrarın olacağını, terörün duracağını söylüyorlar.

"Ben de soruyorum: Parlamenter sistemde 15 yıldır tek başına iktidarınız var, neden şu ana kadar durduramadınız da partili cumhurbaşkanlığı geldiği zaman bir sihirli değnek gibi durdurulacağını vaat ediyorsunuz?

Güldaş, bunun arkasında federatif yapıya geçmek gibi başka nedenler olduğunu düşündüğü için "bölünme korkusuyla hayır" diyor ve ekliyor:

"Ülkücü hareketin yüzde 80'in üzerinde hayır diyeceğini düşünüyorum. Çok netim bu konuda. MHP'li muhalifler diyorlar ama muhalifler yalnızca genel merkezde kaldı, tüm taban 'Hayır' diyor."

Telif hakkı Getty Images
Image caption Ümit Özdağ (solda) 25 Mart'ta Zonguldak'taydı

İki taraf da önde olduğunu düşünüyor

25-26 Mart tarihlerinde kentte hem MHP'den ihraç edilen Ümit Özdağ'ın konferansı, hem de MHP teşkilatının kongresi vardı. İki taraf da kendi etkinliğine daha fazla MHP'linin geldiğini söylüyor.

Güldaş'a göre Özdağ'ın etkinliği iki kat kalabalıktı. Fakat MHP Zonguldak İl Başkanı Hamdi Ayan, Özdağ'ın etkinliğine gidenlerin çoğunun CHP'li olduğunu söylüyor.

Ayan'a göre MHP'den ihraç edilen muhaliflerin Zonguldak'ta bir tabanı yok. Seçmenlerinin yüzde 90'ının evet oyu vereceğini düşünüyor. Geri kalan yüzde 10'unda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte MHP'ye yönelik açıklamaları nedeniyle tepkili olduğunu anlatıyor ve onları nasıl ikna etmeye çalıştıklarını söylüyor:

"Onlara 15 Temmuz öncesini ayrı kategoride değerlendirin, Yenikapı'dan sonra bazı ezberler bozulmuştur, diyoruz. Sizler de buraya takılmayın diye arkadaşlarımıza söylüyoruz."

Partili cumhurbaşkanlığı sisteminin kişiye özel bir proje değil Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu belirten Ayan, partisinin Türkiye'nin çıkarları için cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ile işbirliğine gittiği gibi partili cumhurbaşkanlığı sistemi için de AKP ile işbirliğine gittiğini belirtiyor.

'Sistem değişikliği gerek'

Hamdi Ayan Zonguldak'ta başlangıçta geride olan "Evet" oylarının bugün "Hayır" oylarını yakaladığını söylüyor. Son haftalarda "Evet" oylarının öne geçeceğini ve yüzde 51,52 gibi bir oranla Zonguldak'ta "Evet" çıkacağını tahmin eden Ayan, Türkiye'nin bir daha darbe girişimi yaşamaması için sistem değişikliğine gitmesi gerektiğini vurguluyor.

Telif hakkı Onur Erem
Image caption AKP Belediye Meclisi Grup Sözcüsü Abdullah Karagüzel

AKP'li Abdullah Karagüzel ise evet oylarının yüzde 60'a varacağını düşünüyor. Seçmenlerini yeni sistemin tek adam rejimine yol açmayacağına ikna ettiklerini söylüyor ve ekliyor:

"Türkiye insanı zihinsel gelişmişlik olarak Türkiye'yi yönetenlerden çok daha ilerde. 15 Temmuz'da bunu gördük, sayın cumhurbaşkanımızın çağrısından önce herkes sokaktaydı.

"Dolayısıyla Türk insanına tek adamlığı giydirebilecek bir siyasetçi yok Türkiye'de, olmaz da. Bu ülke tek adamı kaldırmaz, öyle bir şey olursa bu toplum onu da değiştirir. Seçmenimizde bir kaygı yok ama vatandaşın bu konuyu irdelemesi bir kazanımdır bizim için."

Kendi siyasetlerinden olmayan birinin yeni sistemde cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması durumunda saygı duyacaklarını söyleyen Karagüzel, "Bizim desteklemediğimiz bir adam da seçilse bu ülkenin menfaatlerini en yukarda tutmak durumundadır" ifadelerini kullanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte MHP hakkında kullandığı ifadelerin bazı MHP seçmenlerini AKP ile yanyana gelmekten uzaklaştırdığını hatırlatıyorum. "Meydanlarda siyaset yapılıyor, bazen haddi aşan şeyler söyleniyor. Belki o gün söylenmesi gereken sözler söyleniyor. Ama bizim insanımız yumuşak değerlere sahiptir, kindar, unutmayan bir yapıya sahip değildir" diyor.

Telif hakkı Onur Erem
Image caption Zonguldak'ta kararsızların çoğu geçmişte AKP'ye oy verdiklerini söylüyor.

Zonguldak 2010'da 'Evet' demişti

Tüm siyasi partilerin kendi görüşlerinin kazanacağını düşündüğü Zonguldak'ta halkın oy tercihlerini anlamak için şehir merkezindeki sokaklarda yürüyorum. Esnafın bir kısmı ekonomik koşulların kötüleştiğini belirtirken referandum konusunda kararsız olduklarını söylüyor. Fakat kamerayı kapattıktan sonra tercihlerinin "Hayır" yönünde olduğunu söyleyenler var.

Çarşıdaki halk da fiyatlardaki artıştan şikayetçi. Oy tercihlerini sorduğumda hayır diyenlerle evet diyenlerin oranları birbirine yakın. Belki "Hayır" bir adım önde. Çok sayıda kişi de kararsız olduğunu açıklıyor.

Fakat kararsızların çoğu, geçmişte AKP'ye oy verdiklerini söylüyor. Bir kısmı da kamerayı kapattıktan sonra "Hayır" oyu vereceklerini fakat bunu kamera karşısında söyleyemeceklerini belirtiyor.

"Evet" oyu vereceklerini söyleyen ve "Hayırlı günler" diyerek yanımdan uzaklaşan iki yaşlı kadının aralarındaki konuşmayı duyuyorum:

"Evet diyeyim de başıma bir şey gelmesin".

"Hayır" vermeyi düşünenler de kendi aralarında tartışıyor sokaklarda. "Hayır diyeceğiz ama ya hayır bildiğimizde şer varsa" diyor bir mağazanın tabelasını tamir eden iki işçiden biri, diğerine.

CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun da insanların fişlenme korkusuyla kendileriyle yan yana görünmekten korktuğunu söylüyor:

"Bir kahveye girince beş masa varsa üçü kalkıyor, dışarı çıkıyor. Kendimizi anlatmak için çok çaba sarf ediyoruz. Ama sözümüzü ulaştırabildiğimiz insanları etkiliyoruz".

Merkezinde solun, taşrasında ise sağın kuvvetli olduğu Zonguldak, 2010 referandumunda hayır çıkması beklenen bir ildi. O yıl Karadeniz'de Artvin'den sonra hayır oranının en yüksek olduğu ikinci yer olsa da halk oylamasından yüzde 50.05 ile "Evet" çıkmış, bu durum hükümetin referandum öncesi Türkiye Taşkömürü Kurumu'na 3 bin işçi alması, 2 bin işçi sözü vermesi ve yeni yatırım imkânlarının önünü açmayı vaat etmesiyle ilişkilendirilmişti.

Fakat bu sefer referandum öncesinde kentteki madenciler arasında işsizlik daha yaygın.

Telif hakkı Onur Erem
Image caption Soma'daki maden kazasının ardından madencilerin çalışma koşullarını iyileştirmek için çıkarılan yasa nedeniyle işsiz kalan madenciler şimdi daha kötü koşullara sahip kaçak madenlerde çalışıyor

'Fişlendim, hiçbir şirket beni işe almıyor'

2014'te Soma'da yaşanan ve 301 kişinin yaşamını yitirdiği Türkiye'nin en ölümcül maden kazasının ardından yapılan yönetmelik değişikleri nedeniyle buradaki özel madenlerin kapanması çok sayıda madenciyi bir anda işsiz bırakmış.

Genel Maden İş Sendikası, il çapında 2 binden fazla kişinin kaçak madencilik yaptığını tahmin ediyor.

İşsiz kalan madencilerle konuşmak için Kilimli İlçesi'nin Subatan Mahallesi'ne gidiyorum. Burası CHP'nin güçlü olduğu bir bölge.

Buradaki madenciler artık kaçak madenlere gidiyorlar çalışmaya. Hiçbir güvenlik önleminin olmadığı bu madenlerde ölümle burun buruna olduklarını söylüyorlar.

Haftada 3-4 gün, ayda 10-15 gün ne kadar kaçak maden işi çıkarsa gidiyorlar. Fakat Zonguldak'ta yüzeydeki maden azaldığı için kaçak madenciliğin de eskisi kadar yaygın olmadığını anlatıyorlar.

20 yıldır madencilik yapan Serkan Demir, çocuklarına bakmak için bu işi yapmak zorunda olduğunu söylüyor.

Geçen yıl çalıştığı maden şirketine "FETÖ" gerekçesiyle kayyum atanan Demir, arkadaşlarıyla birlikte açlık grevine çıkmış. 11 günlük açık grevlerinin sonunda, 10 yıldır çalıştığı şirkette kalan 4 aylık maaşlarının bir kısmını alabildiklerini fakat bu eylemleri nedeniyle fişlendiklerini ve hiçbir madende iş bulamadıklarını anlatıyor. "İmkanım olsa da şu Zonguldak'ı ben de terk edebilsem çocuklarımın geleceği için. Ama gidemiyorum. Kaldık buralarda, iş de yok, güç de yok. Emekliliğime birkaç yıl kaldı ama yaptığımız eylem nedeniyle fişlendik, hiçbir şirket almıyor" diyor Serkan Demir.

Burada konuştuğum beş madenciden üçü her zaman CHP'ye oy verdiklerini ve bu seçimde de "Hayır" diyeceklerini söylüyor.

Geçmişte AKP ve MHP'ye oy verdiklerini belirten iki madenciden biri kararsız, diğeri ise "Hayır" diyeceğini açıklıyor.

"Bu referandum sonucu partiyle ilgili bir konu değil, bu durum da maden sektörünü bu kadar etkilemişken evet dersem kendime ve aileme vicdansızlık etmiş olurum diye düşünüyorum" diyor son üç seçimde iki kere MHP'ye, bir kere de AKP'ye oy verdiğini söyleyen Aytunç Bostan.

İşsiz madenciler, konuşmamızın ardından kaçak madene çalışmaya gidiyor. "Yeraltına girdiğin zaman çoluk çocuğuna 'hakkını helal et' deyip gidiyorsun. Ben şimdi işe gideceğim ama gelip gelmeyeceğim meçhul yani. Şans, Allah'ın takdir-i ilahisidir bu saatten sonra yani" diyor Serkan Demir.

Sonraki gün, Demir'in o akşam madende kaza geçirdiğini öğreniyorum. Kafasına düşen bir taş nedeniyle hastaneye kaldırılan Demir'e dört dikiş atılmış. Hayati tehlikesi yok ancak bir hafta çalışamayacak.

2010'daki referandumda başa baş bir yarışın yaşandığı Zonguldak, 7 yıl sonrasında da benzer bir çekişmeye sahne oluyor. İki taraf da kazanacağından son derece emin. Kimin haklı olduğu ise 16 Nisan akşamı belli olacak. Ama sonuç ne olursa olsun, Zonguldak'ın durumunda önemli bir iyileşme bekleyen yok.

İlgili Konular